Haber Galerisi

Seçim ve Siyaset ile Kurumlar ve Kanunlar 5

13 Nisan 2018 - 8:10 'de eklendi ve 98 kez görüntülendi.
Seçim ve Siyaset ile Kurumlar ve Kanunlar 5

Seçim ve Siyaset ile Kurumlar ve Kanunlar 5

HUKUKÇULAR YÜKSEK KURULU

Cumhuriyetin, Demokrasinin temel ilkesi, olmazsa olmazı, KUVVETLER AYRILIĞI ve BU KUVEETLERİN TAM BAĞIMSIZLIĞIDIR.

Günümüzde kuvvetler ayrılığı dendiğinde aklımıza kuvvet olarak, YASAMA, YÜRÜTME VE YARGI GELMEKTEDİR.

Ancak şurası bir gerçek ki çağımızda, demokratik ve etkin bir sistemde sadece bu kuvvetler ve bu kuvvetlerin bağımsızlığı yeterli olmamaktadır.

Farklı kuvvetlerin ortaya çıktığı (MEDYA gibi) ve farklı kuvvet ve kuvvetçiklerin de anayasal olarak TAM BAĞIMSIZ veya ÖZERK OLMASI gerektiği gerçeği, gözlerimizin önünde durmaktadır.

Yeri geldikçe bu bağımsız ve özerk olması gereken kuvvetler yazımızda yer alacaktır.

Kuvvetler ayrılığı, bağımsızlığı da sistem ve kuralları da yeniden ele alınmalıdır.

Bir ülke, bir millet için Hukuk, hava, su, özgürlük gibidir. Olmazsa olmazdır.

Ülkeyi de, Milleti de, Devleti de, ayakta tutan HUKUKTUR, ADALETTİR.

Hukukun adalet dağıtabilmesi için her şeyden önce Hukukun, bizzat kendisinin anayasal olarak TAM BAĞIMSIZ VE ADİL olması gerekir.

Hukuk son kaledir. O kaybedilmişse eğer tuz kokmuş demektir.

Uçuruma giden son viraja girilmiş demektir. Artık yapılacak bir şey kalmamış demektir.

İşte bu duruma geldikten sonra Hukukun üstünlüğü değil, üstünlerin, güçlülerin adaleti, hukuku söz konusudur.

Üstünlerin hukukunun söz konusu olduğu yerde önce kargaşa, sonra kavga, sonra savaş ve en sonunda o millet ve ülke için YIKIM kaçınılmazdır.

Siyasilerin insafına ve adaletine dayanan bir sistem ve hukukla hiçbir ülke ayakta kalamayacağı gibi sistemi kuranlar da yıkılmaya, yok olmaya mahkûmdurlar.

Bu nedenle Siyasilerin, üstünlerin, müdahil olmaması gerektiği, olamayacağı, hakkı ve haklıyı koruyup kollayan anayasal olarak TAM BAĞIMSIZ bir hukuk sisteminin kurulması gerekir.

Bu güne kadar kör topal işleyen, ne İsa’ya ne Musa’ya yaranamayan hukuk sistemimiz, siyasilerin önünde boyun eğerek iliksiz ceketlerini iliklemişlerdir.

Siyasilerin elinde yap-boz tahtasına dönen hukuk sistemi, her keresinde siyasilerin istekleri doğrultusunda şekil almış ve kullanılmıştır.

Öyle evrensel ve adil bir hukuk sitemi kurulmalıdır ki ne giden ne gelen siyasetçinin oyuncağı haline gelmemelidir.

Bu nedenle anayasal olarak TAM BAĞIMSIZ yeni bir kurum ihdas edilmelidir.

Bu kurum (HYK) HUKUKÇULAR YÜKSEK KURULU olmalıdır.

Hukuk fakültesi mezunu tüm kişiler HYK (HUKUKÇULAR YÜKSEK KURULU) seçici doğal üyesi olmalıdır. (Yüz kızartıcı ve vergi suçu işlemedikleri müddetçe)

(HYKB) Hukukçular Yüksek Kurul Başkanı tüm seçici doğal üyeler tarafından seçilmelidir.

(HYKB) Hukukçular Yüksek Kurul Başkanı seçimi: 4 turlu seçim olmalıdır. 1nci turda tüm adaylar 3/2 oy, 2nci turda en çok oy alan 3 aday katılmalı 3/2 oy, 3ncü turda en çok oy alan 2 aday katılmalı 3/2 oy, 4ncü turda en çok oy alan seçilmelidir.

Hiçbir seçim tek adaylı yapılmamalıdır.

Başkan ve üyelerin (HYK ve HDK üyeleri. Seçici üyeler değil.) görev süreleri beş + beş olmalı üçüncü kez seçilememelidir.

Başkan ve HYK Kurul Üyeleri seçildikleri tarihte kırk bir yaşından gün almış, yetmiş bir yaşından gün almamış olmalıdır.

HDK, (Hukukçular Delege Kurulu) en az beş bin hukukçu delegesi (35 -80 yaş arası) olan bir kurul olmalıdır.

HDK üyeleri, mesleğini en az 15 yıl yapanlar arasından seçilmelidir. İl ve ilçe delege kurulları olmalıdır.

Eksilen delege tamamlanmalıdır.

HDK nın karar alabilmesi için HDK üyelerinin en az %95’i hazır olmalıdır.

Bir üye mazeretsiz (raporlu) en fazla üç seçime katılmama hakkı olmalı. Bir üye sadece bir oy vekâleti alabilmelidir.

Başkanı, tüm Daire Başkanları ve üyelerini, HDK kendi içlerinden (delege hukukçulardan) seçmelidir.

Seçim HYKB seçim sistemine göre yapılmalıdır.

Başkan ve üyelerin görev süreleri beş + beş olmalı üçüncü kez seçilememelidir.

HYK kurul üyeleri ile HDK kurul üyeleri hakkındaki hukuki işlemler AYM tarafından yapılmalıdır.

Türkiye genelinde, kendi kurumlarına ait tüm seçimler ve atamalar HDK tarafından yapılmalıdır.

Hükümetin hiçbir üyesi, HYK’nın ve HDK’nın Başkanı, üyesi, gözlemcisi ya da katılımcısı olmamalıdır.

Hukukçulardan (HYK, HDK, AYM, HKB, SKB YSK, Yargıtay, Danıştay, Sayıştay başkan ve kurul üyeleri), siyasette aday olan ve ya siyasete atılan hiçbir hukukçunun tekrar makamına dönmesine izin verilmemelidir.

Dinden, Siyasetten ve ırkçılıktan arındırılmalı, LAİK bir kurum olmalıdır.

HYK, HDK ve diğer Daire Başkanları dini ve ya siyasi hiçbir organizasyona katılamamalı.

Seçimlerine Cumhurbaşkanı ve Meclis Başkanı dışında hiçbir siyasi davet edilmemelidir.

HYK, HDK ve diğer Daire Başkanları, Cumhurbaşkanı ve Meclis Başkanı dâhil, hiçbir siyasetçi önünde eğilemez, ayağa kalkamaz, alkışlayamaz, siyasetçiyi öven cümle kuramaz, siyasileri sosyal medyadan takip edemez, siyasetçiyi karşılayamaz, ağırlayamaz.

Siyasetin dışında ve üstünde bir kurum olmalıdır. Apolitik ve tarafsız olmalıdır.

Kendilerine ait bir televizyon kanalı olmalıdır. (HUKUK TV)

Tüm üyeleri laikliği benimsemiş olmalıdır.

Kısacası Hukukun, Hukukçuların ve Hukuk Kurumlarının, siyasiler ile olan tüm bağı kesilmeli, anayasal olarak TAM BAĞIMSIZ olmalıdır.

Gelecek Yazımda Yüksek Seçim Kurulunu ve Anayasa Mahkemesini ele almak üzere,

Sağlık ve sevgi ile kalın.

Talha Kumcu

Seçim ve Siyaset ile Kurumlar ve Kanunlar 1-2-3-4. yazılarımı okumak için TIKLAYIN

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER