Haber Galerisi

O Yıldızlar Yeryüzüne inecek

Ya TV’lerde önceden verilen soruların sorulduğu, mitinglerde prompter’dan konuşan ama prompter arızalanınca donup kalan (“prompter error: 401 not found” durumu), gelecekten değil ama sürekli geçmişten bahseden, ülke ekonomisini iflas noktasına getiren anlayış kazanacak…

Ya da, prompter kullanmayan “camdan değil, candan” konuşan, geçmişi diline dolayan değil, geleceğin projelerini anlatan anlayış kazanacak…

11 Haziran 2018 - 20:56 'de eklendi ve 1767 kez görüntülendi.
O Yıldızlar Yeryüzüne inecek

O Yıldızlar Yeryüzüne inecek

Cumhurbaşkanlığı seçimleri için adaylar kampanyalarını başlattı…

68 yıldır demokrasi ile yönetilen ülkemiz bir yol ayırımında…

Ya “egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” temeline dayanan rejim sürecek, ya da “egemenlik kayıtsız şartsız tek kişinindir” rejimine geçilecek…

“Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” rejiminin savunucusu Muharrem İnce, mitinglerinde tek adam yönetiminin zayıf taraflarını vurguluyor…”

Tek kişiyi kandırmak, aldatmak, dayatmak kolaydır” diyor… Hesap verilebilir bir sistem” diyor…

Çağı yakalamak için, özgür bir nesil yaratmaktan, uzay madenciliğinden, üretim ekonomisinden, nano-teknolojiden söz ediyor…

Gençlerin hayal kurmasını sağlayacak ortamların yaratılmasından söz ediyor… Somut örnekler veriyor…

Kaynaklarını açıklıyor…

Buna karşılık, ülkeyi 16 yıldır yönetmekte olan ve milletin egemenliğini tek başına üstüne geçirmeye çalışan, tek adam rejimini kurmaya çalışan AKP Genel Başkanı ise başta ekonomi olmak üzere, 16 yıldır yapmadıkları / yapamadıkları konularda vaatler vermeyi sürdürüyor…

“16 yıldır neden yapmadınız/yapamadınız” sorusu bir yana, mitinglerinde ve katıldığı TV programlarında öyle şeyler söylüyor ki “gözlerim kör olaydı, kulaklarım sağır olaydı da bunları duymasaydım” diyor insan içten içe…

Kendi iktidarlarından önceki dönemlerde açılan kimi üniversiteleri, hava limanlarını biz açtık diyor…

Doğmadan önce gittiği okuldaki sınıflarda 75 öğrenci vardı diyor…

1989’da ülkemizde kullanılmaya başlayan tomografi cihazını biz getirdik diyor… Hayretle izliyoruz… Bakakalıyoruz…

***

24 Haziran seçimleri ülkemiz için hayati önem taşıyor…

Ya TV’lerde önceden verilen soruların sorulduğu, mitinglerde prompter’dan konuşan ama prompter arızalanınca donup kalan (“prompter error: 401 not found” durumu), gelecekten değil ama sürekli geçmişten bahseden, ülke ekonomisini iflas noktasına getiren anlayış kazanacak…

Ya da, prompter kullanmayan “camdan değil, candan” konuşan, geçmişi diline dolayan değil, geleceğin projelerini anlatan anlayış kazanacak…

Ya kindar nesil yetiştirmek isteyen anlayış kazanacak, ya da en büyük projesi “SEVGİ, HUZUR ve BARIŞ” olan anlayış kazanacak…

Ya hırçın bir yüz kazanacak, ya da gülen bir yüz kazanacak… Ya demokrasi kaybedecek, ya da demokrasi kazanacak…

Sonuç olarak bu seçimde sadece iktidar belirlenmeyecek… Bu seçimde bir ülkenin geleceği oylanacak…

Şunu unutmayalım…

Seçimleri domine edeceği belli olan iki adaydan en büyük projesi kıraathane açmak olan aday, Cumhurbaşkanı olduktan kısa bir süre sonra parti rozeti takmıştır…

Buna karşılık, en büyük projesi “huzur, barış, kalkınma, büyüme, adil bölüşüm” olan ise aday olduktan sonra parti rozetini çıkarmış ve Türkiye Bayrağı rozetini takmıştır…

Biri AKP’lilerin cumhurbaşkanı olacağım derken, diğeri 81 milyonun cumhurbaşkanı olacağım demektedir…

Aradaki en önemli fark budur…

***

 

Ülkemde,

Ya gökyüzündeki o yıldızlar yeryüzüne inecek…

Ya da gökyüzündeki o yıldızlar yeryüzüne inecek…

Başka yol kalmamıştır…

 

Filizay

Twitter:@yaziIif_

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER