Haber Galerisi

Çağrımı Geri Alıyorum

02 Temmuz 2018 - 20:23 'de eklendi ve 1643 kez görüntülendi.
Çağrımı Geri Alıyorum

Çağrımı Geri Alıyorum

İngiltere Muhafazakâr Parti lideri Margarnet Tatcher, Michael’de Heseltine ve partinin önde gelen bazı politikacılarının, kendisinin liderliğine karşı çıkmaları üzerine 1990 yılında Genel Başkanlıktan istifa etti…

İngiliz İşçi Partisi lideri Neil Kinnock, 1992 yılındaki seçim yenilgisinden sonra istifa ederek başkanlıktan ayrıldı…

Sırp Demokrat Parti’sinin lideri V. Kostunica seçim yenilgisi üzerine istifa ettiğinde takvimler 10 Mart 2014’ü gösteriyordu…

Kanada’nın Kebek Eyaleti Başbakanı ve Kebek Partisi’nin lideri P. Marois 2012 yılında seçimi kazanamadığı için istifa etti…

Macaristan’da ana muhalefet partisi Sosyalist Parti’nin Başkanı 29 Mayıs 2014 tarihinde seçim kaybetti ve derhal istifa etti…

Hindistan Kongre Partisi lideri S. Rahul Gandi seçim yenilgisi üzerine 19 Mayıs 2014’te görevinden ayrıldı…

İrlanda İşçi Partisi’nin lideri E. Glimore, yerel ve Avrupa Parlamentosu seçimlerinde partisinin aldığı başarısız sonuçlar üzerine 26 Mayıs 2014 tarihinde Genel Başkanlık görevini bıraktı…

(Not: Yukardaki bilgiler Sayın Onur Öymen’in 30 Haziran 2018 tarihinde yayınlanan köşe yazısından derlenmiştir.)

***

Eminim ki örnekleri çoğaltmak mümkündür…

Görüleceği gibi kökleşmiş demokrasilerde, (hatta ne kadar demokratik olduğu tartışılır olan Hindistan’da bile) seçim yenilgisi alan liderler dokuz kez seçim kaybetmeyi beklemek yerine, ilk yenilgilerinde görevlerini bırakmaktadır…

Bunu onurlu bir davranış olarak nitelemek de doğru değildir… Bu bir gelenektir…

Demokrasiyi içine sindirmiş ülkelerde yazılmamış bir anayasa gibidir… Doğal hale gelmiş bir reflekstir…

Kazanamayan lider gider… Açık ve net…

***

25 Haziran 2018 tarihli “ÇAĞRIMDIR” başlıklı yazımda Sayın Kılıçdaroğlu’na bir istifa davetiyesi göndermiş; dokuz seçim kaybetmiş ve oylarını %26,3’den %22,6’ya düşürmüş bir liderin başarılı sayılamayacağını belirtmiştim…

Seçimden 2 gün sonra basın düzenleyeceğini öğrendiğimde “Tamam” dedim, “Bu kez istifa edecek, işte gerçek demokrat…”

Basın toplantısını dinledikten sonra yaşadığım şoku tanımlayabilmem mümkün değil…

Kendi partisinin oylarından hiç bahsetmezken, AKP’nin oy oranındaki düşüşü bir zafermiş gibi sunduktan sonra “duvarları yıktık” gibi hamasi sözler söyleyerek kendi seçmeniyle adeta dalga geçti…

Koyun yerine koydu…

Sayın Kılıçdaroğlu,

Atatürk’ün yüz yıl önce tek kişiden alıp Türk Milleti’ne verdiği egemenliğin, Türk Milleti’nden alınarak tek bir kişiye teslim edildiği seçimde % 22,6 oy aldınız…

Ve bunu da millete “başarı” diye satmaya çalışıyorsunuz… Anladım ki siz çıtayı çok daha yükseklere koymuşsunuz…

15 yenilgi, 20 yenilgi, 30, 50…

Üstüne üstlük, ertesi gün size istifa çağrısı yapan ve neredeyse yarım asırdır ilk kez Elazığ’dan milletvekili olmayı başaran Sayın Gürsel Erol’un ihraç istemiyle disiplin kuruluna sevk edildiğini hayretle öğrendim…

Parti disiplini kisvesi altında parti içinde size muhalefet edenlerin kıyımı anlamı taşıyan bu karara katılmak söz konusu değildir…

Sonuç olarak CHP’de bir parti oligarşisinin hakim olduğu açık bir şekilde ortaya çıkmıştır…

Size yaptığım istifa çağrısını geri alıyorum…

Sayenizde bu tür çağrıların ancak gerçek demokrasiyi içine sindirmiş olanlara yapılacağını öğrenmiş oldum…

Duvarları yıkmışmış…

Evet, duvarları yıktığınız, doğrudur…

Ama yıktığınız duvarlar AKP’nin duvarları değil, demokrasinin duvarlarıdır…

Bilesiniz…

Filizay

Twitter: @yaziIif_

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER