İnsanlar mevcut durumla baş edemeyince, hemen gidip saflığa sarılır. "Ben bilmiyorum." veyahut "Hatırlamıyorum." ya da "Öyle miydi?" gibi cümleler ile karşılarındakinin sabrını sınarlar.
Kaçmak kolaylarına gelir insanların. Olan hiçbir şeyi de problem etmezler ki haksız çıkmasınlar... Bir de bunun için yatarlar saflığa.
"Ey insanoğlu, bütün çatışmalardan kaçmak için budalalığa sığının." diyesi gelmiyor mu insanın, bu tür insanları görünce.
Böyle insanlarda omurga olmadığı için dik duruş da sergileyemezler. Hatta daha da ilerisi kendilerine ait bir düşünceleri de yoktur.
İyiye iyi demek adetse kötüye de kötü diyebilmeli insan. "Ay ben bil-mi-yo-rum..." diye kekelememeli. Haksızlığa karşı bir tasarrufu yoksa insanın, haksızlığa uğrayınca da kimseden aman dilenmemeli.
Kuytu köşelerde defalarca haksızlığa uğradım diye ağlamak yerine, bir kere dik duruş sergilemek daha çözüme yakın olurdu. Ama bunun yerine saflığa yatmayı tercih eder çoğu insan.
Bu devran bu şekilde oldukça da zorbalıklara maruz kalmaya devam eder, haksızlıklara boyun eğer. Her an üzülmekten, yıpranmaktan kaçamaz.
İnsanlar ve toplumlar ne kadar budala olursa da başlarına geleni o kadar kabullenmeleri gerekir hem düzen değişsin hem taşın altına elimi koymayayım olmaz. Çünkü birileri haksızlığa karşı direnç gösterdikçe değişir her şey, aksi takdirde sorunsuz algılanır negatif yönde değişim ve bununla yaşamaya mahkûm olur insanlar ve toplumlar.
Ne kadar anlatırsak anlatalım kötüye kötü diyemeyenler, haksızlık karşısında çevrelerinde kendilerini koruyacak kahraman arayanlar, hayatları boyunca bu kötülüklere katlanmak zorunda kalacaklar.
Ha tutsak olmuşsunuz ha zorbalanmamak için etliye sütlüye dokunmamışsınız fark etmez. Kendi kendinizi mahkûm edersiniz. Bu artık sizin zaafınızdır ve herkes bu zaafınıza göre sizi kontrol altında tutacaktır.
Kötülükle ne kadar uğraşmayayım denilse de çamur gibi her yerinize bulaşır, kurtulamazsınız. Zamanında göstermiş olduğunuz iyi niyet samimiyet olarak algılanır, daha beter batarsınız.
İnsanın kendini korumadığı her darbe de kendi hakkına gitmektir. Onun da bir vebali olur elbet.
Kim için ne kadar çaba gösterirseniz gösterin ne kadar değer verilirse verilsin; ilk ceremede duruşunu bozuyorsa insanlar, ilişkileri bir gözden geçirmekte yarar var.
Zira, "Budalalık Modası" gelmiş demektir ve herkes payını alır...