İbrahim Uysal
Köşe Yazarı
İbrahim Uysal
 

Atanı Tanımak Gurur Verir

Tarih, kendi defterine her şeyi yazar; zamanla okumak isteyene de sayfalarını çıkarır, açar ve "Seç, beğen istediğini al, oku!" der. Bu herkes için geçerlidir; ulus olarak da, din ya da topluluk olarak da... Peki siz, tarihin çıkınını yıllar sonra açacak olsanız kendinize ne diye bakar ve kendinizi ne diye ararsınız? Örneğin ben, "Google" amcanın defterini açsam, "2022'nin Türkiye Cumhuriyeti ve Türkler" diye yazıp, çıkını karıştırıp arasam ne bulurum çok merak ederim. Bu kavramlara din, medeniyet, kültür gibi ek kavramlar da eklersem, bambaşka sayfalar açılır. Siyasete hiç dokunmayayım. Örneğin din... Yani "Tarihte Türklerde Din" desen ne görürdüm? Bu günler gündem değişsin de ne olursa olsun kabilinden "Din, inanç, mezhep" pek moda olduğuna göre, Türklerin tarih boyunca kabul ettikleri dinlere şöyle bir göz atalım. Yeryüzünde dinler dört ana grup altında toplanmıştır. Bunlar; Totemcilik, Ruhçuluk (animizm), Doğacılık ve Tanrısal Vahiy'dir. Totemcilik: Bir kabilenin ya da grubun, ataları olarak kabul ettikleri bitki, hayvan gibi varlıkları kutsal sayma ve tapınma biçimindeki inanıştır. Türkler, tarih boyunca yayıldıkları yerlerin toplumlarından da etkilenerek çeşitli din ve inançları benimsemişlerdir. Efsanelerine bakınca, Türklerin TOTEM inancına sahip olduklarını gösteren kanıtlar bulunmaktadır. Türklerde tabiat kuvvetlerine inanç (yer-su inancı) ve atalar ruhuna inanç (atalar inancı) olduğu bilinmektedir. Türklerin tarihte en yaygın dinleri ise Gök Tanrı inancıdır. Ayrıca İslam inancı öncesinde, Uygurlardan başlayarak Maniheizm ve Budizm dinlerini kabul etmişlerdir. Talas Savaşı'ndan sonra da kitleler halinde İslam dinine geçmişlerdir. Bunların yanı sıra Zerdüştlük, Hristiyanlık ve Musevilik dinini kabul eden Türkler de bulunmaktadır. KISACA TÜRKLERİN KABUL ETTİKLERİ DİNLERİ ÖZETLEYECEK OLURSAK: Gök Tanrı inancı: İslam öncesi bütün Türk topluluklarınca kabul edilmiştir. Budizm: Bazı Uygur Türkleri tarafından kabul edilmiştir. Maniheizm: Bazı Uygur Türkleri tarafından kabul edilmiştir. Zerdüştlük: Batı Türkistan'daki bazı Türk grupları tarafından kabul edilmiştir. Hristiyanlık: Doğu Avrupa'ya yerleşen Türkler tarafından kabul edilmiştir. Musevilik: Hazar Türkleri tarafından kabul edilmiştir. İslamiyet: Ön Asya'ya yerleşen en büyük kitle ile Orta Asya'da kalan önemli sayıdaki Türkler tarafından kabul edilmiştir. TÜRKLERİN TARİH BOYUNCA BİRÇOK DİNİ KABUL ETMELERİNİN SEBEPLERİ İSE: Tek Tanrı inancını benimsemiş olmaları, diğer dinlere kolaylıkla geçebilmelerini sağlamıştır. Dinsel hoşgörünün mevcudiyeti ile diğer inanç ve düşüncelerin etkisine açıktırlar. Din ve mezhep savaşlarının olmaması, herkesin istediği dini benimsemesi olağan olduğundan başka dinlere kolayca geçişler sağlanabilmiştir (Bugün "Alevi-Sünni mi?" dediniz?). Coğrafi konum itibarıyla gittikleri bölgelerdeki dinleri kolayca benimsemişlerdir. Ticari ilişkiler, Hazar ve Uygur Türklerinin din değiştirmelerinde etkili olmuştur. Siyasi baskıların sonucunda Doğu Avrupa'ya yerleşen Türkler, zamanla baskı altında kalarak Hristiyanlaşmışlardır. Geniş bir coğrafyada varlık göstermeleri, Türk topluluklarının farklı milletlerle, kültürlerle ve dinlerle temas kurmalarını sağlamıştır. Budizm, Mecusilik, Musevilik (Yahudilik), Hristiyanlık, Maniheizm ve İslam, Türklerin karşılaştığı dinler arasında sayılmıştır. Türk boyları İslam’ı kabullerine kadar hiçbir dini, kalabalık kitleler halinde kabul etmemiştir. Yeni karşılaştıkları dinleri kabulleri çoğu zaman sınırlı kalmıştır. Türklerin büyük çoğunluğu 10. yüzyıldan itibaren kitleler halinde İslam’ı benimseyerek bu dinde karar kılmıştır. Geçmişte farklı inanç sistemleri ile karşılaşan Türk topluluklarının çoğunluğu günümüzde Müslümandır. Bununla birlikte sayıları az da olsa Budizme, Yahudiliğe ve Hristiyanlığa mensup Türk toplulukları yanında geleneksel inanışlarını ve Şamanî geleneği sürdürenler de mevcuttur. Dünya böyle dönerken, siz Türkiye'de hâlâ Sünni, Alevî, Şafi... Mezheplerini mi tartışıyor, konuşuyorsunuz!
Ekleme Tarihi: 12 Haziran 2026 -Cuma

Atanı Tanımak Gurur Verir

Tarih, kendi defterine her şeyi yazar; zamanla okumak isteyene de sayfalarını çıkarır, açar ve "Seç, beğen istediğini al, oku!" der. Bu herkes için geçerlidir; ulus olarak da, din ya da topluluk olarak da...

Peki siz, tarihin çıkınını yıllar sonra açacak olsanız kendinize ne diye bakar ve kendinizi ne diye ararsınız? Örneğin ben, "Google" amcanın defterini açsam, "2022'nin Türkiye Cumhuriyeti ve Türkler" diye yazıp, çıkını karıştırıp arasam ne bulurum çok merak ederim.

Bu kavramlara din, medeniyet, kültür gibi ek kavramlar da eklersem, bambaşka sayfalar açılır. Siyasete hiç dokunmayayım. Örneğin din... Yani "Tarihte Türklerde Din" desen ne görürdüm? Bu günler gündem değişsin de ne olursa olsun kabilinden "Din, inanç, mezhep" pek moda olduğuna göre, Türklerin tarih boyunca kabul ettikleri dinlere şöyle bir göz atalım.

Yeryüzünde dinler dört ana grup altında toplanmıştır. Bunlar; Totemcilik, Ruhçuluk (animizm), Doğacılık ve Tanrısal Vahiy'dir. Totemcilik: Bir kabilenin ya da grubun, ataları olarak kabul ettikleri bitki, hayvan gibi varlıkları kutsal sayma ve tapınma biçimindeki inanıştır. Türkler, tarih boyunca yayıldıkları yerlerin toplumlarından da etkilenerek çeşitli din ve inançları benimsemişlerdir.

Efsanelerine bakınca, Türklerin TOTEM inancına sahip olduklarını gösteren kanıtlar bulunmaktadır. Türklerde tabiat kuvvetlerine inanç (yer-su inancı) ve atalar ruhuna inanç (atalar inancı) olduğu bilinmektedir. Türklerin tarihte en yaygın dinleri ise Gök Tanrı inancıdır.

Ayrıca İslam inancı öncesinde, Uygurlardan başlayarak Maniheizm ve Budizm dinlerini kabul etmişlerdir. Talas Savaşı'ndan sonra da kitleler halinde İslam dinine geçmişlerdir. Bunların yanı sıra Zerdüştlük, Hristiyanlık ve Musevilik dinini kabul eden Türkler de bulunmaktadır.

KISACA TÜRKLERİN KABUL ETTİKLERİ DİNLERİ ÖZETLEYECEK OLURSAK: Gök Tanrı inancı: İslam öncesi bütün Türk topluluklarınca kabul edilmiştir. Budizm: Bazı Uygur Türkleri tarafından kabul edilmiştir. Maniheizm: Bazı Uygur Türkleri tarafından kabul edilmiştir. Zerdüştlük: Batı Türkistan'daki bazı Türk grupları tarafından kabul edilmiştir.

Hristiyanlık: Doğu Avrupa'ya yerleşen Türkler tarafından kabul edilmiştir. Musevilik: Hazar Türkleri tarafından kabul edilmiştir. İslamiyet: Ön Asya'ya yerleşen en büyük kitle ile Orta Asya'da kalan önemli sayıdaki Türkler tarafından kabul edilmiştir.

TÜRKLERİN TARİH BOYUNCA BİRÇOK DİNİ KABUL ETMELERİNİN SEBEPLERİ İSE: Tek Tanrı inancını benimsemiş olmaları, diğer dinlere kolaylıkla geçebilmelerini sağlamıştır. Dinsel hoşgörünün mevcudiyeti ile diğer inanç ve düşüncelerin etkisine açıktırlar. Din ve mezhep savaşlarının olmaması, herkesin istediği dini benimsemesi olağan olduğundan başka dinlere kolayca geçişler sağlanabilmiştir (Bugün "Alevi-Sünni mi?" dediniz?).

Coğrafi konum itibarıyla gittikleri bölgelerdeki dinleri kolayca benimsemişlerdir. Ticari ilişkiler, Hazar ve Uygur Türklerinin din değiştirmelerinde etkili olmuştur. Siyasi baskıların sonucunda Doğu Avrupa'ya yerleşen Türkler, zamanla baskı altında kalarak Hristiyanlaşmışlardır. Geniş bir coğrafyada varlık göstermeleri, Türk topluluklarının farklı milletlerle, kültürlerle ve dinlerle temas kurmalarını sağlamıştır.

Budizm, Mecusilik, Musevilik (Yahudilik), Hristiyanlık, Maniheizm ve İslam, Türklerin karşılaştığı dinler arasında sayılmıştır. Türk boyları İslam’ı kabullerine kadar hiçbir dini, kalabalık kitleler halinde kabul etmemiştir.

Yeni karşılaştıkları dinleri kabulleri çoğu zaman sınırlı kalmıştır. Türklerin büyük çoğunluğu 10. yüzyıldan itibaren kitleler halinde İslam’ı benimseyerek bu dinde karar kılmıştır. Geçmişte farklı inanç sistemleri ile karşılaşan Türk topluluklarının çoğunluğu günümüzde Müslümandır.

Bununla birlikte sayıları az da olsa Budizme, Yahudiliğe ve Hristiyanlığa mensup Türk toplulukları yanında geleneksel inanışlarını ve Şamanî geleneği sürdürenler de mevcuttur. Dünya böyle dönerken, siz Türkiye'de hâlâ Sünni, Alevî, Şafi... Mezheplerini mi tartışıyor, konuşuyorsunuz!

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve habergalerisi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
startup ekosistemi, kura çek