Milli Andımız, Tarım, Eğitim

Yaşam (İHA) - İhlas Haber Ajansı | 18.03.2021 - 03:41, Güncelleme: 18.03.2021 - 03:41 6921+ kez okundu.
 

Milli Andımız, Tarım, Eğitim

Bizi biz yapan insanlar, değerler vardır hayatta. Tam da bu sebeple; bizi devlet yapan, millet olarak bir araya getiren, bize yurt kuran Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK ve silah arkadaşlarına, vatan için can vermiş tüm şehitlerimize minnet duygularımı ifade ederek yazıma başlamak istiyorum. Ülke gündeminde yer alan ve öncelik gerektiren konuları, üç madde de ele almak gerektiğini düşündüm. 1- Milli Andımız ve devlet  madalyalarında ATATÜRK kabartması kimleri rahatsız etmiştir? '' 2- Dünyada milliyetçilik yükselirken, sağlıklı beslenme adına tarım sektörüne devlet desteği verilirken, bizde durum nedir? 3- Dünya ülkelerinde, eğitime en öncelikli yatırım yapılırken biz neler yapıyoruz? Devletimiz; Türkiye Cumhuriyeti Devleti'dir. Vatandaşlık hakkına sahip bireylerinin toplamı da Türk Milleti olarak adlandırılır. Hal böyle iken, Türk olduğumuzu ifade edilen  milli andımızı okumanın neresi yanlış oluyor ve yasaklanıyor? Devletimizde etnik kimlik kimsenin derdi olmamıştır. Özellikle Trakya buna çok güzel örnektir. Kozmopolit bir yapıya sahip Trakya'da kimse kimsenin etnik kimliğini irdelemez. Ülkemizde dileyen dilediği kimliğini evinde yaşıyor zaten. Devletin resmi dilinden, kimliğinden rahatsızlık olmaz. Bu rahatsızlık eyalet sistemine göz kırpmaksa, millet olarak bütünlüğümüzü zedelemek olur. Dil ve kimlik devlet olmanın gereğidir. Ve ülkemiz Türkiye, dilimiz Türkçe, kurucu önderimiz Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK'tür. Elbette madalyalarda yer alması çok doğru ve olması gerekendir. Sınırlarımız; emperyal ülkeleri dize getirerek yapılan Kurtuluş Savaşı ile çizilmiştir. Bunu Papa kafası üzerinden değil, İsa gelse Musa gelse harita ile değiştirmek mümkün değildir. Ulus kavramı bu ülkenin temelinde, anayasasının ilk dört maddesinde değiştirilemez, değiştirilmesi teklif dahi edilemez ibaresi ile koruma altına alınmıştır. Salgın hastalık göstermiştir ki; insanoğlunun en önceliği gıda ve su ihtiyacıdır. Gıda, temiz su kaynakları ve enerji stratejik özelliğe sahip konulardır. Bitkisel üretimde verimlilik açısından  bakıldığında Trakya'da geçtiğimiz yıllarda, özellikle ayçiçeği, buğday ve çeltik veriminin dünya ortalamasından fazla, hatta bazı gelişmiş ülkeler düzeyinden de yüksek olduğu görülmekteydi. Bugün ise o verimli topraklar üzerinde Organize Sanayi Bölgeleri yükselmekte ve çevreyi telef etmektedirler. Sanayileşme kalkınma için  elbette gereklidir. Çevre koşulları ve tarım arazileri korunmak şartıyla sanayileşme olmalıdır. Trakya'nın bir Ergene kirliliği gerçeği vardır ki yıllardır temizlenecek vaadleri ile yöre halkı bekleyip durmaktadır. Çorlu ve Çerkezköy civarları denetimsiz filtresiz sanayi kuruluşları ile çevreyi ciddi anlamda zehirlemekte ve sağlık sorunlarına yol açmaktadır. 90'lı yılların başlarından günümüze dek artarak yayılan sanayileşme sonunda tarım arazilerinin canına okumuş ve dünya üretiminde en iyi düzeyde olduğumuz ayçiçek yağını dahi geçtiğimiz hafta dışardan ithal ederek, ülke ihtiyacı karşılanmak zorunda kalınmıştır. Bu durum, Türk tarımı açısından çok üzücü ve çok düşündürücüdür.    Gelelim Eğitim konusuna: Eğitim demokrasi ve modern toplumun temel taşıdır. Eğitim kalitesi yüksek uluslar dünya üzerinde, özellikle teknolojik alanında söz sahibi olurlar. Son yıllarda; o sınav sisteminden bu sınav sistemine geçilerek, kaliteli eğitim formülleri aranırken çocuklarında ailelerinde feleği şaştı. Çocuklar ve aileler bu keşmekeş içinde boğuşurken salgın hastalık erdi. Ne yazık ki eğitimi çok olumsuz etkiledi. ''İki yıl kayıp'' diyenler var. Bu süreç daha ne kadar sürecek, ne yazık ki henüz belli değil. Eğitim konusu gıda ve su gibi önem arz eden konudur. Bir ulus ne kadar iyi eğitilirse, günümüz dünyasının zor koşulları ile baş etmek için donanımlı olacaktır. Bu donanım ülkemizin acil gereksinimidir. Bu başlıklar zaman zaman yazılarıma tekrar konu olmaya devam edecek. Yazımı sonlandırmadan evvel, yapıcı eleştirileri ve konu içeriği olarak önerilerinizi beklediğimi ifade ederek tüm okurlarıma saygılarımla esenlikler diliyorum. Müzehher Dinçer Aycan
Bizi biz yapan insanlar, değerler vardır hayatta. Tam da bu sebeple; bizi devlet yapan, millet olarak bir araya getiren, bize yurt kuran Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK ve silah arkadaşlarına, vatan için can vermiş tüm şehitlerimize minnet duygularımı ifade ederek yazıma başlamak istiyorum. Ülke gündeminde yer alan ve öncelik gerektiren konuları, üç madde de ele almak gerektiğini düşündüm. 1- Milli Andımız ve devlet  madalyalarında ATATÜRK kabartması kimleri rahatsız etmiştir? '' 2- Dünyada milliyetçilik yükselirken, sağlıklı beslenme adına tarım sektörüne devlet desteği verilirken, bizde durum nedir? 3- Dünya ülkelerinde, eğitime en öncelikli yatırım yapılırken biz neler yapıyoruz? Devletimiz; Türkiye Cumhuriyeti Devleti'dir. Vatandaşlık hakkına sahip bireylerinin toplamı da Türk Milleti olarak adlandırılır. Hal böyle iken, Türk olduğumuzu ifade edilen  milli andımızı okumanın neresi yanlış oluyor ve yasaklanıyor? Devletimizde etnik kimlik kimsenin derdi olmamıştır. Özellikle Trakya buna çok güzel örnektir. Kozmopolit bir yapıya sahip Trakya'da kimse kimsenin etnik kimliğini irdelemez. Ülkemizde dileyen dilediği kimliğini evinde yaşıyor zaten. Devletin resmi dilinden, kimliğinden rahatsızlık olmaz. Bu rahatsızlık eyalet sistemine göz kırpmaksa, millet olarak bütünlüğümüzü zedelemek olur. Dil ve kimlik devlet olmanın gereğidir. Ve ülkemiz Türkiye, dilimiz Türkçe, kurucu önderimiz Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK'tür. Elbette madalyalarda yer alması çok doğru ve olması gerekendir. Sınırlarımız; emperyal ülkeleri dize getirerek yapılan Kurtuluş Savaşı ile çizilmiştir. Bunu Papa kafası üzerinden değil, İsa gelse Musa gelse harita ile değiştirmek mümkün değildir. Ulus kavramı bu ülkenin temelinde, anayasasının ilk dört maddesinde değiştirilemez, değiştirilmesi teklif dahi edilemez ibaresi ile koruma altına alınmıştır. Salgın hastalık göstermiştir ki; insanoğlunun en önceliği gıda ve su ihtiyacıdır. Gıda, temiz su kaynakları ve enerji stratejik özelliğe sahip konulardır. Bitkisel üretimde verimlilik açısından  bakıldığında Trakya'da geçtiğimiz yıllarda, özellikle ayçiçeği, buğday ve çeltik veriminin dünya ortalamasından fazla, hatta bazı gelişmiş ülkeler düzeyinden de yüksek olduğu görülmekteydi. Bugün ise o verimli topraklar üzerinde Organize Sanayi Bölgeleri yükselmekte ve çevreyi telef etmektedirler. Sanayileşme kalkınma için  elbette gereklidir. Çevre koşulları ve tarım arazileri korunmak şartıyla sanayileşme olmalıdır. Trakya'nın bir Ergene kirliliği gerçeği vardır ki yıllardır temizlenecek vaadleri ile yöre halkı bekleyip durmaktadır. Çorlu ve Çerkezköy civarları denetimsiz filtresiz sanayi kuruluşları ile çevreyi ciddi anlamda zehirlemekte ve sağlık sorunlarına yol açmaktadır. 90'lı yılların başlarından günümüze dek artarak yayılan sanayileşme sonunda tarım arazilerinin canına okumuş ve dünya üretiminde en iyi düzeyde olduğumuz ayçiçek yağını dahi geçtiğimiz hafta dışardan ithal ederek, ülke ihtiyacı karşılanmak zorunda kalınmıştır. Bu durum, Türk tarımı açısından çok üzücü ve çok düşündürücüdür.

   Gelelim Eğitim konusuna:

Eğitim demokrasi ve modern toplumun temel taşıdır. Eğitim kalitesi yüksek uluslar dünya üzerinde, özellikle teknolojik alanında söz sahibi olurlar. Son yıllarda; o sınav sisteminden bu sınav sistemine geçilerek, kaliteli eğitim formülleri aranırken çocuklarında ailelerinde feleği şaştı. Çocuklar ve aileler bu keşmekeş içinde boğuşurken salgın hastalık erdi. Ne yazık ki eğitimi çok olumsuz etkiledi. ''İki yıl kayıp'' diyenler var. Bu süreç daha ne kadar sürecek, ne yazık ki henüz belli değil. Eğitim konusu gıda ve su gibi önem arz eden konudur. Bir ulus ne kadar iyi eğitilirse, günümüz dünyasının zor koşulları ile baş etmek için donanımlı olacaktır. Bu donanım ülkemizin acil gereksinimidir. Bu başlıklar zaman zaman yazılarıma tekrar konu olmaya devam edecek. Yazımı sonlandırmadan evvel, yapıcı eleştirileri ve konu içeriği olarak önerilerinizi beklediğimi ifade ederek tüm okurlarıma saygılarımla esenlikler diliyorum. Müzehher Dinçer Aycan
Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve habergalerisi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
startup ekosistemi, evden eve nakliyat