Ve Kadınlar

Genel (İHA) - İhlas Haber Ajansı | 10.09.2018 - 19:55, Güncelleme: 10.09.2018 - 19:55 5472+ kez okundu.
 

Ve Kadınlar

VE KADINLAR  Günümüzdeki; “Kadın çalışmasın, evinde otursun” “Beş çocuk yapsın”, “Kahkaha atmasın, yalnız başına sokağa çıkmasın” “Aman saçının bir tek kılı görünmesin”… gibi kadını insan olarak göremeyen ve aşağılayan zihniyete karşılık, eski Mısır’da kadın ile erkeğin eşit haklara sahip olduğunu biliyor muydunuz?  O dönemde (M.Ö yaklaşık 3-4bin yıl önce) bir kadın mülk alıp satabilirdi... Meslek sahibi olma hakkı vardı… Kocasından önce boşanmak istediğini beyan edebilirdi… Yasalar karşısında kadın ile erkek her alanda eşit haklara sahipti… *** Hristiyanlığın Avrupa’da yayılması sonucu oluşan din devletleri erkek egemen bir toplum düzenine dayanıyordu… Genç kızların çoğu namuslu bir yaşam sürebilmek için ya dinsel gruplara katılmak ya da evlenmek zorundaydı… O denli ağır bir din baskısı vardı ki, kadınların cinsel organı erkeklerle kıyaslanıyor ve kadınlar “eksik” muamelesi görüyordu… Yetmezmiş gibi bir de “cadılık” kavramı yaratıldı… Kadın, doğayla uğraşır, değişik otlar toplar ve bunları kaynatarak büyü yapar düşüncesi hâkim kılındı… Kadının şeytanla iş birliği yaptığı düşüncesi yaygınlaştırıldı… “Cadı” kadının mağaralarda şeytan ile ayinler yaptığı iddia edildi… “Cadı Avları” başladı… Binlerce kadın canlı canlı yakıldı… (Sırf dünya dönüyor dedi diye Engizisyonun Galileo’ya verdiği cezayı anımsayın…) *** 1750’li yıllardaki sanayi devriminden sonra, üretim araçlarının sahibi olan burjuva sınıfı ile bu araçları ücret karşılığı kullanan işçi sınıfı doğmuştu… Kilise bu sanayi devrimine karşı direnemedi… Fransız devriminin de katkısıyla yeni bir yönetim sistemi doğmuştu… Bu yeni yönetim sisteminde din yoktu… Devletin dini olamazdı... Böylece dine dayalı devlet kavramı tarihe karıştı ve “Ulus Devlet” kavramı doğdu… Artık laik devletler iş başına gelmişti… *** Osmanlı’da kadını ikiye ayırmak mümkün… 1)Saray kadınları, 2)Diğer kadınlar… Saray kadınlarını da ikiye ayırmak mümkün sanırım… 1)Gözdeler, 2)Cariyeler Ama Osmanlı’da hangi kategoriye giren kadını ele alırsanız alın, aslında tümünün cariye gibi bir sınıfsal yapıya sahip olduğunu söylemek yanlış olmaz… Çünkü Osmanlı da tıpkı Ortaçağ Avrupa’sında olduğu gibi erkek-egemen bir toplum yapısına sahipti… Antik Mısır’da ölen bir firavunun karısı naip olarak ülkeyi yönetebilirken, Osmanlı’da padişah öldüğünde mutlaka erkek çocuk padişah olurdu… Osmanlı, her alanda olduğu gibi laiklik konusunda da batı dünyasının gerisinde kalmıştı… *** 19 Mayıs 1919… Mustafa Kemal diye bir ADAM… Osmanlı’nin çöküşüne dayanamamıştı… Kalktı Samsun’a çıktı… Kapitalizmden emperyalizme evrilmiş olan devletlerin Osmanlıyı yok etmek için ağzından akan suları, onlara geri içirecekti… İçirdi… Atatürk’ün, Büyük Zafer’den sonra giriştiği devrimlerin başında kadın hakları gelir… Kadın-erkek eşitliği… Seçme-seçilme hakkı… İlk kadın pilot… İlk kadın yargıç… İlk kadın belediye başkanı… İlk kadın Milletvekili… Türk kadını insanlık tarihinde hak ettiği yeri, gerçek değerini bulmuştu… Atatürk’ün şu sözü her Türk kadınının beynine kazıması gereken bir sözdür: “Ey kahraman Türk kadını, sen yerde sürüklenmeye değil, omuzlar üstünde yükselmeye layıksın”                                     *** Yazımızı Nazım Hikmet’in Kuvay-ı Milliye Destanı’ndan bir alıntı ile noktalayalım… Ve kadınlar, Bizim kadınlarımız: Korkunç ve mübarek elleri, İnce, küçük çeneleri, kocaman gözleriyle Anamız, avradımız, yârimiz Ve sanki hiç yaşamamış gibi ölen Ve soframızdaki yeri Öküzümüzden sonra gelen Ve dağlara kaçırıp uğrunda hapis yattığımız Ve ekinde, tütünde, odunda ve pazardaki Ve karasabana koşulan Ve ağıllarda Işıltısında yere saplı bıçakların Oynak, ağır kalçaları ve zilleriyle bizim olan Kadınlar, Bizim kadınlarımız… *** Kadınlar dünyamızın yarısından bir fazladır… Onlar anamızdır, avradımızdır, yârimizdir… Onlar baş tacımızdır…   Sevgiyle kalın… Filizay Twitter: @yaziIif_
VE KADINLAR  Günümüzdeki; “Kadın çalışmasın, evinde otursun” “Beş çocuk yapsın”, “Kahkaha atmasın, yalnız başına sokağa çıkmasın” “Aman saçının bir tek kılı görünmesin”… gibi kadını insan olarak göremeyen ve aşağılayan zihniyete karşılık, eski Mısır’da kadın ile erkeğin eşit haklara sahip olduğunu biliyor muydunuz?  O dönemde (M.Ö yaklaşık 3-4bin yıl önce) bir kadın mülk alıp satabilirdi... Meslek sahibi olma hakkı vardı… Kocasından önce boşanmak istediğini beyan edebilirdi… Yasalar karşısında kadın ile erkek her alanda eşit haklara sahipti… *** Hristiyanlığın Avrupa’da yayılması sonucu oluşan din devletleri erkek egemen bir toplum düzenine dayanıyordu… Genç kızların çoğu namuslu bir yaşam sürebilmek için ya dinsel gruplara katılmak ya da evlenmek zorundaydı… O denli ağır bir din baskısı vardı ki, kadınların cinsel organı erkeklerle kıyaslanıyor ve kadınlar “eksik” muamelesi görüyordu…

Yetmezmiş gibi bir de “cadılık” kavramı yaratıldı…

Kadın, doğayla uğraşır, değişik otlar toplar ve bunları kaynatarak büyü yapar düşüncesi hâkim kılındı… Kadının şeytanla iş birliği yaptığı düşüncesi yaygınlaştırıldı… “Cadı” kadının mağaralarda şeytan ile ayinler yaptığı iddia edildi… “Cadı Avları” başladı… Binlerce kadın canlı canlı yakıldı… (Sırf dünya dönüyor dedi diye Engizisyonun Galileo’ya verdiği cezayı anımsayın…) *** 1750’li yıllardaki sanayi devriminden sonra, üretim araçlarının sahibi olan burjuva sınıfı ile bu araçları ücret karşılığı kullanan işçi sınıfı doğmuştu… Kilise bu sanayi devrimine karşı direnemedi… Fransız devriminin de katkısıyla yeni bir yönetim sistemi doğmuştu… Bu yeni yönetim sisteminde din yoktu… Devletin dini olamazdı... Böylece dine dayalı devlet kavramı tarihe karıştı ve “Ulus Devlet” kavramı doğdu… Artık laik devletler iş başına gelmişti… ***

Osmanlı’da kadını ikiye ayırmak mümkün…

1)Saray kadınları, 2)Diğer kadınlar… Saray kadınlarını da ikiye ayırmak mümkün sanırım… 1)Gözdeler, 2)Cariyeler Ama Osmanlı’da hangi kategoriye giren kadını ele alırsanız alın, aslında tümünün cariye gibi bir sınıfsal yapıya sahip olduğunu söylemek yanlış olmaz… Çünkü Osmanlı da tıpkı Ortaçağ Avrupa’sında olduğu gibi erkek-egemen bir toplum yapısına sahipti… Antik Mısır’da ölen bir firavunun karısı naip olarak ülkeyi yönetebilirken, Osmanlı’da padişah öldüğünde mutlaka erkek çocuk padişah olurdu… Osmanlı, her alanda olduğu gibi laiklik konusunda da batı dünyasının gerisinde kalmıştı… *** 19 Mayıs 1919… Mustafa Kemal diye bir ADAM… Osmanlı’nin çöküşüne dayanamamıştı… Kalktı Samsun’a çıktı… Kapitalizmden emperyalizme evrilmiş olan devletlerin Osmanlıyı yok etmek için ağzından akan suları, onlara geri içirecekti… İçirdi… Atatürk’ün, Büyük Zafer’den sonra giriştiği devrimlerin başında kadın hakları gelir… Kadın-erkek eşitliği… Seçme-seçilme hakkı… İlk kadın pilot… İlk kadın yargıç… İlk kadın belediye başkanı… İlk kadın Milletvekili… Türk kadını insanlık tarihinde hak ettiği yeri, gerçek değerini bulmuştu… Atatürk’ün şu sözü her Türk kadınının beynine kazıması gereken bir sözdür: “Ey kahraman Türk kadını, sen yerde sürüklenmeye değil, omuzlar üstünde yükselmeye layıksın”                                     *** Yazımızı Nazım Hikmet’in Kuvay-ı Milliye Destanı’ndan bir alıntı ile noktalayalım… Ve kadınlar, Bizim kadınlarımız: Korkunç ve mübarek elleri, İnce, küçük çeneleri, kocaman gözleriyle Anamız, avradımız, yârimiz Ve sanki hiç yaşamamış gibi ölen Ve soframızdaki yeri Öküzümüzden sonra gelen Ve dağlara kaçırıp uğrunda hapis yattığımız Ve ekinde, tütünde, odunda ve pazardaki Ve karasabana koşulan Ve ağıllarda Işıltısında yere saplı bıçakların Oynak, ağır kalçaları ve zilleriyle bizim olan Kadınlar, Bizim kadınlarımız… *** Kadınlar dünyamızın yarısından bir fazladır… Onlar anamızdır, avradımızdır, yârimizdir… Onlar baş tacımızdır…   Sevgiyle kalın… Filizay Twitter: @yaziIif_
Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve habergalerisi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
startup ekosistemi, mide balonu, evden eve nakliyat