Merak Edilen O Sorunun Cevabı
Yazarlar
30.04.2019 - 21:01, Güncelleme:
10.01.2026 - 15:39 6801+ kez okundu.
Merak Edilen O Sorunun Cevabı
Anayasa, hak, hukuk ve kanun tanımaz bir toplum haline geldiğimiz aşikar.
Merak Edilen O Sorunun Cevabı
Ve...
İnsanı çileden çıkartan en saçma soru:
Biz bu hale nasıl geldik?
Spikeri, gazetecisi, yazarı, şairi, bunu soruyor.
Akademisyeni, okuru, cahili bunu soruyor
Köylüsü, kentlisi, imamı, muhtarı bunu soruyor.
Esnafı, işcisi, memuru, ev hanımı bunu soruyor.
Oysa bu sorunun cevabını yediden yetmişe herkes biliyor
Amaç: Hiç bir şeyin farkında değilmiş gibi davranmak
Amaç: Kendisini bir dahi, karşısındakini ise geri zekalı yerine koymak
Amaç: Sinsi bir şekilde davranarak hiçbir şekilde risk üstlenmemek
Argo tabiri ile
APTALA YATMAK
En masum ifade ile "Bitkisel hayatta yaşamak...
Herkes biliyor ki;
Bu ülkede adına "destan" denilen ve yüzlerce masum vatandaşımızın ölümüne, sayısı belli olmayan askerimizin katledilmesine sebep olan bir 15 Temmuz faciası yaşandı.
İktidardan başka hiç kimse o gün tam olarak ne olup bittiğini ve o gece nelerin yaşandığını bilmiyor.
Bilinen tek şey, Türk Silahlı Kuvvetlerinin içine sızmış olan komuta kademesindeki cemaatçi erbaş ve subayların demokrasi karşıtı bir eylemde bulunmaları.
Hikmeti ilahisi sorulmaz ama ülkeyi yöneten siyasi erkin başındaki kişi kendisine sıkı sıkıya bağlı ulusal yayınlar yapan 25 Televizyon kanalını es geçti ve o tarihte muhalifi olan bir televizyon haber kanalından halkı demokrasi ve hukuk adına sokaklara davet etti.
Halkımıza yapılan bu davetin ülkemizin istiklali için mi, yoksa siyasetcinin istikbali için mi yapıldığı konusu ise bugün bile hummalı bir tartışma konusudur.
Her neyse...
Demokrasi ve hukuka inanan...
Laik Cumhuriyet ve onun değerlerini kutsal sayan herkes ellerine ay yıldızlı bayrakları aldı ve sokaklara çıktı.
Amma velakin sokağa çıkanlar arasında;
Şeriatı savunan demokrasi ve cumhuriyet düşmanı oluşumların Allah diyerek her türlü iğrençliği yapan teröristleri de vardı.
Bir gün önce Fethullah Gülen cemaatinin hücre evlerinde maklube yedikten sonra, liderlerinin salyalı mendillerini yalayarak çok şükür diyen abiler ve ablalar da vardı
Katlettiği Türk askerinin başucunda oturarak bozkurt işareti ile kameralara poz veren mafya oğlanları da vardı.
İnek hırsızı Osman Dayılar ve "Benim eşim Belediyede çalışıyor. CHP li yeni başkana hizmet edemez" diyen bankamatik memuru parazitler de vardı.
Mafya babası, hırsız, sapık, uyuşturucu müptelası, şizofreni, psikopat ruh hastası yaratıklar da vardı.
Hayatı boyunca 3 tekerlekli bisiklete dahi binmemiş, Ehliyeti olmayan, araç kullanmasını bilmeyen ama kamyon ile darbe bastırmaya gittiği iddia edilerek siyasi erk tarafından bir kahraman olarak vitrine konulmaya çalışılan sahtekarlar da vardı.
Peki ne oldu?
696 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname:
"darbe girişimi ve girişimin devamı niteliğindeki eylemler’e müdahale eden sivillerin cezai sorumluluğu doğmayacaktır" denildi.
Sonuç:
Şimdi bu yobazlara yasadan, haktan, hukuktan adaletten bahsedemezsiniz.
Şimdi bu parazitlere Türkiye Cumhuriyeti laik ve demokratik bir devlettir diyemezsiniz.
Şimdi bu yaratıklardan demokrasiyi anlamasını, kanunlara uymasını bekleyemez, kan kokusunu almış, kanı tatmış bu köpek balıklarına Anayasadan, insan haklarından bahsedemezsiniz.
Bu kan emicilerin hastalıklı beyinlerinde kendilerine özgü bir hukuku
Sapık düşünceler vucud bulmuş bir adalet anlayışı
Terör odaklı bir yönetim biçimi var.
Bugün iktidara sadık olduklarına ise kimse ama hiç kimse aldanmasın ve güvenmesin. İlk fırsatta saldıracakları güç kendilerini yaratan ve yaşatanlar olacaktır.
Biz bu hale nasıl geldik sorusunun cevabıdır.
Başka sorusu olan?
Sevgilerimle
Temel Sağıroğlu
Anayasa, hak, hukuk ve kanun tanımaz bir toplum haline geldiğimiz aşikar.
Merak Edilen O Sorunun Cevabı
Ve...
İnsanı çileden çıkartan en saçma soru:
Biz bu hale nasıl geldik?
Spikeri, gazetecisi, yazarı, şairi, bunu soruyor.
Akademisyeni, okuru, cahili bunu soruyor
Köylüsü, kentlisi, imamı, muhtarı bunu soruyor.
Esnafı, işcisi, memuru, ev hanımı bunu soruyor.
Oysa bu sorunun cevabını yediden yetmişe herkes biliyor
Amaç: Hiç bir şeyin farkında değilmiş gibi davranmak
Amaç: Kendisini bir dahi, karşısındakini ise geri zekalı yerine koymak
Amaç: Sinsi bir şekilde davranarak hiçbir şekilde risk üstlenmemek
Argo tabiri ile
APTALA YATMAK
En masum ifade ile "Bitkisel hayatta yaşamak...
Herkes biliyor ki;
Bu ülkede adına "destan" denilen ve yüzlerce masum vatandaşımızın ölümüne, sayısı belli olmayan askerimizin katledilmesine sebep olan bir 15 Temmuz faciası yaşandı.
İktidardan başka hiç kimse o gün tam olarak ne olup bittiğini ve o gece nelerin yaşandığını bilmiyor.
Bilinen tek şey, Türk Silahlı Kuvvetlerinin içine sızmış olan komuta kademesindeki cemaatçi erbaş ve subayların demokrasi karşıtı bir eylemde bulunmaları.
Hikmeti ilahisi sorulmaz ama ülkeyi yöneten siyasi erkin başındaki kişi kendisine sıkı sıkıya bağlı ulusal yayınlar yapan 25 Televizyon kanalını es geçti ve o tarihte muhalifi olan bir televizyon haber kanalından halkı demokrasi ve hukuk adına sokaklara davet etti.
Halkımıza yapılan bu davetin ülkemizin istiklali için mi, yoksa siyasetcinin istikbali için mi yapıldığı konusu ise bugün bile hummalı bir tartışma konusudur.
Her neyse...
Demokrasi ve hukuka inanan...
Laik Cumhuriyet ve onun değerlerini kutsal sayan herkes ellerine ay yıldızlı bayrakları aldı ve sokaklara çıktı.
Amma velakin sokağa çıkanlar arasında;
Şeriatı savunan demokrasi ve cumhuriyet düşmanı oluşumların Allah diyerek her türlü iğrençliği yapan teröristleri de vardı.
Bir gün önce Fethullah Gülen cemaatinin hücre evlerinde maklube yedikten sonra, liderlerinin salyalı mendillerini yalayarak çok şükür diyen abiler ve ablalar da vardı
Katlettiği Türk askerinin başucunda oturarak bozkurt işareti ile kameralara poz veren mafya oğlanları da vardı.
İnek hırsızı Osman Dayılar ve "Benim eşim Belediyede çalışıyor. CHP li yeni başkana hizmet edemez" diyen bankamatik memuru parazitler de vardı.
Mafya babası, hırsız, sapık, uyuşturucu müptelası, şizofreni, psikopat ruh hastası yaratıklar da vardı.
Hayatı boyunca 3 tekerlekli bisiklete dahi binmemiş, Ehliyeti olmayan, araç kullanmasını bilmeyen ama kamyon ile darbe bastırmaya gittiği iddia edilerek siyasi erk tarafından bir kahraman olarak vitrine konulmaya çalışılan sahtekarlar da vardı.
Peki ne oldu?
696 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname:
"darbe girişimi ve girişimin devamı niteliğindeki eylemler’e müdahale eden sivillerin cezai sorumluluğu doğmayacaktır" denildi.
Sonuç:
Şimdi bu yobazlara yasadan, haktan, hukuktan adaletten bahsedemezsiniz.
Şimdi bu parazitlere Türkiye Cumhuriyeti laik ve demokratik bir devlettir diyemezsiniz.
Şimdi bu yaratıklardan demokrasiyi anlamasını, kanunlara uymasını bekleyemez, kan kokusunu almış, kanı tatmış bu köpek balıklarına Anayasadan, insan haklarından bahsedemezsiniz.
Bu kan emicilerin hastalıklı beyinlerinde kendilerine özgü bir hukuku
Sapık düşünceler vucud bulmuş bir adalet anlayışı
Terör odaklı bir yönetim biçimi var.
Bugün iktidara sadık olduklarına ise kimse ama hiç kimse aldanmasın ve güvenmesin. İlk fırsatta saldıracakları güç kendilerini yaratan ve yaşatanlar olacaktır.
Biz bu hale nasıl geldik sorusunun cevabıdır.
Başka sorusu olan?
Sevgilerimle
Temel Sağıroğlu
Hibya Haber Ajansı (HHA), Beyaz Haber Ajansı (BHA), Igfa Haber Ajansı (IGF) ve diğer ajanslar tarafından eklenen tüm haberler, sitemizin editörlerinin müdahalesi olmadan ajans kanallarından çekilmektedir. Bu haberlerde yer alan hukuki muhataplar haberi geçen ajanslar olup sitemizin hiç bir editörü sorumlu tutulamaz...
Habere ifade bırak !
Bu habere hiç ifade kullanılmamış ilk ifadeyi siz kullanın.
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları
(0)
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.