Şevket Gölük
Köşe Yazarı
Şevket Gölük
 

MHRS Sistemi Alarm Veriyor; Hekimler Yorgun, Hastalar Öfkeli

Bir ülkenin sağlık sistemi, vatandaşın hastaneye girdiği an başlar; ama bugün sorun daha kapıdan içeri girmeden başlıyor. Çünkü artık hastaneye ulaşmak, hastalığı tedavi etmekten zor. Özellikle Merkezi Hekim Randevu Sistemi yani bilinen adıyla MHRS üzerinden randevu almak, milyonlarca insan için bir sabır testine dönüşmüş durumda.  Her sabah saatler 10.00’u gösterdiğinde ekran başında bekleyen, “uygun randevu bulunamadı” yazısını defalarca gören, gece yarısı kontrol edip boşluk yakalamaya çalışan insanlar… Bu tablo artık istisna değil, sıradan. MHRS: Dijital Kolaylık mı, Dijital Tıkanıklık mı? MHRS kurulduğunda büyük bir reform olarak sunulmuştu. Amaç belliydi: Hastane kuyruklarını azaltmak, planlı sağlık hizmeti sunmak, israfı önlemek. Teoride mükemmel. Peki pratikte? Bugün birçok branşta vatandaşlarca haftalarca, hatta aylarca randevu bulunamıyor. Bulunan randevular ise çoğu zaman iptal ediliyor. Vatandaşın en çok şikâyet ettiği konu da bu: Son anda iptal edilen randevular.  Bir düşünün… İş yerinden izin almışsınız. Belki 2 araba değiştirerek, onlarca kilometre yol gitmişsiniz. Hastane kapısında öğreniyorsunuz ki doktor görevli değil. Ya başka hastaneye geçmiş, izin almış ya da program değişmiş. Size düşen ise yeniden MHRS ekranına dönmek ve yeniden randevu almaya çalışmak. Bu noktada soru şu: Sorun sistem mi, insan kaynağı mı, yoksa planlama mı? İptal Edilen Randevular: Güven Erozyonu Randevunun sağlık sistemi tarafından iptal edilmesi sadece bir saat kaybı değildir. Bu, sistemle vatandaş arasındaki güven bağının zedelenmesidir. Vatandaş diyor ki: “Ben randevuma sadığım, sistem bana sadık mı?” İptallerin bazıları elbette zorunlu sebeplerle gerçekleşiyor. Acil ameliyatlar, raporlar, görevlendirmeler… Ancak asıl mesele şu: Bu iptaller neden bu kadar sık yaşanıyor ve sistem aynı gün içerinde bir randevu vermiyor? Çünkü birçok hekim birden fazla hastanede görevlendiriliyor ve alternatif çözümler üzerinde kafa yorulmuyor.  Bir Doktor, Birkaç Hastane  Sağlık Bakanlığı’nın zaman zaman uyguladığı görevlendirme politikası kapsamında doktorlar farklı hastanelerde dönüşümlü olarak görev yapabiliyor. Kâğıt üzerinde bu, “hizmetin yaygınlaştırılması” demek. Ama uygulamada şu sonuç doğuyor: Bir hastanede randevu açılıyor. Aynı doktor başka bir hastaneye görevlendiriliyor. Mevcut randevular iptal ediliyor ve tahlil sonuçlarını almaya gelen hastalar mağdur oluyor. Vatandaşın gözünde ise tek bir gerçek var: “Randevum iptal oldu.” Doktor açısından bakıldığında da tablo parlak değil. Bir gün Şehir Hastanesinde’te, bir gün ek hizmet binasında, ertesi gün başka bir ilçede… Sürekli yer değiştiren bir hekimden maksimum verim beklemek ne kadar gerçekçi?  Bunu sonucunda, hekimler yorgun. Hastalar öfkeli ve MHRS sistemi ise alarm veriyor. Sorun Hekim Sayı mı, Dağılım mı?  Türkiye’de hekim sayısı yıllar içinde arttı. Ama nüfus artışı, şehirleşme ve sağlık hizmetine talebin yükselmesi bu artışı gölgede bıraktı. Özellikle büyük şehirlerde Kardiyoloji, Dermatoloji, Göz hastalıkları, Diş, Çocuk psikiyatrisi gibi branşlar adeta kilitlenmiş durumda bulunmakta.  Hastalar için bu branşlarda randevu bulmak neredeyse piyango gibi. Peki neden? Çünkü talep, arzın çok üzerinde. Bu açığı kapatmak için yapılan geçici görevlendirmeler, sorunu çözmek yerine başka bir yerde büyütüyor. MHRS’de “Boş Randevu Avcılığı” Artık vatandaşlar arasında yeni bir kavram oluştu: “Boş randevu kovalamak.” Sosyal medyada gruplar kuruluyor. İnsanlar birbirine saat veriyor: “Gece 00.01’de sistem yenileniyor.” “Cuma günleri boşluk düşüyor.” Bu tablo, dijital sistemin işlevini yitirdiğini göstermez mi?  MHRS, vatandaşın hayatını kolaylaştırmak için vardı. Ama bugün vatandaş sistemin açıklarını öğrenmeye ve sistemde sürekli bir iptal randevu bulmaya çalışıyor.  Çözüm Nerede? Sorun büyük ama çözümsüz değil. 1. Randevu Planlaması Daha Gerçekçi Olmalı Doktorun görevlendirme ihtimali varsa, o tarihe randevu açılmamalı. Sistem ile insan kaynağı planlaması entegre edilmeli. 2. İptal Mekanizması Şeffaf Olmalı Randevu iptal edildiğinde vatandaşa sadece SMS değil, alternatif randevu önerisi sunulmalı. 3. Çoklu Görevlendirme Sınırlandırılmalı Bir hekimin aynı anda birkaç hastaneye yetişmesi beklenmemeli. Bu, hem hekimin performansını düşürür hem de hasta memnuniyetini. 4. Branş Bazlı Teşvikler Artırılmalı Yoğun branşlara daha fazla kadro açılmalı. Uzmanlık planlaması 10–15 yıllık projeksiyonla yapılmalı. Sağlıkta En Büyük Risk: Umutsuzluk En tehlikelisi ise şu: İnsanların “Nasıl olsa randevu bulamam” diyerek doktora gitmekten vazgeçmesi. Erken teşhis edilebilecek hastalıkların geç fark edilmesi, sistemin yükünü daha da artırır. Yani bugün randevu veremediğiniz hasta, yarın daha ağır bir tabloyla karşınıza çıkar. Sağlık sistemi zincir gibidir. Bir halka zayıflarsa, tüm yapı sarsılır. Son Söz MHRS bir teknoloji sorunu değil; planlama, insan kaynağı ve yönetim sorunudur. Doktorlar suçlu değil. Vatandaş sabırsız değil. Asıl mesele, talep ile kapasite arasındaki dengenin bozulmuş olmasıdır. Sağlık bir lüks değil, temel haktır. Ve temel haklar, “uygun randevu bulunamadı” yada "randevunuz iptal edildi" ekranına sığmayacak kadar değerlidir. Bugün atılacak doğru adımlar, yarının sağlık krizini önler. Aksi halde hepimiz aynı cümleyi yıllar sonra da kurmaya devam edeceğiz: “MHRS Sistemi Alarm Veriyor; Hekimler Yorgun, Hastalar Öfkeli" Şevket Gölük - Gazeteci & Yazar 
Ekleme Tarihi: 26 Şubat 2026 -Perşembe

MHRS Sistemi Alarm Veriyor; Hekimler Yorgun, Hastalar Öfkeli

Bir ülkenin sağlık sistemi, vatandaşın hastaneye girdiği an başlar; ama bugün sorun daha kapıdan içeri girmeden başlıyor. Çünkü artık hastaneye ulaşmak, hastalığı tedavi etmekten zor. Özellikle Merkezi Hekim Randevu Sistemi yani bilinen adıyla MHRS üzerinden randevu almak, milyonlarca insan için bir sabır testine dönüşmüş durumda. 

Her sabah saatler 10.00’u gösterdiğinde ekran başında bekleyen, “uygun randevu bulunamadı” yazısını defalarca gören, gece yarısı kontrol edip boşluk yakalamaya çalışan insanlar… Bu tablo artık istisna değil, sıradan.

MHRS: Dijital Kolaylık mı, Dijital Tıkanıklık mı?

MHRS kurulduğunda büyük bir reform olarak sunulmuştu. Amaç belliydi: Hastane kuyruklarını azaltmak, planlı sağlık hizmeti sunmak, israfı önlemek. Teoride mükemmel. Peki pratikte?

Bugün birçok branşta vatandaşlarca haftalarca, hatta aylarca randevu bulunamıyor. Bulunan randevular ise çoğu zaman iptal ediliyor. Vatandaşın en çok şikâyet ettiği konu da bu: Son anda iptal edilen randevular. 

Bir düşünün… İş yerinden izin almışsınız. Belki 2 araba değiştirerek, onlarca kilometre yol gitmişsiniz. Hastane kapısında öğreniyorsunuz ki doktor görevli değil. Ya başka hastaneye geçmiş, izin almış ya da program değişmiş. Size düşen ise yeniden MHRS ekranına dönmek ve yeniden randevu almaya çalışmak.

Bu noktada soru şu: Sorun sistem mi, insan kaynağı mı, yoksa planlama mı?

İptal Edilen Randevular: Güven Erozyonu

Randevunun sağlık sistemi tarafından iptal edilmesi sadece bir saat kaybı değildir. Bu, sistemle vatandaş arasındaki güven bağının zedelenmesidir.

Vatandaş diyor ki:

“Ben randevuma sadığım, sistem bana sadık mı?”

İptallerin bazıları elbette zorunlu sebeplerle gerçekleşiyor. Acil ameliyatlar, raporlar, görevlendirmeler… Ancak asıl mesele şu: Bu iptaller neden bu kadar sık yaşanıyor ve sistem aynı gün içerinde bir randevu vermiyor?

Çünkü birçok hekim birden fazla hastanede görevlendiriliyor ve alternatif çözümler üzerinde kafa yorulmuyor. 

Bir Doktor, Birkaç Hastane 

Sağlık Bakanlığı’nın zaman zaman uyguladığı görevlendirme politikası kapsamında doktorlar farklı hastanelerde dönüşümlü olarak görev yapabiliyor. Kâğıt üzerinde bu, “hizmetin yaygınlaştırılması” demek. Ama uygulamada şu sonuç doğuyor: Bir hastanede randevu açılıyor. Aynı doktor başka bir hastaneye görevlendiriliyor. Mevcut randevular iptal ediliyor ve tahlil sonuçlarını almaya gelen hastalar mağdur oluyor.

Vatandaşın gözünde ise tek bir gerçek var: “Randevum iptal oldu.”

Doktor açısından bakıldığında da tablo parlak değil. Bir gün Şehir Hastanesinde’te, bir gün ek hizmet binasında, ertesi gün başka bir ilçede… Sürekli yer değiştiren bir hekimden maksimum verim beklemek ne kadar gerçekçi? 

Bunu sonucunda, hekimler yorgun. Hastalar öfkeli ve MHRS sistemi ise alarm veriyor.

Sorun Hekim Sayı mı, Dağılım mı? 

Türkiye’de hekim sayısı yıllar içinde arttı. Ama nüfus artışı, şehirleşme ve sağlık hizmetine talebin yükselmesi bu artışı gölgede bıraktı.

Özellikle büyük şehirlerde Kardiyoloji, Dermatoloji, Göz hastalıkları, Diş, Çocuk psikiyatrisi gibi branşlar adeta kilitlenmiş durumda bulunmakta. 

Hastalar için bu branşlarda randevu bulmak neredeyse piyango gibi.

Peki neden?

Çünkü talep, arzın çok üzerinde. Bu açığı kapatmak için yapılan geçici görevlendirmeler, sorunu çözmek yerine başka bir yerde büyütüyor.

MHRS’de “Boş Randevu Avcılığı”

Artık vatandaşlar arasında yeni bir kavram oluştu: “Boş randevu kovalamak.”

Sosyal medyada gruplar kuruluyor. İnsanlar birbirine saat veriyor:

“Gece 00.01’de sistem yenileniyor.”

“Cuma günleri boşluk düşüyor.”

Bu tablo, dijital sistemin işlevini yitirdiğini göstermez mi? 

MHRS, vatandaşın hayatını kolaylaştırmak için vardı. Ama bugün vatandaş sistemin açıklarını öğrenmeye ve sistemde sürekli bir iptal randevu bulmaya çalışıyor. 

Çözüm Nerede?

Sorun büyük ama çözümsüz değil.

1. Randevu Planlaması Daha Gerçekçi Olmalı

Doktorun görevlendirme ihtimali varsa, o tarihe randevu açılmamalı. Sistem ile insan kaynağı planlaması entegre edilmeli.

2. İptal Mekanizması Şeffaf Olmalı

Randevu iptal edildiğinde vatandaşa sadece SMS değil, alternatif randevu önerisi sunulmalı.

3. Çoklu Görevlendirme Sınırlandırılmalı

Bir hekimin aynı anda birkaç hastaneye yetişmesi beklenmemeli. Bu, hem hekimin performansını düşürür hem de hasta memnuniyetini.

4. Branş Bazlı Teşvikler Artırılmalı

Yoğun branşlara daha fazla kadro açılmalı. Uzmanlık planlaması 10–15 yıllık projeksiyonla yapılmalı.

Sağlıkta En Büyük Risk: Umutsuzluk

En tehlikelisi ise şu: İnsanların “Nasıl olsa randevu bulamam” diyerek doktora gitmekten vazgeçmesi.

Erken teşhis edilebilecek hastalıkların geç fark edilmesi, sistemin yükünü daha da artırır. Yani bugün randevu veremediğiniz hasta, yarın daha ağır bir tabloyla karşınıza çıkar.

Sağlık sistemi zincir gibidir. Bir halka zayıflarsa, tüm yapı sarsılır.

Son Söz

MHRS bir teknoloji sorunu değil; planlama, insan kaynağı ve yönetim sorunudur.

Doktorlar suçlu değil. Vatandaş sabırsız değil. Asıl mesele, talep ile kapasite arasındaki dengenin bozulmuş olmasıdır.

Sağlık bir lüks değil, temel haktır.

Ve temel haklar, “uygun randevu bulunamadı” yada "randevunuz iptal edildi" ekranına sığmayacak kadar değerlidir.

Bugün atılacak doğru adımlar, yarının sağlık krizini önler.

Aksi halde hepimiz aynı cümleyi yıllar sonra da kurmaya devam edeceğiz: “MHRS Sistemi Alarm Veriyor; Hekimler Yorgun, Hastalar Öfkeli"

Şevket Gölük - Gazeteci & Yazar 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve habergalerisi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
startup ekosistemi, mide balonu, evden eve nakliyat