Sirkeci

Yazarlar 07.11.2019 - 01:26, Güncelleme: 03.05.2024 - 23:21 26279+ kez okundu.
 

Sirkeci

Ertuğrul Filizay köşe yazısı.
Sirkeci Bundan önceki yazım Haydarpaşa Gar’ı üzerineydi… Henüz ihale yapılmamıştı… Yazı şu sözlerle bitiyordu: “Özetle ihaleyi ya özel sektör kazanacak ve tarihi Haydarpaşa Gar’ı bir rant merkezi olacak… Ya da İBB kazanacak ve 16 milyon insan için bir kültür ve sanat merkezi olacak… Dileriz rant değil sanat kazanır…”   Dostlara şenlik bir ihale yapıldı ve bu iki Gar’ımız ranta teslim edildi… Bildiğiniz gibi İBB hemen ihaleyi iptal davası açtı ve ilgililer hakkında suç duyurusunda bulundu…                                       *** İhaleden sonra Sirkeci Gar’ına haksızlık ettiğimi düşündüm… Çünkü Sirkeci Gar’ı da en az Haydarpaşa Gar’ı kadar tarih kokan, hatta Haydarpaşa Gar’ından 20 yıl kadar önce inşa edilmiş bir yapı...   1850’li yıllardan itibaren emperyalistler deniz taşımacılığının yanında demiryolunu da kullanmaya, sömürgelerinden elde ettikleri ürünleri bu yolla da ülkelerine nakletmeye başlamışlardı… Almanlarla çok yakın ilişkide olan Osmanlı devleti bu hevesle, Avrupa’ya açılan bir demiryolu arzuluyordu… Küçükçekmece, Yeşilköy, Bakırköy ve Yedikule hatları işletmeye açıldı… Ne var ki kullanıcılar hattın bir ticaret merkezi olan Sirkeci’ye dek uzatılmasını istiyorlardı… Sultan Abdülaziz, Topkapı Sarayı’nın bahçesinden geçmesini de göze alarak hattın Sirkeci’ye dek uzatılmasına karar verdi…   Sirkeci, hattın bittiği son nokta olacaktı ve buraya bir Gar gerekiyordu… Gar binasının yapımına, 1888’de başlandı…1200 metrekarelik bir alan üzerine inşa edilen Sirkeci Gar’ının projesi Prusya’lı mimar Friedrich Jachmund’a verildi… Gar binası, demiryolu ile deniz arasında, denize paralel olarak, orta ve iki ucu ikişer katlı, dar ve uzun bir dikdörtgen blok olarak tasarlanmıştı… Yapının yüzeylerinde granit, beyaz mermer ve Marsilya’dan getirtilmiş tuğlalar kullanılmıştı.  Sobalarla ısıtılan bekleme salonları, üç lokanta ve bir açık hava birahanesi vardı… Garın lokantası 1950’li ve 60’lı yıllarda tanınmış yazar, gazeteci ve sanatçıların buluşma noktasıydı…                                      *** Haydarpaşa ve Sirkeci garları, hem dönemin mimari anlayışı, hem de geçmişte yüklendikleri ulaşım işlevleri bakımından çok önemli yapılardır… Birçok ülkede bu tür yapılar ranta açılmamış, tam tersine müze haline getirilmiştir…  Peki, bizde neler oluyor? Müze yapmak şöyle dursun, bu iki tarihi binamız, adrese teslim bir ihale ile adı sanı duyulmamış bir yandaşa verilerek rant kapısının yolu açıldı… Üstelik bunu yapanlar, görünüşte Osmanlı’cılık oynayan ve tarihimize sahip çıkması gerekirken rantı tarihimize tercih edenlerden başkası değil… Belki daha da üzücü olan nokta bu… Yine de inancım odur ki, Türk yargısı kamu vicdanını tatmin eden bir karar verecek ve bu iki tarihi binamızı birer kültür merkezi yapılmak üzere gerçek sahibine, 16 milyon İstanbul’luya teslim edecektir… Ertuğrul Filizay Twitter @ErtugrulFilizay
Ertuğrul Filizay köşe yazısı.

Sirkeci Bundan önceki yazım Haydarpaşa Gar’ı üzerineydi… Henüz ihale yapılmamıştı… Yazı şu sözlerle bitiyordu: Özetle ihaleyi ya özel sektör kazanacak ve tarihi Haydarpaşa Gar’ı bir rant merkezi olacak… Ya da İBB kazanacak ve 16 milyon insan için bir kültür ve sanat merkezi olacak… Dileriz rant değil sanat kazanır…”   Dostlara şenlik bir ihale yapıldı ve bu iki Gar’ımız ranta teslim edildi… Bildiğiniz gibi İBB hemen ihaleyi iptal davası açtı ve ilgililer hakkında suç duyurusunda bulundu…

                                      ***

İhaleden sonra Sirkeci Gar’ına haksızlık ettiğimi düşündüm… Çünkü Sirkeci Gar’ı da en az Haydarpaşa Gar’ı kadar tarih kokan, hatta Haydarpaşa Gar’ından 20 yıl kadar önce inşa edilmiş bir yapı...   1850’li yıllardan itibaren emperyalistler deniz taşımacılığının yanında demiryolunu da kullanmaya, sömürgelerinden elde ettikleri ürünleri bu yolla da ülkelerine nakletmeye başlamışlardı… Almanlarla çok yakın ilişkide olan Osmanlı devleti bu hevesle, Avrupa’ya açılan bir demiryolu arzuluyordu… Küçükçekmece, Yeşilköy, Bakırköy ve Yedikule hatları işletmeye açıldı… Ne var ki kullanıcılar hattın bir ticaret merkezi olan Sirkeci’ye dek uzatılmasını istiyorlardı… Sultan Abdülaziz, Topkapı Sarayı’nın bahçesinden geçmesini de göze alarak hattın Sirkeci’ye dek uzatılmasına karar verdi…  

Sirkeci, hattın bittiği son nokta olacaktı ve buraya bir Gar gerekiyordu…

Gar binasının yapımına, 1888’de başlandı…1200 metrekarelik bir alan üzerine inşa edilen Sirkeci Gar’ının projesi Prusya’lı mimar Friedrich Jachmund’a verildi… Gar binası, demiryolu ile deniz arasında, denize paralel olarak, orta ve iki ucu ikişer katlı, dar ve uzun bir dikdörtgen blok olarak tasarlanmıştı… Yapının yüzeylerinde granit, beyaz mermer ve Marsilya’dan getirtilmiş tuğlalar kullanılmıştı.  Sobalarla ısıtılan bekleme salonları, üç lokanta ve bir açık hava birahanesi vardı… Garın lokantası 1950’li ve 60’lı yıllarda tanınmış yazar, gazeteci ve sanatçıların buluşma noktasıydı…

                                     ***

Haydarpaşa ve Sirkeci garları, hem dönemin mimari anlayışı, hem de geçmişte yüklendikleri ulaşım işlevleri bakımından çok önemli yapılardır… Birçok ülkede bu tür yapılar ranta açılmamış, tam tersine müze haline getirilmiştir…  Peki, bizde neler oluyor? Müze yapmak şöyle dursun, bu iki tarihi binamız, adrese teslim bir ihale ile adı sanı duyulmamış bir yandaşa verilerek rant kapısının yolu açıldı… Üstelik bunu yapanlar, görünüşte Osmanlı’cılık oynayan ve tarihimize sahip çıkması gerekirken rantı tarihimize tercih edenlerden başkası değil… Belki daha da üzücü olan nokta bu… Yine de inancım odur ki, Türk yargısı kamu vicdanını tatmin eden bir karar verecek ve bu iki tarihi binamızı birer kültür merkezi yapılmak üzere gerçek sahibine, 16 milyon İstanbul’luya teslim edecektir…

Ertuğrul Filizay Twitter @ErtugrulFilizay

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve habergalerisi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
startup ekosistemi, mide balonu, evden eve nakliyat