İbrahim Uysal
Köşe Yazarı
İbrahim Uysal
 

Soysuzluk Nerede ve Nasıl Başlar

Azıcık okuryazar, azıcık çevresine duyarlı, aklı ve vicdanı olan insanlar için söylenecek çok söz yoktur. Hepsi bir şekilde bir yerde toplanırlar. Bir de yaşadığı ortamın, doyduğu kapının farkında olmayan, habire oradan aldığını bir yerlere taşıyan, doyduğu kapıya ihanet içinde olanlar vardır. Üzgünüm ki bunu insan çok geç anlıyor. İşte o zaman iki sözcüğün farkına varıyor ve anlamı beyninize, yüreğinize kazınıyor: Soyluluk ve soysuzluk. Önceleri Halk Ozanı Hacı Çiçek'in "Yaşlanırsın Yaşlanırsın" türküsünün dizelerini kendi yazmış diye düşünüp, neler neler yaşamış, çekmiştir diye düşünmüştüm. Meğer ozanlar yazmaktan çok çevrelerinde olan biten ile ilgilenirler, oralardan aldıklarını, derlediklerini bizlere aktarırlarmış. Biraz geç de olsa öğrenmiş oldum. Hele şu dizeleri bir de bu gözle okuyup dinleyince insan bir başka tuhaf oluyor: "Yaşlanırsın, yaşlanırsın, / Yaşlanıp da taşlanırsın, / Taşlanıp da haşlanırsın, / ... Gönlüm duysun tatlı sözü, / Bilirim ben eğri gözü, / Cahilin şu ağır sözü, / Gitmez bende kalır ise / Dılo, gel zamana / ... Çiçeği yorma boşuna, / Sen de gelirsin yaşıma / Neler geldi bu başıma..." Evet, ilk bakışta bir türkü sözü gibi görünse de meğer azıcık düşününce insan yaşamının özeti imiş. Neyse, çok önceleri insanlar için iki sınıf tanımı yapardım: Soylular ve soysuzlar. Soylular; genetik soylular ve soylulaşanlar. Soysuzlar ise; genetik soysuzlar ve soysuzlaşanlar. Ayrıntılı düşünmezsek bunu önemsemeyebiliriz. Oysa bu o kadar önemlidir ki, nasıl anlatsam... Eskiden geleneksel aileler vardı. Bilgi ve deneyim önce aileden aktarılır, sonra bu okul ve çevreden aktarılacak ve öğretilecekler ile öğrenme süreci sürer gider imiş. Çevrenin öğrenmedeki yeri bu nedenle çok önemlidir. Sağlıklı çevreler insanları sağlıklı ve doğru bilgiler ile donatırken, sağlıksız çevreler de bu kez insanları sağlıksız yönlere ve çevrelere yönlendirir. Bilinçsizlik bu nedenle o çevreler için önemlidir. Düşünün bir üniversitenin yöneticisi, rektör ya da yardımcısı; "Ben hiç eğitim görmemiş, zır cahillerin sezgisine, algısına güvenirim" diyecek kadar konumunu unutuyor ve pervasızlaşıyor. İşte soyluluk, soysuzluk; daha da ötesi soysuzlaşmanın bir sonraki aşamasına en güzel örnek. Bir meslek kuruluşu için temel tercih mesleki yeterlilik, bir aile için yaşanılan ortam ve genetik sürdürülebilir bağ önemlidir. Yoksa herkesin aklına estiği gibi davranması, yol yöntem çizmesi kural ve kaidelerin yerle bir olmasına neden olur. Bu yüzden herkesin aklını başına alması gerekir. Farkında mısınız bilmem ama büyük şehirlerin cadde ve sokaklarında oğlan ve kızlara bir bakın; özgürlük bilinç ile olur, abuk subuk giyim kuşam ve davranışlar ile değil. Toplumun ortak değerleri gittikçe yok olmakta. Devlet ve millet olmanın en önemli özelliği, devlet ve milletin geçmişi, kültürü ve birliğidir. Gün geçtikçe ortak değerler bir bir yok olmaktadır; devletin kurumları bunları görmek, anlamak ve sorun olmadan çözüm üretmekle görevlidir. Yoksa, hem üniversitede hoca, yönetici olacaksın hem de hiç okula gitmemiş zır cahillere methiye düşeceksin. SÖZÜN BİTTİĞİ YER!..
Ekleme Tarihi: 08 Haziran 2026 -Pazartesi

Soysuzluk Nerede ve Nasıl Başlar

Azıcık okuryazar, azıcık çevresine duyarlı, aklı ve vicdanı olan insanlar için söylenecek çok söz yoktur. Hepsi bir şekilde bir yerde toplanırlar.

Bir de yaşadığı ortamın, doyduğu kapının farkında olmayan, habire oradan aldığını bir yerlere taşıyan, doyduğu kapıya ihanet içinde olanlar vardır. Üzgünüm ki bunu insan çok geç anlıyor. İşte o zaman iki sözcüğün farkına varıyor ve anlamı beyninize, yüreğinize kazınıyor: Soyluluk ve soysuzluk.

Önceleri Halk Ozanı Hacı Çiçek'in "Yaşlanırsın Yaşlanırsın" türküsünün dizelerini kendi yazmış diye düşünüp, neler neler yaşamış, çekmiştir diye düşünmüştüm. Meğer ozanlar yazmaktan çok çevrelerinde olan biten ile ilgilenirler, oralardan aldıklarını, derlediklerini bizlere aktarırlarmış. Biraz geç de olsa öğrenmiş oldum. Hele şu dizeleri bir de bu gözle okuyup dinleyince insan bir başka tuhaf oluyor:

"Yaşlanırsın, yaşlanırsın, / Yaşlanıp da taşlanırsın, / Taşlanıp da haşlanırsın, / ... Gönlüm duysun tatlı sözü, / Bilirim ben eğri gözü, / Cahilin şu ağır sözü, / Gitmez bende kalır ise / Dılo, gel zamana / ... Çiçeği yorma boşuna, / Sen de gelirsin yaşıma / Neler geldi bu başıma..."

Evet, ilk bakışta bir türkü sözü gibi görünse de meğer azıcık düşününce insan yaşamının özeti imiş. Neyse, çok önceleri insanlar için iki sınıf tanımı yapardım: Soylular ve soysuzlar. Soylular; genetik soylular ve soylulaşanlar. Soysuzlar ise; genetik soysuzlar ve soysuzlaşanlar. Ayrıntılı düşünmezsek bunu önemsemeyebiliriz. Oysa bu o kadar önemlidir ki, nasıl anlatsam...

Eskiden geleneksel aileler vardı. Bilgi ve deneyim önce aileden aktarılır, sonra bu okul ve çevreden aktarılacak ve öğretilecekler ile öğrenme süreci sürer gider imiş. Çevrenin öğrenmedeki yeri bu nedenle çok önemlidir. Sağlıklı çevreler insanları sağlıklı ve doğru bilgiler ile donatırken, sağlıksız çevreler de bu kez insanları sağlıksız yönlere ve çevrelere yönlendirir.

Bilinçsizlik bu nedenle o çevreler için önemlidir. Düşünün bir üniversitenin yöneticisi, rektör ya da yardımcısı; "Ben hiç eğitim görmemiş, zır cahillerin sezgisine, algısına güvenirim" diyecek kadar konumunu unutuyor ve pervasızlaşıyor. İşte soyluluk, soysuzluk; daha da ötesi soysuzlaşmanın bir sonraki aşamasına en güzel örnek.

Bir meslek kuruluşu için temel tercih mesleki yeterlilik, bir aile için yaşanılan ortam ve genetik sürdürülebilir bağ önemlidir. Yoksa herkesin aklına estiği gibi davranması, yol yöntem çizmesi kural ve kaidelerin yerle bir olmasına neden olur. Bu yüzden herkesin aklını başına alması gerekir. Farkında mısınız bilmem ama büyük şehirlerin cadde ve sokaklarında oğlan ve kızlara bir bakın; özgürlük bilinç ile olur, abuk subuk giyim kuşam ve davranışlar ile değil.

Toplumun ortak değerleri gittikçe yok olmakta. Devlet ve millet olmanın en önemli özelliği, devlet ve milletin geçmişi, kültürü ve birliğidir. Gün geçtikçe ortak değerler bir bir yok olmaktadır; devletin kurumları bunları görmek, anlamak ve sorun olmadan çözüm üretmekle görevlidir. Yoksa, hem üniversitede hoca, yönetici olacaksın hem de hiç okula gitmemiş zır cahillere methiye düşeceksin.

SÖZÜN BİTTİĞİ YER!..

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve habergalerisi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
startup ekosistemi, kura çek