Dilara Pınar Arıç
Köşe Yazarı
Dilara Pınar Arıç
 

Şeyhülislam Yahya Divanında Nergis

Dilara Pınar ARIÇ Şeyhülislam Yahya, edebiyatımızda önemli müelliflerden birisidir. Bu çalışmamızda divanında nergis kelimesi incelenecektir. Anun nergîs-i bâg mestânesi  Şeb ü rûz destinde peymânesi (Onun bahçenin nergis gibi mest olması gece ve gündüz elinde kadehi vardır.) Sevgilinin gözü mest olmuştur. Sevgilinin baygın  bakışları nergise benzetilir. Bunun sebebi olarak gece ve gündüz elinde kadeh sarhoş olmasıdır. Şeb ü ruz kelimesinde tezat sanatı vardır. Mestane ve peymane kelimelerinde kafiye düzeni görülmektedir. Bir zamân ile söyündürmişdi yine rûzgâr Nergisün zerrîn çerâgını fürûzân eyledi (Rüzgar yine bir zaman ile söndürmüştür, nergisin altın mumunu parlak eyledi.) Rüzgar ile zaman kelimesi eş anlamlıdır. Hem rüzgar hem zaman anlamında kullanılmaktadır. Nergis altın rengidir. Mum ateşi de altın renklidir. Nergis sevgilidir. Bir zaman ile rüzgar söndğrse bile nergisin altın renkli mumunu parlattı. Yani ateş rüzgarın etkisiyle nergis gibi sevgilinin altın renkli mumunu yaktı, denmektedir. Yakdılar meş`allerin nergislerün gülzârda Var ise şâh-ı cihân meyl-i çerâgân eyledi (Gül bahçesinde nergislerin meşalelerini yaktılar, Varsa dünya padişahı muma meyletti.) Gül bahçesinde nergisler vardır. Nergislerin meşalelerini yakmışlardır. Dünyaya hükmeden padişah çerağanlara yani mumlara yönelmiştir. Meşale ve çerağan kelimeleri eş anlamlıdır. Nergis kelimesiyle gül bahçesindeki güzeller kast edilmiştir. Nergisleri dil-dârun mâdâm ki ola bîmâr Bir lahza müyesser mi dil-hastelere râhat (Madem ki gönül alan nergisleri hasta, bir an gönlü hasta olanlara rahatlık kolay mı?) Dildar ve dil-haste kelimeleri tekrar edilmiştir. Rahat ile müyesser kelimeleri eş anlamlıdır. Sevgilinin nergis gibi gözleri hasta gibidir. Sevgilinin gözleri baygın bakışlıdır. Sevgilinin gözleri baygın bakışlı olduğundan gönlü hastalara rahatlık kolay mı, denmektedir. Zamân gelür yine zerrîn kadeh alur eline Çemende nergis-i şehlâ hemân bahâra bakar (An gelir yine altın kadehi eline alır, gül bahçesinde baygın bakışlı nergis hemen ilkbahara bakar.) Zaman bahar anıdır. Altın renkli kadehi eline almıştır. Gül bahçesinde baygın bakışlı nergis bahara bakmaktadır. Çemen gül bahçesi demektir. Zerrin kadeh ile nergis arasında anlam bağlantısı vardır. Bahar zamanı gelmiştir. Sevgili eline altın renkli kadehi almıştır, gül bahçesinde nergis gibi baygın gözlerle ilkbahar manzarasını izlemektedir. Gâh nergis `ayş ider zerrîn kadehle râygân Gâh olur girmez eline nice sîm ü zer döker (Bazen nergis karşılıksız altın kadehle içki içer, bazen olur eline bir sürü gümüş ve altın döker.) Nergis gibi olan sevgili bazen karşılıksız yani bedava altın kadehle içki içer, bazen eline gümüş ve altın döker. Sim ü zer altın ve gümüş demektir. Sevgili bazen içki içer bedava olarak  bazen de gümüş ve altın bağışlar. Gözüm gibi görüp baş üzre turmak nicolur seyr it Bana `âlemde nergis gibi bir sâhib-nazar göster (Gözüm gibi görüp baş üzerine durmak nasıl olabilir, seyret, bana alemde nergis gibi bakışlı göster.) Göz, nergis ve sahib-nazar kelimelerinde tenasüp söz konusudur. Gözlerinle seyret bakalım nergis gibi bakışlı biri var mı onu bana göster demektedir. Gözin yummaz ruhını zerd ider râh-ı meşakkatde Şu kim nergis gibi `âlemde bir sâhib-nazar gözlere (Gözlerini kapatmaz, yanağını zorluk yolunda sarı eyler, şu nergis gibi bir bakıiş sahibi göster) Göz kırpmaz, yanağını sarı eyler, zorluk yolunda. Kendini yorar. Nergis gibi bakış sahibi gösterir. Bir mi görürüz nergis-i şehlâ ile çeşmün Bir göz ucı ile bize ammâ nazarun yok (Gözlerin ile baygın nergisi bir mi görürüz, bir göz ucu ile ama bize bakışın yok.) Baygın bakışlı nergis ile sevgilinin gözleri bir midir? Bir göz ucu ile bakmaktadır. Ama bakışını aşığa yöneltmez. Nergis ile gözlerin alakası yoktur. İkisi de bir değil, denmektedir. Tuydı yârün nergis-i fettânına meftûnlıgun Düşmez ey Yahyâ elinden tîg ü hançer sûsenün (Sevgilinin gönül alan nergisine hayranlığını duydu. Ey Yahya! Kılıç ve hançer susamın elinden düşmez.) Tig ve hançer savaş aletleridir. Nergis fettan yani gönül alandır. Ey Yahya diyerek kendine seslenmektedir. Susam sevgilinin nergis gibi fettan gözlerine hayranlığını işitmiş, susamın elinden kılıç ve hançer o yüzden düşmez, denmektedir. Itdi nesîm müjde seher nergis ü güle Irdi zamân-ı nefha-i hâk çeşm ü gûş olun (Bahar rüzgar  sabah nergis ve güle müjde etti, toprak kokusunun zamanını görün ve işitin.) Nergis ve güle rüzgar müjde vermiştir. Baharın geldiğini anlatmıştır. Toprak kokusu yani nefha-i hak zamanı gelmiştir. Nergis “çeşm”, gül, “gûş” kelimelerini eş anlamlı olarak kullanmıştır. Toprak kokusu da nesim kelimesini karşılamaktadır.         Başına çıkmak diler bir iki zerle âdemün  Nergis-i şehlâ gibi var ise kande görmedük (İnsanoğlunun bir iki altınla başına çıkmayı diler, baygın bakışlı nergis var ise hani görmedik.) Zer kelimesiyle iki altın iki gözü karşılamaktadır. Baygın nergis varsa da biz görmedik, demektedir. Gözi degdi nergisün oldı perîşân-rûzgâr Gerçi bir kaç gün çemen mülkinde manzûr oldı gül (Göz değdi nergisin oldu paramparça rüzgar, gül gerçi birkaç gün gül bahçesinde görünür oldu.) Nergisin gözü değdi yani nazarı değdi, paramparça bir rüzgar oldu. Nedeni gül çiçek bahçesinde görünür olduğu için nergisin nazarı değdi, denmektedir. Gelür mi `aynına nergislerün çemende nazar kıl Bu denlü eşk-i firâvân ki var sehâb gözinde (Nergislerin gözüne gül bahçesinde bir bak gelir mi, bulut gibi gözlerin bu denli bol gözyaşı var olduğundan dolayıdır.) Sevgilinin nergis gözlerine bir bakmasını istemektedir. Gelir mi denmektedir. Aşığın gözlerinde bol gözyaşı vardır ki gözler buluta benzemektedir. Hem aşığın gözlerinden hem sevgilinin gözlerinden söz edilmektedir. Aşığın gözleri bulut, sevgilini gözleri nergistir. Nergis ü lâle çemen sahnına geldi câm ile  Sâkiyâ câmı pür eyle bâde-i gülfâm ile (Nergis ve lale kadeh ile gül bahçesine geldi. Ey Saki! Kadehi gül renkli şarap ile doldur.) Nergis ve lale gül bahçesine gelmiştir. Ellerinde kadeh vardır. Saki olan sevgiliye seslenmektedir. Gül renkli içki ile kadehi doldurmasını istemektedir. Çeşmün uyup o gamze-i meste Nergisi itdi bîm ile haste (Gözlerin o sarhoş yanbakışına uyup nergisi korkuttu ve hasta etti.) Sevgilinin gözlerine bakıp uyup sarhoş bakışlı sevgili nergisi bile korkuttu ve hasta etti. Nergis baygın bakışlıdır. Meste ve haste kelimelerinde leff ü neşr vardır. Şeyhülislam Yahya edebiyatımızda önemli şairlerden birisidir. Divanı incelenerek daha fazla birikim elde edilebilir.
Ekleme Tarihi: 24 Aralık 2025 -Çarşamba

Şeyhülislam Yahya Divanında Nergis

Dilara Pınar ARIÇ

Şeyhülislam Yahya, edebiyatımızda önemli müelliflerden birisidir. Bu çalışmamızda divanında nergis kelimesi incelenecektir.

Anun nergîs-i bâg mestânesi

 Şeb ü rûz destinde peymânesi

(Onun bahçenin nergis gibi mest olması gece ve gündüz elinde kadehi vardır.)

Sevgilinin gözü mest olmuştur. Sevgilinin baygın  bakışları nergise benzetilir. Bunun sebebi olarak gece ve gündüz elinde kadeh sarhoş olmasıdır. Şeb ü ruz kelimesinde tezat sanatı vardır. Mestane ve peymane kelimelerinde kafiye düzeni görülmektedir.

Bir zamân ile söyündürmişdi yine rûzgâr

Nergisün zerrîn çerâgını fürûzân eyledi

(Rüzgar yine bir zaman ile söndürmüştür, nergisin altın mumunu parlak eyledi.)

Rüzgar ile zaman kelimesi eş anlamlıdır. Hem rüzgar hem zaman anlamında kullanılmaktadır. Nergis altın rengidir. Mum ateşi de altın renklidir. Nergis sevgilidir. Bir zaman ile rüzgar söndğrse bile nergisin altın renkli mumunu parlattı. Yani ateş rüzgarın etkisiyle nergis gibi sevgilinin altın renkli mumunu yaktı, denmektedir.

Yakdılar meş`allerin nergislerün gülzârda

Var ise şâh-ı cihân meyl-i çerâgân eyledi

(Gül bahçesinde nergislerin meşalelerini yaktılar, Varsa dünya padişahı muma meyletti.)

Gül bahçesinde nergisler vardır. Nergislerin meşalelerini yakmışlardır. Dünyaya hükmeden padişah çerağanlara yani mumlara yönelmiştir. Meşale ve çerağan kelimeleri eş anlamlıdır. Nergis kelimesiyle gül bahçesindeki güzeller kast edilmiştir.

Nergisleri dil-dârun mâdâm ki ola bîmâr

Bir lahza müyesser mi dil-hastelere râhat

(Madem ki gönül alan nergisleri hasta, bir an gönlü hasta olanlara rahatlık kolay mı?)

Dildar ve dil-haste kelimeleri tekrar edilmiştir. Rahat ile müyesser kelimeleri eş anlamlıdır. Sevgilinin nergis gibi gözleri hasta gibidir. Sevgilinin gözleri baygın bakışlıdır. Sevgilinin gözleri baygın bakışlı olduğundan gönlü hastalara rahatlık kolay mı, denmektedir.

Zamân gelür yine zerrîn kadeh alur eline

Çemende nergis-i şehlâ hemân bahâra bakar

(An gelir yine altın kadehi eline alır, gül bahçesinde baygın bakışlı nergis hemen ilkbahara bakar.)

Zaman bahar anıdır. Altın renkli kadehi eline almıştır. Gül bahçesinde baygın bakışlı nergis bahara bakmaktadır. Çemen gül bahçesi demektir. Zerrin kadeh ile nergis arasında anlam bağlantısı vardır. Bahar zamanı gelmiştir. Sevgili eline altın renkli kadehi almıştır, gül bahçesinde nergis gibi baygın gözlerle ilkbahar manzarasını izlemektedir.

Gâh nergis `ayş ider zerrîn kadehle râygân

Gâh olur girmez eline nice sîm ü zer döker

(Bazen nergis karşılıksız altın kadehle içki içer, bazen olur eline bir sürü gümüş ve altın döker.)

Nergis gibi olan sevgili bazen karşılıksız yani bedava altın kadehle içki içer, bazen eline gümüş ve altın döker. Sim ü zer altın ve gümüş demektir. Sevgili bazen içki içer bedava olarak  bazen de gümüş ve altın bağışlar.

Gözüm gibi görüp baş üzre turmak nicolur seyr it

Bana `âlemde nergis gibi bir sâhib-nazar göster

(Gözüm gibi görüp baş üzerine durmak nasıl olabilir, seyret, bana alemde nergis gibi bakışlı göster.)

Göz, nergis ve sahib-nazar kelimelerinde tenasüp söz konusudur. Gözlerinle seyret bakalım nergis gibi bakışlı biri var mı onu bana göster demektedir.

Gözin yummaz ruhını zerd ider râh-ı meşakkatde

Şu kim nergis gibi `âlemde bir sâhib-nazar gözlere

(Gözlerini kapatmaz, yanağını zorluk yolunda sarı eyler, şu nergis gibi bir bakıiş sahibi göster)

Göz kırpmaz, yanağını sarı eyler, zorluk yolunda. Kendini yorar. Nergis gibi bakış sahibi gösterir.

Bir mi görürüz nergis-i şehlâ ile çeşmün

Bir göz ucı ile bize ammâ nazarun yok

(Gözlerin ile baygın nergisi bir mi görürüz, bir göz ucu ile ama bize bakışın yok.)

Baygın bakışlı nergis ile sevgilinin gözleri bir midir? Bir göz ucu ile bakmaktadır. Ama bakışını aşığa yöneltmez. Nergis ile gözlerin alakası yoktur. İkisi de bir değil, denmektedir.

Tuydı yârün nergis-i fettânına meftûnlıgun

Düşmez ey Yahyâ elinden tîg ü hançer sûsenün

(Sevgilinin gönül alan nergisine hayranlığını duydu. Ey Yahya! Kılıç ve hançer susamın elinden düşmez.)

Tig ve hançer savaş aletleridir. Nergis fettan yani gönül alandır. Ey Yahya diyerek kendine seslenmektedir. Susam sevgilinin nergis gibi fettan gözlerine hayranlığını işitmiş, susamın elinden kılıç ve hançer o yüzden düşmez, denmektedir.

Itdi nesîm müjde seher nergis ü güle

Irdi zamân-ı nefha-i hâk çeşm ü gûş olun

(Bahar rüzgar  sabah nergis ve güle müjde etti, toprak kokusunun zamanını görün ve işitin.)

Nergis ve güle rüzgar müjde vermiştir. Baharın geldiğini anlatmıştır. Toprak kokusu yani nefha-i hak zamanı gelmiştir. Nergis “çeşm”, gül, “gûş” kelimelerini eş anlamlı olarak kullanmıştır. Toprak kokusu da nesim kelimesini karşılamaktadır.        

Başına çıkmak diler bir iki zerle âdemün

 Nergis-i şehlâ gibi var ise kande görmedük

(İnsanoğlunun bir iki altınla başına çıkmayı diler, baygın bakışlı nergis var ise hani görmedik.)

Zer kelimesiyle iki altın iki gözü karşılamaktadır. Baygın nergis varsa da biz görmedik, demektedir.

Gözi degdi nergisün oldı perîşân-rûzgâr

Gerçi bir kaç gün çemen mülkinde manzûr oldı gül

(Göz değdi nergisin oldu paramparça rüzgar, gül gerçi birkaç gün gül bahçesinde görünür oldu.)

Nergisin gözü değdi yani nazarı değdi, paramparça bir rüzgar oldu. Nedeni gül çiçek bahçesinde görünür olduğu için nergisin nazarı değdi, denmektedir.

Gelür mi `aynına nergislerün çemende nazar kıl

Bu denlü eşk-i firâvân ki var sehâb gözinde

(Nergislerin gözüne gül bahçesinde bir bak gelir mi, bulut gibi gözlerin bu denli bol gözyaşı var olduğundan dolayıdır.)

Sevgilinin nergis gözlerine bir bakmasını istemektedir. Gelir mi denmektedir. Aşığın gözlerinde bol gözyaşı vardır ki gözler buluta benzemektedir. Hem aşığın gözlerinden hem sevgilinin gözlerinden söz edilmektedir. Aşığın gözleri bulut, sevgilini gözleri nergistir.

Nergis ü lâle çemen sahnına geldi câm ile

 Sâkiyâ câmı pür eyle bâde-i gülfâm ile

(Nergis ve lale kadeh ile gül bahçesine geldi. Ey Saki! Kadehi gül renkli şarap ile doldur.)

Nergis ve lale gül bahçesine gelmiştir. Ellerinde kadeh vardır. Saki olan sevgiliye seslenmektedir. Gül renkli içki ile kadehi doldurmasını istemektedir.

Çeşmün uyup o gamze-i meste

Nergisi itdi bîm ile haste

(Gözlerin o sarhoş yanbakışına uyup nergisi korkuttu ve hasta etti.)

Sevgilinin gözlerine bakıp uyup sarhoş bakışlı sevgili nergisi bile korkuttu ve hasta etti. Nergis baygın bakışlıdır. Meste ve haste kelimelerinde leff ü neşr vardır.

Şeyhülislam Yahya edebiyatımızda önemli şairlerden birisidir. Divanı incelenerek daha fazla birikim elde edilebilir.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve habergalerisi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
startup ekosistemi, istanbul böcek ilaçlama, mide balonu, evden eve nakliyat