İnsanoğlu bu, ne yaparsa yapsın ötesini berisini düşünmez. Sonuçlarını düşünmeden hareket ettikçe de batar kimi. Kimi insanlar da incelikten kırılır. Biri çok irdeleyerek ve ince düşünerek gidiyor yolunda, diğeri de kimseyi ve hiçbir şeyi düşünmeden, umursamadan ilerliyor. Sonra da aynı kefeye konulmayı bekliyorlar.
İnsan sadeleştirmeli hayatını her anlamda. Taşımamalı yoktan yere yükler. Değer bilenle parlar insanlar, sevgi ile devam eder. Sevginin, saygının olmadığı hiçbir yerde de ısrar etmemeli mesela.
Hayatın kaosu ve karmaşası yeterince zorluyorken insanları bir de birbirlerine fazla gelmemeleri gerekli. Tasasız, telaşsız geçmeli günler ve hayatlar ki bir yerden sonra strese döner hepsi. Lüzumu yok!
İnsanların yeterince sınavı vardır muhtemelen. Sınavını bilmediğiniz kimseyi de yargılamamak gerekir. Diğer yandan da travmalarının arkasına saklanıp da her yaptıklarını buna bağlayarak meşrulaştıran insan müsveddeleri de var tabi, ayıramıyorsunuz.
Bir bakmışsınız acıtasyondan insanların gözlerini kör etmişler… sürekli alttan almanız beklenmiş. Nereye kadar sabır edilebilir ve kendine zarar verildiğini bile bile o sabır nereye kadar zorlanır bilemezsiniz. Bazı insanlar diğerlerini zorbalamak için yaşıyorlar resmen, hayat amaçları zaten huzursuz etmek.
Bir de naif insanlar var, incitmekten korkan; yolun kenarından gitmeye çalışan ki onların da farklı bir güzelliği var. Nedense böyle insanlar da sabrı ilk sınananlar olur ve gariptir ki aşırı da sabırlıdırlar.
Çok düşünmenin kime ne faydası olmuş ki bize olsun. İnsanları kategorize edemiyoruz işte. Kimisi saf kötü, kimi saf iyi kimileri de ortaya karışık. Sizin her türlü meziyetiniz fazla gelir bir de ve neden bana bunlar oluyor demek de gereksiz, komşunun tavuğu komşuya kaz görünmüştür.
Dünyayı ve içindeki kötülükleri düşünce insanlığından utanıyor insan. Güzellikleri yaşatmaya ve çiçek açtırmaya çalışıyorsunuz gücünüzün yettiğince. Geri kalanı da düşünmek istemiyorsunuz.
Zira elden geleni yapmak ve çekilmek gerekli. El etek çekmek gerekli her değersizleştirme de. Düşünmemek de gerek gerisini ki ‘Gerisi Yük’ zaten…