Eğitim Politikamız
Gündem
(İHA) - İhlas Haber Ajansı |
11.02.2020 - 19:24, Güncelleme:
11.02.2020 - 19:24 6234+ kez okundu.
Eğitim Politikamız
Eğitim Politikamız - SEN AĞA BEN AĞA BU İNEKLERİ KİM SAĞA
Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’un Bakanlar Kurulu toplantısında sarf ettiği bu talihsiz sözlerle Türkiye’nin eğitim alanında da neden sınıfta kaldığı örneğini gözler önüne seriyor.
Talihsiz bir açıklama çünkü nedeni bakanlığın kendisidir ya da ne bileyim eğitimi yönetenlerin sözde tespitlerine göre bu eğitime, kişilerin meslek bilgisine, kabiliyetine, yeteneklerine, bilgi becerilerine, tercihlerine ve daha bir çok şeye ne kadar sığ yaklaştıklarının bir göstergesi.
Keşke devlet olarak inekleri sağacak, sanayide, maronguzcuda, tekstilde hayatın her alanında çalışabilecek kişilere de bunun için gerekli desteği meslek bilgisi ve eğitimi gibi tüm imkan ve donanımı sağlayabilseydiniz ama o da yok.
Plansız, projesiniz geleceği olmayan, güven vermeyen ve bilhassa deneme tahtasına dönen bir eğitim politikası var Türkiye’nin.
Bakan sayın Selçuk: “Herkes üniversiteli” olacak diye bir kaide yok diyor.
Sormazlar mı o zaman her şehirde ve bunca üniversite niye açıldı. Öğrenciler üniversiteli olsun diye bunca dershane, özel okul, özel öğretim kursları neden var.
Sınav üstüne sınavlar düzenleniyor ve öğrenciler sırf üniversite kazansın diye teşvik ediliyor ve onca masraf yapılıyor.
Hükümet de, her üniversite okuyana iş bulmak zorunda değiliz gibisinden yaralayıcı sözler sarf ediyor.
Ülkedeki eğitim sorununa, ekonomiye işsizliğe ve daha bir çok soruna çare ve acil reçeteler sunamayan yönetim anlayışı olunca bu talihsiz ve sığ tespitlere gerekçelere sığınılıyor.
Her üniversiteliye iş bulamayacaksanız, kendi alanında iş olanağı sağlamayacaksanız üst üste üniversite niye açıyorsunuz?
Herkes üniversite okuyacak, eğitimli olacak diye bir kaideniz yoksa eğitim bakanlığı niye var.
Herkes iş bulamayacaksa okuyunca boş boş gezecekse devlet niye üniversite kuruyor neden onca bölümler açılıyor?
Akıl tutulması yaşıyor eğitimi yola koymaya, rayına oturtmaya cesareti, kabiliyeti olmayanlar.
Yanlış eğitim politikaları yüzünden sağ olsun kalifiye eleman yetişmiyor zaten.
Meslek liseleri bir adım ileri gitmiyor, fen liseleri ölüme terk edildi varsa yoksa imam hatip.
Haydi o olsun diyeceğim ama nerde. İmam hatiplerin hali hepsinden beter, onca yatırıma rağmen bir arpa boyu yol alınmadı.
Örneğin, 500 bine yakın öğretmen atama bekliyor ama hala eğitim fakülteleri yığınla öğrenci alıyor, yetmiyor formasyon eğitimiyle fen ve edebiyat mezunları da bu kervana dahil oluyor.
Diğer bölümler için de durum aynı eğitim ve öğretim politikası temelden çürük. Genç işsizlik neden çok her dört işsizden biri üniversite mezunu sanırım bu acı tablo yeter de artar.
Türkiye’nin eğitimi hiç iyi yerde değil, eğitim politikamız ülkenin temel sorunu haline geldi. Bir önceki yazımda beyin göçünden bahsettim.
Bırakın üniversite mezunlarının yurt dışına eğitim ve iş olanağı için gitmeleri, lise ve orta okul mezunu hatta liseyi dışarıda okumak için gidenlerin sayıları her geçen gün kat be kat artıyor. Bu da en bariz örneklerden biri.
Sayın bakanın dediği, “ Sen ağa ben ağa, bu inekleri kim sağa” söylemi Türkiye’deki eğitim politikamızın da özetidir.
Öğrencileri sınav endeksli yetiştirip sınavdan sınava bir maraton koşucusu gibi koşturursanız ve inekleri sağmak istediklerinize de hayat dersi de vermezseniz bu sözün altında kalır ezilirsiniz.
Bir latifeden öteye geçmez üzerinde durmak istediğiniz bu hakikat. İş işten geçtikten sonra inekleri sağacak eleman bulmakta sıkıntı yaşarsınız haliyle.
Türkiye Cumhuriyeti Devletinin eğitim politikası acilen değişmeli temeli sağlam bir bina bir düzen ve sistem üzerine inşa edilmelidir.
Kazım Özatak
Eğitim Politikamız - SEN AĞA BEN AĞA BU İNEKLERİ KİM SAĞA
Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’un Bakanlar Kurulu toplantısında sarf ettiği bu talihsiz sözlerle Türkiye’nin eğitim alanında da neden sınıfta kaldığı örneğini gözler önüne seriyor.
Talihsiz bir açıklama çünkü nedeni bakanlığın kendisidir ya da ne bileyim eğitimi yönetenlerin sözde tespitlerine göre bu eğitime, kişilerin meslek bilgisine, kabiliyetine, yeteneklerine, bilgi becerilerine, tercihlerine ve daha bir çok şeye ne kadar sığ yaklaştıklarının bir göstergesi.
Keşke devlet olarak inekleri sağacak, sanayide, maronguzcuda, tekstilde hayatın her alanında çalışabilecek kişilere de bunun için gerekli desteği meslek bilgisi ve eğitimi gibi tüm imkan ve donanımı sağlayabilseydiniz ama o da yok.
Plansız, projesiniz geleceği olmayan, güven vermeyen ve bilhassa deneme tahtasına dönen bir eğitim politikası var Türkiye’nin.
Bakan sayın Selçuk: “Herkes üniversiteli” olacak diye bir kaide yok diyor.
Sormazlar mı o zaman her şehirde ve bunca üniversite niye açıldı. Öğrenciler üniversiteli olsun diye bunca dershane, özel okul, özel öğretim kursları neden var. Sınav üstüne sınavlar düzenleniyor ve öğrenciler sırf üniversite kazansın diye teşvik ediliyor ve onca masraf yapılıyor. Hükümet de, her üniversite okuyana iş bulmak zorunda değiliz gibisinden yaralayıcı sözler sarf ediyor. Ülkedeki eğitim sorununa, ekonomiye işsizliğe ve daha bir çok soruna çare ve acil reçeteler sunamayan yönetim anlayışı olunca bu talihsiz ve sığ tespitlere gerekçelere sığınılıyor. Her üniversiteliye iş bulamayacaksanız, kendi alanında iş olanağı sağlamayacaksanız üst üste üniversite niye açıyorsunuz? Herkes üniversite okuyacak, eğitimli olacak diye bir kaideniz yoksa eğitim bakanlığı niye var. Herkes iş bulamayacaksa okuyunca boş boş gezecekse devlet niye üniversite kuruyor neden onca bölümler açılıyor? Akıl tutulması yaşıyor eğitimi yola koymaya, rayına oturtmaya cesareti, kabiliyeti olmayanlar.Yanlış eğitim politikaları yüzünden sağ olsun kalifiye eleman yetişmiyor zaten.
Meslek liseleri bir adım ileri gitmiyor, fen liseleri ölüme terk edildi varsa yoksa imam hatip. Haydi o olsun diyeceğim ama nerde. İmam hatiplerin hali hepsinden beter, onca yatırıma rağmen bir arpa boyu yol alınmadı. Örneğin, 500 bine yakın öğretmen atama bekliyor ama hala eğitim fakülteleri yığınla öğrenci alıyor, yetmiyor formasyon eğitimiyle fen ve edebiyat mezunları da bu kervana dahil oluyor. Diğer bölümler için de durum aynı eğitim ve öğretim politikası temelden çürük. Genç işsizlik neden çok her dört işsizden biri üniversite mezunu sanırım bu acı tablo yeter de artar. Türkiye’nin eğitimi hiç iyi yerde değil, eğitim politikamız ülkenin temel sorunu haline geldi. Bir önceki yazımda beyin göçünden bahsettim. Bırakın üniversite mezunlarının yurt dışına eğitim ve iş olanağı için gitmeleri, lise ve orta okul mezunu hatta liseyi dışarıda okumak için gidenlerin sayıları her geçen gün kat be kat artıyor. Bu da en bariz örneklerden biri. Sayın bakanın dediği, “ Sen ağa ben ağa, bu inekleri kim sağa” söylemi Türkiye’deki eğitim politikamızın da özetidir. Öğrencileri sınav endeksli yetiştirip sınavdan sınava bir maraton koşucusu gibi koşturursanız ve inekleri sağmak istediklerinize de hayat dersi de vermezseniz bu sözün altında kalır ezilirsiniz. Bir latifeden öteye geçmez üzerinde durmak istediğiniz bu hakikat. İş işten geçtikten sonra inekleri sağacak eleman bulmakta sıkıntı yaşarsınız haliyle. Türkiye Cumhuriyeti Devletinin eğitim politikası acilen değişmeli temeli sağlam bir bina bir düzen ve sistem üzerine inşa edilmelidir. Kazım Özatak
Hibya Haber Ajansı (HHA), Beyaz Haber Ajansı (BHA), Igfa Haber Ajansı (IGF) ve diğer ajanslar tarafından eklenen tüm haberler, sitemizin editörlerinin müdahalesi olmadan ajans kanallarından çekilmektedir. Bu haberlerde yer alan hukuki muhataplar haberi geçen ajanslar olup sitemizin hiç bir editörü sorumlu tutulamaz...
Habere ifade bırak !
Bu habere hiç ifade kullanılmamış ilk ifadeyi siz kullanın.
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları
(0)
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.