İbrahim Uysal
Köşe Yazarı
İbrahim Uysal
 

Nereye Siyaset Nereye

Ne zaman ortamda bir karmaşa, kavga, gürültü görsem, hep aklıma Bilgesu Erenus'un dizelerini besteleyen, Timur Selçuk'un "Nereye Payidar" şarkısı gelir ve içim sızlar.       Dahası da var.      Ankara'da üniversite öğrencisiyiz, 1975-1976 yılları, herkes Ankara Sanat Tiyatrosundaki (AST) Bilgesu Erenus tarafından yazılan Rutkay Aziz'in hem oynadığı hem de yönettiği bir "Nereye Payidar" adlı tiyatro oyunundan söz ediyor.        Timur Selçuk'un şarkısı ise dillerde. Başrolde Yeşim Dorman, diğer oyuncular ile birlikte inanılmaz bir performans sergiliyorlar, oyuna bilet bulabilen bir daha gidiyor.       Ya oyunun konusu nedir? Hem şarkı sözleri, hem de oyunun içeriği o günlerde herkesin bir yerine dokunuyor ve yüreğine oturuyordu. 1970'li yılların toplumsal yapısını, işçi hareketleri, direnişleri, örgütlenmeleri, mücadelenin gerekliliği, işçi sınıfı ve karakteri gözünden bir direniş çadırında öyle güzel işlenmiş, anlatılmıştı ki, inanılmaz!...         Peki şarkının sözleri neydi:      "Nereye payidar nereye/ Yokuş bayır demesen de/ Dere tepe düz gitsen de/ Çıkmaz bu yol bir yere/ Nereye payidar nereye      Birgün gelip evlensen de/ Kurtulmayı düşlesen de/ Çıkmaz bu yol bir yere/ Nereye payidar nereye     Şefle iyi geçinsen de/ Bugun için sevilsen de/ Çıkmaz bu yol bir yere/ Nereye payidar nereye     Seninkiler direnişte/ Bir sen yoksun içlerinde/ Çıkmaz bu yol bir yere/ Nereye payidar nereye      Gönlün yoksa ezilmeye/ Sen de katıl direnişe/ İşçilerle,işçilerle, işçilerle elele/ Nereye payidar nereye."        Peki durup dururken nerden aklıma geldi şarkının sözleri ve oyunun konusu.      Elbette ki ülkemin gündeminden, siyasetin nerede ve kimin için nasıl gerekliliğinden geldi ve ülke gündemi bir bir gözümün önünden geçti.       Benim yaşama doğru ya da yanlışın yerinden çok, kimin nerede ve nasıl bulunduğu konusu açısından bakarım.      Aynı yaşam koşullarını taşıyan, aynı acı ve sıkıntıları çeken insanlar neden hem sosyal hem de siyasi yaşamda neden farklı yerlerdedirler, hatta farklı çatışmalı kutuplardadırlar.        Ben iktidarda olanları, ister geenel yönetim, ister yerel yönetimde olsunlar eleştirmem. Yanlış anlaşılmasın, yönetimleri elbette ki eleştiririm ama yönetenleri eleştirmem. Neden mi, gayet basit, bu insanların (adam ya da kadın fark etmez) kafalarında kendileri için bir çıkar yol haritaları vardır ve yoldan kendileri ve ilişkileri ile birlikte giderler.        Sorun, onları orada tutan, seçen seçmen, halk kitlesindedir. Kişinin özlemleri vardır, görgüsüzlüğü zirvededir, elbette ki bunu tatmin etmek için elinden geleni yapacaktır. Ar, namus, ahlak falan hak getire. Onlar için her şey artık mübahtır.        Hani bir fıkra vardır, anlatılır, yoksul bir şey çalar ise HIRSIZDIR, olay hırsızlıktır. Kelli felli, çevresi, makamı, malı mülkü olan bir şey çalar ise, onunki YOLSUZLUKTUR!...      Yerseniz.      Kapitalizm muhteşem bir organizasyondur, "Minareyi çalar ve kılıfınıda uydurur". Evet, yerseniz.        O yüzden bu düzende ister genel yönetimde, ister yerel yönetimde olan yöneticileri, onun yardakçı ve şakşakçılarını eleştirmem ama onları bulup, seçip oralara getirip, hala onlardan bir tepit, yal bekleyenlere kızarım. Kardeşim işin başında değil isen, "Bayramda köpek canlanmaz" der, atalar.       Genel iktidar artık ülkede her şeyi elinin altına almıştır. Dünyada bunun o kadar çok örnekleri vardır ki, okur yazar bir takım seçmediğiniz için, onu gören yok ya da üç kuruşa satılacak kişileri nerden bulursunuz ki, onlar hemencecik, gidip bir yere kapıkulu oluveriyorlar.          Bu aralar ülkenin genel siyasetinde ANA MUHALEFET partisi, Yerel yönetimlerde /Belediyelerde de en çok Başkan bulunduran parti CHP'de bir kavgadır gidiyor. Siyasi bir partide kavga, çatışma olmaz değil, elbette ki olur ama bu kişisel değil, İLKESEL ve İDEOLOJİK olmalıdır.        Günümüz Türkiye'sinde iktidardaki parti, lider, hükümet tam yirmi beş yıldan fazla zamandır ülke dahil her şeyi yönetiyor. Tercihini de ilkesel ve ideolojik olarak belli etmiştir, kendisince de haklıdır.   Fakat, muhalefet olanlara ne demeli.      Sokakta, pazarda halk yoksulluktan isyanda, üniversitelerde öğrenciler her yönden perişan, pat desen hemen patlayıp sokaklara dökülüyorlar. Ülkenin ana muhalefet partisi ise kendi iktidar derdine düşmüş.       KK mı, ÖÖ mü!.. Yersen.     Belediyelere seçilen başkanlar ise bir alem, "Mühür bende, Süleyman da benim" derdindeler. Onlardan yerel, güncel, kazanırsa bana da ne düşer derdinde olanlar da arayıp, sorup sorgulamdan onları alkışlama derdindeler.        Ağzı olan konuşuyor da, İktidarın bir ideolojisi, yol haritası ve uluslararası ilişkileri var, her şeyi yoluna koya koya gidiyor. Bazen muhalefeti de "tıpış, tıpış" peşinden ve istediği gibi götürüyor.         Hikayesi ve beklentisi belli, zaafları olan kişileri özellikle ana muhalefet partisi nereden buluyor Allah aşkına, bunu bir sorgulayan kitle yok mu?        Dünya yepyeni bir ekonomik ve siyasal  sisteme yol almaktadır. Üretim araçları ve ilişkileri değişmektedir. Eğer bu ülkenin yurttaşlarının çoğu, bu kafa ile gider ise ya bataklıkta boğulacak, ya da kurda kuşa yem olacaktır. Bunu görmesi gerekenler  görmezlikten geliyorlar ama birisin artık EY AHALİ UYANIN demesi gerekecek.       Ben, 1976'lardaki Nereye Payidar tiyatrosuna yeniden gider, aynı oyunu izliyor gibiyim. CHP'nin bugünkü ne "Genel Başkanlarına", ne siyasilerine, ne de belediye başkanlarına bir sözün yok, Allah yollarını açık etsin.  Makam, mevki ve keselerini dolu ve tok tutsun da, benim sözüm, bir umut gördükleri partinin gidişatından pek de haberi olmayanlara.        Siz bakmayın sanal ortama, herkesin karşı tarafa attığı laflara ve taşlara.      Bu ülkenin yurttaşlarına da, ana muhalefetten medet uman katmanlara da tek sözüm olacak, başka şarkılar dineleyeceklerine, açsınlar Timur Selcuk'un NEREYE PAYİDAR şarkını, dinlesinler, derim.        O zaman SİYASETİN NEREYE gittiğini belki anlarlar.      İyi bayramlar.     Hoş, "deliye her gün bayram imiş ama"!..
Ekleme Tarihi: 31 Mayıs 2026 -Pazar

Nereye Siyaset Nereye

Ne zaman ortamda bir karmaşa, kavga, gürültü görsem, hep aklıma Bilgesu Erenus'un dizelerini besteleyen, Timur Selçuk'un "Nereye Payidar" şarkısı gelir ve içim sızlar.
      Dahası da var.
     Ankara'da üniversite öğrencisiyiz, 1975-1976 yılları, herkes Ankara Sanat Tiyatrosundaki (AST) Bilgesu Erenus tarafından yazılan Rutkay Aziz'in hem oynadığı hem de yönettiği bir "Nereye Payidar" adlı tiyatro oyunundan söz ediyor.
 
     Timur Selçuk'un şarkısı ise dillerde. Başrolde Yeşim Dorman, diğer oyuncular ile birlikte inanılmaz bir performans sergiliyorlar, oyuna bilet bulabilen bir daha gidiyor.
      Ya oyunun konusu nedir? Hem şarkı sözleri, hem de oyunun içeriği o günlerde herkesin bir yerine dokunuyor ve yüreğine oturuyordu. 1970'li yılların toplumsal yapısını, işçi hareketleri, direnişleri, örgütlenmeleri, mücadelenin gerekliliği, işçi sınıfı ve karakteri gözünden bir direniş çadırında öyle güzel işlenmiş, anlatılmıştı ki, inanılmaz!...
 
      Peki şarkının sözleri neydi:
     "Nereye payidar nereye/ Yokuş bayır demesen de/ Dere tepe düz gitsen de/ Çıkmaz bu yol bir yere/ Nereye payidar nereye
     Birgün gelip evlensen de/ Kurtulmayı düşlesen de/ Çıkmaz bu yol bir yere/ Nereye payidar nereye
    Şefle iyi geçinsen de/ Bugun için sevilsen de/ Çıkmaz bu yol bir yere/ Nereye payidar nereye
    Seninkiler direnişte/ Bir sen yoksun içlerinde/ Çıkmaz bu yol bir yere/ Nereye payidar nereye
     Gönlün yoksa ezilmeye/ Sen de katıl direnişe/ İşçilerle,işçilerle, işçilerle elele/ Nereye payidar nereye."
 
     Peki durup dururken nerden aklıma geldi şarkının sözleri ve oyunun konusu.
     Elbette ki ülkemin gündeminden, siyasetin nerede ve kimin için nasıl gerekliliğinden geldi ve ülke gündemi bir bir gözümün önünden geçti.
 
    Benim yaşama doğru ya da yanlışın yerinden çok, kimin nerede ve nasıl bulunduğu konusu açısından bakarım.
     Aynı yaşam koşullarını taşıyan, aynı acı ve sıkıntıları çeken insanlar neden hem sosyal hem de siyasi yaşamda neden farklı yerlerdedirler, hatta farklı çatışmalı kutuplardadırlar.
 
     Ben iktidarda olanları, ister geenel yönetim, ister yerel yönetimde olsunlar eleştirmem. Yanlış anlaşılmasın, yönetimleri elbette ki eleştiririm ama yönetenleri eleştirmem. Neden mi, gayet basit, bu insanların (adam ya da kadın fark etmez) kafalarında kendileri için bir çıkar yol haritaları vardır ve yoldan kendileri ve ilişkileri ile birlikte giderler.
 
     Sorun, onları orada tutan, seçen seçmen, halk kitlesindedir. Kişinin özlemleri vardır, görgüsüzlüğü zirvededir, elbette ki bunu tatmin etmek için elinden geleni yapacaktır. Ar, namus, ahlak falan hak getire. Onlar için her şey artık mübahtır.
 
     Hani bir fıkra vardır, anlatılır, yoksul bir şey çalar ise HIRSIZDIR, olay hırsızlıktır. Kelli felli, çevresi, makamı, malı mülkü olan bir şey çalar ise, onunki YOLSUZLUKTUR!...
     Yerseniz.
     Kapitalizm muhteşem bir organizasyondur, "Minareyi çalar ve kılıfınıda uydurur". Evet, yerseniz.
 
     O yüzden bu düzende ister genel yönetimde, ister yerel yönetimde olan yöneticileri, onun yardakçı ve şakşakçılarını eleştirmem ama onları bulup, seçip oralara getirip, hala onlardan bir tepit, yal bekleyenlere kızarım. Kardeşim işin başında değil isen, "Bayramda köpek canlanmaz" der, atalar.
 
    Genel iktidar artık ülkede her şeyi elinin altına almıştır.
Dünyada bunun o kadar çok örnekleri vardır ki, okur yazar bir takım seçmediğiniz için, onu gören yok ya da üç kuruşa satılacak kişileri nerden bulursunuz ki, onlar hemencecik, gidip bir yere kapıkulu oluveriyorlar.
 
       Bu aralar ülkenin genel siyasetinde ANA MUHALEFET partisi, Yerel yönetimlerde /Belediyelerde de en çok Başkan bulunduran parti CHP'de bir kavgadır gidiyor. Siyasi bir partide kavga, çatışma olmaz değil, elbette ki olur ama bu kişisel değil, İLKESEL ve İDEOLOJİK olmalıdır.
 
     Günümüz Türkiye'sinde iktidardaki parti, lider, hükümet tam yirmi beş yıldan fazla zamandır ülke dahil her şeyi yönetiyor. Tercihini de ilkesel ve ideolojik olarak belli etmiştir, kendisince de haklıdır.
 
Fakat, muhalefet olanlara ne demeli.
     Sokakta, pazarda halk yoksulluktan isyanda, üniversitelerde öğrenciler her yönden perişan, pat desen hemen patlayıp sokaklara
dökülüyorlar. Ülkenin ana muhalefet partisi ise kendi iktidar derdine düşmüş.
 
    KK mı, ÖÖ mü!.. Yersen.
    Belediyelere seçilen başkanlar ise bir alem, "Mühür bende, Süleyman da benim" derdindeler. Onlardan yerel, güncel, kazanırsa bana da ne düşer derdinde olanlar da arayıp, sorup sorgulamdan onları alkışlama derdindeler.
 
     Ağzı olan konuşuyor da, İktidarın bir ideolojisi, yol haritası ve uluslararası ilişkileri var, her şeyi yoluna koya koya gidiyor. Bazen muhalefeti de "tıpış, tıpış" peşinden ve istediği gibi götürüyor.
 
      Hikayesi ve beklentisi belli, zaafları olan kişileri özellikle ana muhalefet partisi nereden buluyor Allah aşkına, bunu bir sorgulayan kitle yok mu?
 
     Dünya yepyeni bir ekonomik ve siyasal  sisteme yol almaktadır.
Üretim araçları ve ilişkileri değişmektedir. Eğer bu ülkenin yurttaşlarının çoğu, bu kafa ile gider ise ya bataklıkta boğulacak, ya da kurda kuşa yem olacaktır. Bunu görmesi gerekenler  görmezlikten geliyorlar ama birisin artık EY AHALİ UYANIN demesi gerekecek.
 
    Ben, 1976'lardaki Nereye Payidar tiyatrosuna yeniden gider, aynı oyunu izliyor gibiyim. CHP'nin bugünkü ne "Genel Başkanlarına", ne siyasilerine, ne de belediye başkanlarına bir sözün yok, Allah yollarını açık etsin.  Makam, mevki ve keselerini dolu ve tok tutsun da, benim sözüm, bir umut gördükleri partinin gidişatından pek de haberi olmayanlara.
 
     Siz bakmayın sanal ortama, herkesin karşı tarafa attığı laflara ve taşlara.
     Bu ülkenin yurttaşlarına da, ana muhalefetten medet uman katmanlara da tek sözüm olacak, başka şarkılar dineleyeceklerine, açsınlar Timur Selcuk'un NEREYE PAYİDAR şarkını, dinlesinler, derim.
 
     O zaman SİYASETİN NEREYE gittiğini belki anlarlar.
     İyi bayramlar.
    Hoş, "deliye her gün bayram imiş ama"!..
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve habergalerisi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
startup ekosistemi, kura çek