Evrenin yine kan kustuğu dönmelerdeyiz. Dünyanın yeterince derdi yokmuş gibi bir de biz birbirimize dert oluyoruz.
Sizi siz olduğunuz için sevmeyenler bir uzak olsunlar. Candan sevenler de az beklesinler, damarlarına basılınca gerçek duyguları ve düşünceleri ortaya çıkar zaten.
İnsanlar genelde çıkarına göre davranınca içsel olarak huzursuz olmasalar da kendileri harici herkesi huzursuz etmeyi başarırlar.
Çıkarlarına uyarken iyi olup da artık alacak bir şeyi kalmayanlara da selam olsun ve bizden uzak olsunlar.
Bir de ufak bir yanlış anlamada tersini gösteren insanlar da var ki aman diyeyim. Siz iyi olduğunuzda herkes iyi, sözünün doğruluğunu da kanıtlamak için yaşamış gibiyiz.
İnsanlara sürekli verdiğinizde iyiyseniz ve elinizi üzerlerinden çektiğiniz anda kötü oluyorsanız bu sizinle değil karşınızdakinin riyakarlığı ile alakalıdır çoğu zaman. Çıkarı için yanınızda barınmasın kimse mümkünse.
Tatlı dili ile sizi kandıranlar 2 gün sonra aynı dille zehirliyorlarsa orada bir değer problemi elbette ki vardır.
Hiç karşılaşmamış olmayı dilediğiniz insanlar sizi yanıltmaz, kötü biliyorsanız kötüdürler. İnsanı yanıltan naif duruşun altında binbir art niyet biriktirenlerdir. Dün iyiyken bir anda kötü ilan edilişinizi de gerçek yüzleri göremeyişinize yani saflığınıza borçlusunuz.
Her yüze güleni, kendimiz gibi sanmamızdan olsa gerek bu kadar çatışma. Fikirlerin çatışması değil keşke öyle olsa da bir şeyler öğrensek başkalarından. Bu haklılık yarışıysa kazananı yok kaybedeni çoktur.
Her insanın bir de karanlık yüzü olduğunu kabul edip de devam etmek gerekli belki de. Sürekli gardını alarak devam etmek de yorar insanı ama bazen yapacak da bir şey olmaz.
En kötüsü çok güvenirken sizi hayal kırıklığına uğratanlardır. İçinizi bildiği halde farklı yöne eğriltenler ise kötü bildiğinizden daha tehlikelidir. Düşmanı yakın tutan ya da çıkarı bitmediği için sizden vazgeçmeyenlerdir onlar.
Size bir şekilde dolup da bunu en ufak bir yanlış anlamada masaya yatıranlar aman “Evlerden ırak!”