Hırs 28 Bölüm
Hırs 28 Bölüm
Hırs 28 Bölüm Gregory Meg'den öğrendiklerini anlatmak için İsabel'i aradı, Veronica İsabel'in evde olmadığını Vento ile O'nun evine gittiğini söyledi.
Scotland Yard'ı aradıktan sonra Gregory eve uğramadan hızlıca Vento'ya gitmeye karar verdi. Otomobilini daha önce hiç kullanmadığından daha hızlı kullanıyordu. Eve doğru giderken uçurumun olduğu yerde ışık gördü. Bir otomobil farına benziyordu. Hemen o yöne doğru gitti, yaklaştıkça yavaşladı, farlarını söndürdü, dikkat çekmek istemiyordu. Otomobili durdurup yavaşça indi, farları açık olan otomobilde Alfred vardı, gözlerini Vento'dan ayırmıyordu. Gregory'i fark etmedi. Sessizce yanlarına doğru yürüdü, bir ağacın arkasına gizlenip, beklemeye başladı. İsabel huzursuz görünüyordu, korktuğu belliydi. - Kaç kişiyi öldürdün Vento, sadece para için mi? - Sayısından sana ne… - Hırs Tanrının birinci yasağıdır. Ama onun bile affı var, biliyorsun. Tanrı affedici.. - Kes sesini… Sürekli zırvalıyorsun… Benim hayatımdan sana ne… Senin gibiler ne anlar… Neyi hak ettin… Tanrı için ne yaptın? Hep öğütler verirsiniz, dua edersiniz… Zaten her şeye sahipken durmadan Tanrının kafasını şişirirsiniz, açlık için dua edersiniz, sabah öğle akşam mükellef sofralarda şişersiniz. Kumar günah dersiniz büyük çiftliklerinizde atlar besler onları yarıştırırsınız. En büyük evlerde yaşar, en pahallı mücevherleri takar, Paris'ten giyinirsiniz. Ahkam kesmek kolay… En kolayı… - Yanlış düşünüyorsun Vento…
- Kes sesini…
Vento ayağa kalktı, şişeden kalan şarabın tamamını içip, şişeyi uçurumdan fırlattı. - Kalk ayağa… Buraya kadar… İsabel'in kolundan tutup zorla ayağa kaldırdı, Gregory dayanamadı. - Dur… Bırak O'nu… - Ooo kimler gelmiş, Gregory… Yine sinsi, yine alçakca… Alfred'de hemen otomobilden inip, yanlarına koştu. Vento Gregory'e yumruk atmaya çalışırken içkinin etkisiyle yalpalayıp yere düştü. Alfred hemen koşup Vento'yu ayağa kaldırmaya çalıştı, Gregory İsabel'in elinden tuttu, uzaklaşmaya çalışırken, Vento; - Durdur şunları Alfred, diye bağırdı. Alfred Vento'yu bırakıp, Gregory ve İsabel'in peşinden koşmaya başladı. İsabel'i kolundan yakalayıp, kendine çekerken, Gregory'nin yumruğu ile yere düştü. Vento başını çarpmıştı, kanıyordu. - Gregory… Aşağılık herif… Dur… Son gücüyle koşarken, Scotland Yard polislerinin otomobilleri göründü, Vento durdu, ayakta zor duruyordu, kaçamazdı artık…
- Alfred… Alfred yanıma gel.
Alfred ayağa kalktı, Vento'nun koluna girdi. Az sonra polisler haklarını okuyup, kelepçeledi her ikisini de, Gregory İsabel'e sarıldı. Otomobil de Mac, Patrick ve Meg'de vardı. Gregory İsabel'e her şeyi anlattı, Meg artık dayanamamış, itiraf etmişti. Hapse girmeyi göze almıştı, tüm ölümlerden Bronson, Tony ve hatta Rick bile… -Rick'i Vento ile görmüştüm, saf alkol almak için buluşmuşlar babası için zehir hazırlamış, Rick'e bunu anlatmış… Sonra da öldürmeye mecbur kalmışlar, Emilie duyunca çok üzülecek, Rick'i uçuruma atmışlar. - Bu çok korkunç Gregory… Peki ya babam? - Alfred… Frenleri bozan oymuş, babanın ölmesi Vento’yla evlenmeni hızlandıracağını düşünmüşler.
Aydan Erdoğan Devam edecek...
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.