Haber Galerisi

Yalancı Çoban

26 Eylül 2018 - 22:44 'de eklendi ve 119 kez görüntülendi.
Yalancı Çoban

Yalancı Çoban – Hepsi birer önder olan Bitlis, Mumcu Şehit edildiler.

Birilerinin kini çok yüksekti, Muavenet’i de vurdular. Köşk ve harekat merkezi içinde mermi, 3000 derece sıcaklık ile patladı.

İçinde Türk subaylar da bulunan nato helikopterleri yine abd tarafından Irak üzerinde düşürüldü.

1938 yılından itibaren, küresel emperyalizmin her emrini yerine getiren hükümetlerden biri olan dyp iş başındaydı.

Daha öncekiler gibi onlarda, kendilerine emir olarak verilen 100 görevin 99 tanesini başarıyla yerine getirmişlerdi.

1 tanesinde direnmek istediler. 92-93-94 yıllarında pkk ya ağır darbe vuruldu, yok edilme aşamasına gelindi.

Dağın birinin üstünde, en son kalan 400 kişilik öbek kuşatılmıştı. Gidecek yerleri yoktu.

Koyun keçi sürüleri de yanlarındaydı. Bunlar son kalanlardı ve elebaşı kadrosuydu. Zirveye doğru 3 koldan kuşatma sürüyordu.

Artık sesleri duyuluyordu. Komutan heyecanlıydı. Artık bu bela bitiriliyordu. Tüm milletin başından bir bela eksilecekti. Artık bitecekti.

Bebek katilleri yok edilecekti.

Çoluğu çocuğu dağa kaldıran, eline silah veren, beyinlerini yıkayan uşak kadro yok edilecekti. Buna heyecanlıydı. Göğüs göğüse çarpışma olacaktı. Ölebilirdi. Umuru değildi. Çoluk çocuk önemliydi.

Bir telsiz emri geldi. İnanmadı. Bir daha geldi. İnanamadı. Bir daha geldi. Ve bir daha. Yine inanmadı. Sesini tanıdığı bir arkadaşını istedi. Aynı emri, arkadaşı tekrarladı. Oturup kaldılar…

Oturduk kaldık. Hala da öyle. Oturmaya devam ediyoruz.

Dolar 1 günde, 10 tl den, 42 tl ye çıktı. Halka hiçbir zaman doğruları söylemediler. Yalancı çobanın mumu, yine yatsıya kadar yanmıştı. Yine öyle oldu. Bu sefer gerçekten kurt gelmiş, onları da yemişti. Hükümetten düştüler.

100 emir vardı. Hepsini birden başarırım diyen aç köpek çoktu. Sıra hepsine geldi. Can hıraş koştular, söylevler verdiler. İş başı yaptılar. Rekor 99 taneydi. Kıramadılar. Dolar yine çıktı. 2002 yılında hükümet yine düştü.

Ve şimdi yine çıkıyor.

Şimdikiler, 99,5 emri başarı ile yerine getiren en başarılı kadro.

Belki de 99,6 yapacağını vaad eden muhalefet, 25 Haziran’da işbaşı yapar. Çıtayı bir yükseğe taşır. Onlar çıtaya, bu çıta olarak bakar.

Biz çıtaya, çomak deriz. Değnek de deriz. İşlevi bellidir. Köyümüzde bulunmalıdır. İt sarmasın…

Yalancı çobanlar böğürüp duruyor.

Önderler, öldürülüyor.

Ve şimdi herkes bir önder bekliyor. Ne için bekliyor? Öldürülmesi için mi?

Bir kıyıdan bir kıyıya, bir yakadan bir yakaya geçmek lazım. Eğer geçemez isek, yok edileceğiz, ediliyoruz, yok olacağız.

Elbet hep köprü yapanlar, köprü olanlar oldu. Tek mermi, tek mermiyle yıkıldı. Tek köprü, tek bombayla yok oldu…

Tek olmamak lazım. Karıncadan ders almak lazım. Omuz omuza, baş başa, el ele köprüyü kurmak, esaret, kölelik, tecavüz, iğdiş yakasından, özgürlük, bağımsızlık, eşitlik yakasına geçmek lazım.

Ve sayımız o kadar fazla ki. Hangimizi öldürseler fark etmez. Bu köprü, başka köprü.

Eski bir deyim vardır. Bayram değil, seyran değil. Eniştem beni niye öptü?

Eniştenin kim olduğunu biliyoruz. Zaten bizi öpüp duruyor, tiksiniyoruz. Eniştenin öpme hastalığı bitmiyor. 5000 tır öpücük yollamış. Acaba niye?

Bayram değil, seyran değil.

Zamanı gelince, artık bu borcu öde der. İran ile savaşıver der. Demokrasi için der. Ne diye besledim, büyüttüm seni der.

Sonra bir bakmışsın, bir savaş daha olmuş. Olmuş ama, ortada halk falan kalmamış. İnsan kalmamış.

Vaad edilen topraklarda adam kalmamış.

Normal, sana, bize, insana vaad edilmedi o topraklar.

Çok aç gözlü birileri var. Doymuyor, doymuyor, doymuyorlar. Yedikçe yiyor, yine yiyorlar. Çatlamak üzereler. Her lokmayı vaad sanıyor, her şeyi kendilerinin sanıyorlar.

Bu iş aslında doğaya ters. Doğayı tersliğe zorlayan bu düzene, doğa terslik yaparak yanıt veriyor.

Birden doğaya ters bir iş oluyor. Doğa kendine geliyor, özünü buluyor, yine yeşeriyor, çiçek bile açıyor. Meyve bile veriyor.

Gün doğar gibi doğuyor Atatürk’ün Cumhuriyet’i, güneş gibi doğuyor. Öyle güzel ki, güneş bile kıskanıyor.

Ya Allah diyor Seyid. Davranıveriyor. 250 kg mermi, bir kuş oluyor, kalkıveriyor.

Doğa, özüne dönmek için, tersine çalışıveriyor.

Ve sonra Cumhuriyet doğuyor.

Ne zaman mı?

Ya Allah deyip davrandığımızda ve öte yaka için, bir karıncacık gibi, omuz omuza, el ele verdiğimizde…

Ogün Uçak

” Arı ” isimli yazım için TIKLAYIN

 

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER