Haber Galerisi

Ne Yapmalı

18 Eylül 2018 - 19:49 'de eklendi ve 199 kez görüntülendi.
Ne Yapmalı

Ne Yapmalı Hiçbir sonucun, tek bir sebebi olmaz. Öte yandan, tek sonuç yoktur, sonuçlar vardır.

Süreç içinde bulunan bizlerin, içinde bulunulan duruma nasıl yaklaştığı daha önemlidir.

Eğer bizler bu sürece, sonuçlanmış bir durum olarak bakarsak, o zaman bu sonuçtan biz de sorumlu oluruz.

Çünkü bu işi, bu sonuca götürenler ve bu sonuca neden olanlar, gaflet, delalet ve hatta hıyanet içinde olanlardır. Yani onların görevi, zaten bu sonucu sağlamaktır.

O zaman bu sonuçlardan memnun olmayan ve şikayet edenlerin, daha doğrusu kökü kazınıyor, tarihten siliniyor olan bizlerin, bu süreç içinde bir şeyler yapması gerekir.

Eğer bir şey yapmadan, denemeden, bu işi sonuçlanmış durum olarak görür ve sadece şikayet etme ve pasif kalma durumunu seçer isek, işte o zaman bu seçim bizi, bu durum ve sonuçların yaşanmasına neden olan diğerlerinin içine katar.

O zaman yapacağımız ilk iş, bu işe sonuçlanmış bir iş olarak bakmamak olacaktır.

İkinci iş ise eldeki imkan ve şeraite, yani olanak ya da olanaksızlıklara kafa takmamak olacaktır

Üçüncü iş ise, Ya Allah demek ve davranmaktır.

Gerisi gelir. Hep gelmiştir. Yine gelecektir.

Çünkü, bu işin bir çünküsü vardır.

İlk önce, hep gelmiş olana gidelim.

103 sene ve bundan 48 gün önce, 18 Mart tarihine geri dönelim.

Birkaç yüzyıldan beri Türk Milleti’nin aleyhine ilerleyen çok kötü bir süreç, nüfus kırılmış, yok olma aşamasına gelmiş, soyu ve dini değiştirmeye gelmiş bir haçlı güruhu son kapıya dayanmış.

İş başındakiler, gaflet ve delalet ve hatta en yüksek hıyanetin, görülmemiş örneklerini sergiliyor.

Bir avuç Mehmetçiğin yüreği başka, yetki ve erk sahiplerinin yüreksiz yüreği başka çarpıyor.

Bir avuç Mehmetçik’ten birinin adı Seyit Onbaşı.

Tarihin kırılma anında o anda ve mekanda bulunuyor.

Peki ne yapıyor?

Süreçten şikayet mi ediyor? Başkalarını mı suçluyor? Zaten benim elimden ne gelir ki mi diyor?

Vinci isabet almış, yaralanmış topu, bozulmuş olarak mı niteliyor? 250 kg mermiyi kaldıramayacağından emin şekilde bir kaya ya da tümseğin ardına mı gizleniyor?

Zaten yoğun ateşten başımızı kaldıramadık, üstelik top isabet aldı, arkadaşlar Şehit oldu, ağır yaralı Gazi oldu deyip, dalgasına mı bakıyor?

1835 ve 1875 model top ve top mermileri, keferenin gemisinin zırhına zarar vermiyordu, delmiyordu, zaten top mermisi bitmişti, eksikti, yetersizdi mi diyor?

Evinden ayrılalı 8 yıl olmuş. Evini mi düşünüyor? İzin bile kullanamamış, üstlerine mi küsüyor?

Bunların hiçbirini yapmıyor. Süreci sonuçlanmış olarak görmüyor. Sürece neden olanlara kafa takmıyor.

Elinde ki imkansızlıklara kafa takmıyor. Kırık vinci, merminin kilosunun ağırlığını, bunu bir insanın kaldırıp kaldıramayacağını düşünmüyor.

Ne Yapmalı Peki ne yapıyor?

Ya Allah, deyip, davranıyor…

Ya Allah deyip, davranalım…

Çünkü bu işin bir çünküsü var.

Çünkü, yurdunu, namusunu koruyana Allah yardım eder.

Çünkü, hırsızlık için, tecavüz için, ırza geçmek için, soyu kırmak için, İslamı yok etmek için, insanı insana köle yapmak için gelene biçilen kader başka, diğerine ise biçilen kader başkadır…

İş o noktaya geldiğinde, merminin menzili, tankın tüfeğin adedi, teçhizatın çeşidi, sayının çokluğu başka, ırzını, namusunu, yurdunu savunanın hesabı, başka hesap ile görülür.

Attila’da öyle olmuştur. Bilge Kağan’da öyle olmuştur. Alparslan, Kılıçarslan ve Malazgirt ve Miryokefalon’da öyle olmuştur. Tüm haçlı seferlerinde öyle olmuştur.

Seyit Onbaşı’da öyle olmuştur.

Mustafa Kemal’de öyle olmuştur. Dumlupınar’da, Conk Bayırında, Sebdülbahir’de, Anafartalar’da öyle olmuştur. Cumhuriyet, öyle olmuştur.

Niyet önemlidir.

Bir de Ya Allah demek ve davranmak

Ogün Uçak

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER