İnsan her anında bulamayacak olsa da sevdiklerini yanında, aramıyor değil. Özellikle de duygusal bir boşluğa düşeceği zaman, biri omuzumdan tutsa diye düşünür herkes.
Özellikle mi oluyor bilmem ama ihtiyacınız olduğunda özellikle yoklarmış gibi. İyi günlerinizde olanlar, sohbet-eğlence amaçlı davet edenler, bir bakmışsınız ki kaybolmuşlar etrafınızdan.
İnsan düşünüyor tabi, iyi günlerde adım atılmazken; asıl ihtiyacınız olduğunda neden olmadıklarını.
Belki de dostluklar samimi değildir bu dönemde, olabilir… diğer yandan da kendinizi üzdüğünüze de değmiyor gibi. Sizin herkesin her anına yetişme telaşınız ile size geç kalınması ölümüne yarışmış, bir bakmışsınız.
Yani her şey karşılıklı olmasa da insan istiyor, candan dediklerini yanında. Kötü zamanında olmayanı da sonrasında aramıyor da artık.
Alışıyorsun bir yerden sonra da zaten, “Aman!” desen koşan kimsenin olacağını bilerek yaşamasını da öğreniyorsun.
Bir yerden sonra sen de kopuyorsun artık, herkesten… el etek çekiyorsun. Kendine de herkese de zaman veriyorsun, belki yanlış zamanda beklemişsindir, diye.
Keşke biri de çıkıp nedenini söyleseydi, diyorsun… görmek istediklerinin neden olmadığını.
Evet, herkesin hayat telaşı var; bazen yetişemiyor insanlar birbirlerine. Yine de senin telaşın, sınavın ağırdı; biliyorsun… Her şeye rağmen bekliyor işte insan, biliyorsun.
Sen hep yetişirken, insanların sana geç kalmasını anlamakta zorlansan da kabulleniyorsun bir yerden sonra. Hoş, kabullenmeyip de ne yapar insan. Olmayacağı zorla olduramıyor insan. Zorla güzellik olmaz, dedikleri gibi.
Elinden geleni yaptıktan sonra da artık ayağından geleni yapmakta, diyorsun ve gidiyorsun; ‘Dost Bildiklerin’ den…