2019 Yılı Türkiyeden Genel Durum Ve Görünüş

Gündem (İHA) - İhlas Haber Ajansı | 18.05.2019 - 13:04, Güncelleme: 18.05.2019 - 13:04 6177+ kez okundu.
 

2019 Yılı Türkiyeden Genel Durum Ve Görünüş

2019 Yılı Türkiyeden Genel Durum Ve Görünüş ‘’Köşeye sıkışmış soylu bir kurt gibi’’ dövüşüyordu. Yapılan hiçbir ihaneti unutmuyor, zamanı geldiğinde hesabı sorulmak üzere bir kenara yazıyordu. Türk tarihinden gelen devlet geleneklerine bağlı kalarak, vatana ihaneti asla affetmiyor,, ulus düşmanlarına acımanın ‘’insanlık değil, insanlık değerlerini yitirmek’’ anlamına geldiğini söylüyordu. Başarısızlığı kabul etmiyor. ‘’Yaşamı ve bağımsızlığı için kendini adamayı göze alan bir ulus yenilemez, yenilgi ulusun ölümü demektir’’ diyordu.(1) Yok olmak üzere olan bir ulus yepyeni bir devlet ile yeniden dirildi. Milli Mücadele 19 Mayıs 1919 da başladı. * Osmanlı İmparatorluğu’nu 1919 yılına yani işgal yıllarına getiren, bu  zemini hazırlayan süreci kısaca inceleyelim: 1856  Islahat Fermanı’nın kabulü ile 1867 yılında çıkartılan ve kabul edilen  kanunla yabancı devletlerin uyrukları, Osmanlı İmparatorluğu sınırlarında, Hicaz dışında kalan tüm sınırlar içinde toprak satın alma hakkını elde ettiler. Atina bankasının verdiği faizsiz krediler ile  Yunanlılar, başta Anadolu olmak üzere, Karadeniz ve Ege kıyılarından sınırsız toprak satın almaya başladılar. Ve böylece bölgenin etnik kimliği planlı ve yavaş bir şekilde değişmeye başladı. * 1912 Balkan ve 1914- 1918 Birinci dünya savaşlarında Türk nüfus en az 4 yıl en fazla 12 yıl olmak üzere cepheden cepheye  savaşa gitti. Yabancı uyruklu Rumlar, Ermeniler ve Yahudiler vergi verip askere gitmediler. Böylece varsıllaşıp nüfuslarını artırarak topraklarımızda kök salmaya başladılar. * 2019 Yılı Türkiyeden Genel Durum Ve Görünüş 1773’de Padişah Üçüncü Mustafa’nın buyruğu ve fermanı ile küçük bir köy olan Ayvalık’ta doğan ve Fener patriğine bağlı olan Papaza yörede sınırsız bir yetki verildi; Ayvalık’ta hiçbir müslüman oturmayacak. Göç eden Yunanlı ve yerli Rumlar  ticareti Yunan parası ile yapmaya başlar. Bu küçük köyün nüfusu 1821 yılında 30 bine ulaşmış ve Helenleşme duyguları burada doruğa ulaşmıştır. ‘’Yunanlılara , araziye dayalı olarak verilen ilk kendi kendine yönetim‘’hakkkı verilmiştir. (2) * Kırım Savaşı’na (1853) dek Ezine’de tek bir Rum yoktu. 1919’da Aydın kent merkezinde ‘’işyeri sahibi, tüccar, işadamı, imalatçı,serbest meslek sahibi ve arazi 12 bin kişiyi barındıran ‘’, yeni kurulmuş bir Rum mahallesi vardı. 1803 yılında 100 bin nüfuslu İzmir’de nüfusun yüzde 30’u Rum, yüzde 70’i Türk’tü. 1910 yılında 225 binlik bir kent haline gelen İzmir’de, Rum nüfus yüzde 50’yi bulmuştu .(3)   * 16 Ağustos 1838’de İngiltere ve Belçika ile Serbet Ticaret Anlaşması imzalandı. Tarihte Baltalimanı diye bilinen bu anlaşma ile Osmanlı aslında kendi ölüm fermanını imzalamıştı. Siyasi ve ticari ayrıcalılar yerli halkın üretim ve ticaret yapmasına olanak tanımadı. Halk ağır vergiler altında ezilirken, yabancı mallar ülke içine sınırsızca sokuldu. * ‘’1839 Tanzimat Fermanı, nasıl 1838 Baltalimanı Anlaşma’sını; 1856 Islahat Fermanı, nasıl Borç anlaşmasını izlemişse; 1878 Berlin Anlaşması da, 1875’teki akçalı (mali) iflasın arkasından geldi. Ekonomik her ödün siyasi ödünlerle tamamlandı.(4) Tüm bu gelişmeler iflasın ve çöküşün eşigine gelen Osmanlı İmparatorluğu’nu İşgal yıllarına taşımıştı. Soysuz Padişah Vahdettin İngiliz ve Fransızlarla işbirliğine girip Milli Mücadele başlamadan bitsin diye; kardeşi kardeşe kırdırmak için fetvalar verdi, iç savaşı körükledi. ‘’Türkleri birbirine kırdırmak ucuz ve zahmetsizdi.’’ Fetvalar, İngiliz ve Yunan uçakları, Müttefik torpidoları, konsolosluklar, Rum ve Ermeni örgütleri, Fener Patrikhanesinin papazları tarafından ülkenin her yanına dağıtılıyordu. Teali İslam örgütü, Yunan ordusunu ‘’ Hilafet Ordusu’’ sayılmasını söylüyordu. Şeyhülislam Dürrizade Abdullah, fetvasında ‘’suçlu  Mustafa Kemal’dir. Sevgili padişahı ile sadakatli milletinin arasına giren odur. O olmasa galip devletler de, devlet ve milletimizden merhamet ve lütuflarını esirgemeyeceklerdir. Mustafa Kemal’I yok edin, Kuvayı Milliyecileri katledin. Bu bir cihattır. Din ve padişah yolunda ölenler şehit, kalanlar gazidir.’’ Diyordu. (5) * Yabancı özel okulların açılması, yabancı dilde eğitim ve misyonerlik faaliyetleri tam bir örümcek ağı gibi tüm Osmanlı İmparatorluğu topraklarını sarmıştı. * Geçmişi çok iyi anlayıp okumadan bugünü anlamamıza olanak yoktur. 2019 koşullları birebir 1919 koşulları ile aynıdır. Herbir ayrıntıyı yazmak sayfalar alır. Geçmişle günümüzü karşılaştırma ve taşları yerine koyma işini sizlere bırakıyorum. 2019 koşullarında genel durum ve görüşleri anlatamayacak, yorumlayamayacak tek bir vatan evladının olduğunu sanmıyorum. Buna ayrılıkçı Kürtler, Ermeniler, Pantosçuluk sevdasına kapılanlar. Arap yarımadasından hızla topraklarımıza göç eden, mal mülk sahibi olan özellikle Suriyelileri ve fark edilmeden ülkemizde yayılan Afrika kökenlileri elbette dahil etmiyorum. * Kurtuluş Savaşı’mızın 100.cü yılını görmek ve kutlamak bizlere kısmet oldu. Nice yüzler ve binlerce yıl kutlansın. Şanlı Al Bayrağımız daima göklerde dalgalansın. 19 Mayıs 2019 Atatürk’ü Anma Gençlik Ve Spor Bayramımız hepimize kutlu ve mutlu olsun. Kaynak: 1-2-3-5 Mustafa Kemal ve Kurtuluş Savaşı – Metin Aydoğan 4 – Türkiye Üzerine Notlar  1838- 2018 – Metin Aydoğan Meltem Karakoyun 18 Mayıs 2019 Milli Tarih Dergesinin Analizi isimli yazım için TIKLAYIN
2019 Yılı Türkiyeden Genel Durum Ve Görünüş ‘’Köşeye sıkışmış soylu bir kurt gibi’’ dövüşüyordu. Yapılan hiçbir ihaneti unutmuyor, zamanı geldiğinde hesabı sorulmak üzere bir kenara yazıyordu. Türk tarihinden gelen devlet geleneklerine bağlı kalarak, vatana ihaneti asla affetmiyor,, ulus düşmanlarına acımanın ‘’insanlık değil, insanlık değerlerini yitirmek’’ anlamına geldiğini söylüyordu.

Başarısızlığı kabul etmiyor.

‘’Yaşamı ve bağımsızlığı için kendini adamayı göze alan bir ulus yenilemez, yenilgi ulusun ölümü demektir’’ diyordu.(1) Yok olmak üzere olan bir ulus yepyeni bir devlet ile yeniden dirildi. Milli Mücadele 19 Mayıs 1919 da başladı.

*

Osmanlı İmparatorluğu’nu 1919 yılına yani işgal yıllarına getiren, bu  zemini hazırlayan süreci kısaca inceleyelim: 1856  Islahat Fermanı’nın kabulü ile 1867 yılında çıkartılan ve kabul edilen  kanunla yabancı devletlerin uyrukları, Osmanlı İmparatorluğu sınırlarında, Hicaz dışında kalan tüm sınırlar içinde toprak satın alma hakkını elde ettiler. Atina bankasının verdiği faizsiz krediler ile  Yunanlılar, başta Anadolu olmak üzere, Karadeniz ve Ege kıyılarından sınırsız toprak satın almaya başladılar. Ve böylece bölgenin etnik kimliği planlı ve yavaş bir şekilde değişmeye başladı.

*

1912 Balkan ve 1914- 1918 Birinci dünya savaşlarında Türk nüfus en az 4 yıl en fazla 12 yıl olmak üzere cepheden cepheye  savaşa gitti. Yabancı uyruklu Rumlar, Ermeniler ve Yahudiler vergi verip askere gitmediler. Böylece varsıllaşıp nüfuslarını artırarak topraklarımızda kök salmaya başladılar.

*

2019 Yılı Türkiyeden Genel Durum Ve Görünüş

1773’de Padişah Üçüncü Mustafa’nın buyruğu ve fermanı ile küçük bir köy olan Ayvalık’ta doğan ve Fener patriğine bağlı olan Papaza yörede sınırsız bir yetki verildi; Ayvalık’ta hiçbir müslüman oturmayacak. Göç eden Yunanlı ve yerli Rumlar  ticareti Yunan parası ile yapmaya başlar. Bu küçük köyün nüfusu 1821 yılında 30 bine ulaşmış ve Helenleşme duyguları burada doruğa ulaşmıştır.

‘’Yunanlılara , araziye dayalı olarak verilen ilk kendi kendine yönetim‘’hakkkı verilmiştir. (2)

*

Kırım Savaşı’na (1853) dek Ezine’de tek bir Rum yoktu. 1919’da Aydın kent merkezinde ‘’işyeri sahibi, tüccar, işadamı, imalatçı,serbest meslek sahibi ve arazi 12 bin kişiyi barındıran ‘’, yeni kurulmuş bir Rum mahallesi vardı. 1803 yılında 100 bin nüfuslu İzmir’de nüfusun yüzde 30’u Rum, yüzde 70’i Türk’tü. 1910 yılında 225 binlik bir kent haline gelen İzmir’de, Rum nüfus yüzde 50’yi bulmuştu .(3)  

*

16 Ağustos 1838’de İngiltere ve Belçika ile Serbet Ticaret Anlaşması imzalandı. Tarihte Baltalimanı diye bilinen bu anlaşma ile Osmanlı aslında kendi ölüm fermanını imzalamıştı. Siyasi ve ticari ayrıcalılar yerli halkın üretim ve ticaret yapmasına olanak tanımadı. Halk ağır vergiler altında ezilirken, yabancı mallar ülke içine sınırsızca sokuldu.

*

‘’1839 Tanzimat Fermanı, nasıl 1838 Baltalimanı Anlaşma’sını; 1856 Islahat Fermanı, nasıl Borç anlaşmasını izlemişse; 1878 Berlin Anlaşması da, 1875’teki akçalı (mali) iflasın arkasından geldi. Ekonomik her ödün siyasi ödünlerle tamamlandı.(4) Tüm bu gelişmeler iflasın ve çöküşün eşigine gelen Osmanlı İmparatorluğu’nu İşgal yıllarına taşımıştı. Soysuz Padişah Vahdettin İngiliz ve Fransızlarla işbirliğine girip Milli Mücadele başlamadan bitsin diye; kardeşi kardeşe kırdırmak için fetvalar verdi, iç savaşı körükledi.

‘’Türkleri birbirine kırdırmak ucuz ve zahmetsizdi.’’

Fetvalar, İngiliz ve Yunan uçakları, Müttefik torpidoları, konsolosluklar, Rum ve Ermeni örgütleri, Fener Patrikhanesinin papazları tarafından ülkenin her yanına dağıtılıyordu. Teali İslam örgütü, Yunan ordusunu ‘’ Hilafet Ordusu’’ sayılmasını söylüyordu. Şeyhülislam Dürrizade Abdullah, fetvasında ‘’suçlu  Mustafa Kemal’dir. Sevgili padişahı ile sadakatli milletinin arasına giren odur. O olmasa galip devletler de, devlet ve milletimizden merhamet ve lütuflarını esirgemeyeceklerdir. Mustafa Kemal’I yok edin, Kuvayı Milliyecileri katledin. Bu bir cihattır. Din ve padişah yolunda ölenler şehit, kalanlar gazidir.’’ Diyordu. (5)

*

Yabancı özel okulların açılması, yabancı dilde eğitim ve misyonerlik faaliyetleri tam bir örümcek ağı gibi tüm Osmanlı İmparatorluğu topraklarını sarmıştı.

*

Geçmişi çok iyi anlayıp okumadan bugünü anlamamıza olanak yoktur. 2019 koşullları birebir 1919 koşulları ile aynıdır. Herbir ayrıntıyı yazmak sayfalar alır. Geçmişle günümüzü karşılaştırma ve taşları yerine koyma işini sizlere bırakıyorum. 2019 koşullarında genel durum ve görüşleri anlatamayacak, yorumlayamayacak tek bir vatan evladının olduğunu sanmıyorum. Buna ayrılıkçı Kürtler, Ermeniler, Pantosçuluk sevdasına kapılanlar. Arap yarımadasından hızla topraklarımıza göç eden, mal mülk sahibi olan özellikle Suriyelileri ve fark edilmeden ülkemizde yayılan Afrika kökenlileri elbette dahil etmiyorum.

*

Kurtuluş Savaşı’mızın 100.cü yılını görmek ve kutlamak bizlere kısmet oldu. Nice yüzler ve binlerce yıl kutlansın. Şanlı Al Bayrağımız daima göklerde dalgalansın. 19 Mayıs 2019 Atatürk’ü Anma Gençlik Ve Spor Bayramımız hepimize kutlu ve mutlu olsun. Kaynak: 1-2-3-5 Mustafa Kemal ve Kurtuluş Savaşı – Metin Aydoğan 4 – Türkiye Üzerine Notlar  1838- 2018 – Metin Aydoğan Meltem Karakoyun 18 Mayıs 2019

Milli Tarih Dergesinin Analizi isimli yazım için TIKLAYIN

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve habergalerisi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
startup ekosistemi, evden eve nakliyat