Haber Galerisi

Sarayın Sanatçıcıkları

03 Nisan 2018 - 21:04 'de eklendi ve 1145 kez görüntülendi.
Sarayın Sanatçıcıkları

Sarayın Sanatçıcıkları

“Açılım karşısında duranları iki cihanda da lekeli kabul ediyoruz”

“Tabii ki evet diyeceğim. Dört dörtlük, çok daha kapsamlı ve özgürlükçü nihai şeklini alana kadar da evet demeye devam edeceğim!”

“Muhteşem vizyonunuzla hep ülkemizin önünü açıyorsunuz. Size canımızı vermeye hazırız”

“Yetkim olsa Twitter’ı yasaklarım”

“Türkiye’de son derece özgür hissediyorum. Bence de Twitter yasaklanmalı. Özgürlük iyi güzel de, o özgürlüğü edepli ve ahlaklı bir şekilde yaşayalım”

“Söylenildiği kadar baskı olduğunu düşünmüyorum. Bundan daha açık bir toplum görmedim ben. Kimse baskı altında değil, bilakis herkes fazla özgür. Çok fazla atıp tutuyorlar”

“Tayyip Bey’in sokaklarda ölmüş annesine küfredildiği zaman, ertesi gün o da Berkin Elvan’ın annesini yuhalattı. Bu çok insani bir şey…”

“Ben ülkemize emek veren, hizmet veren, “Biz bir bütünün parçasıyız” diyen kim varsa ben ona hayranım…

Tayyip Bey de şu an başımızda. Kendisini 40 yıldır tanırım. Sektörümüze nice yardımları olmuştur.

Yaptığı çalışmaları da biliyoruz. Herkesin yanlışı olabilir, ayrı konu…”

Yıllardır Türk halkının gönlünde yer etmiş bazı sanatçılarımızın, Hükümet ve PKK arasında sürdürülmüş olan Çözüm Süreci sırasında, 2010 Anayasa değişikliği halk oylaması sürecinde ve daha sonraki zamanlarda iktidara destek amacıyla söyledikleri sözler bunlar.

Bu sözleri söyleyen sanatçılarımızın isimlerini özellikle yazmadım; çünkü amacım kimseyi karalamak değil.

Tabii ki, bu çok değerli! sanatçılarımızın iktidara verdikleri destekler karşılıksız kalmıyor.

Kamu ihaleleri, TRT-1’deki dizilerde oyunculuk, TRT-MÜZİK kanalında müzik programları, belediye konserleri sanatçılarımıza verilen ödüllerden bazıları.

Elbette ki, her sanatçının siyasi fikri var ve istediği siyasi partiye destek vermekte özgürdür ve buna herkes saygı duymalıdır; ancak sanatçı dediğin topluma mal olmuş kişilerdir ve toplumun tüm kesimlerine hitap ettiklerinden şahsi siyasi görüşlerini açıklamaları hem toplum hem de kendileri açısından uygun değildir.

Hele hele sanatçıların siyasi parti ve kişilere olan destekleri bir çıkar ilişkisine dönükse, buna saygı duymak pek mümkün değildir.

Gerçek bir sanatçı, iktidarda hangi parti olursa olsun, her zaman halkın sorunlarından yana olmalıdır.

Halkın yanında olmalı ve halkın sorunlarını korkmadan dile getirmelidir.

Bu ülkede özgürce sanat yapabilmesine ve sanatını yaparak kazançlar elde etmesine imkân sağlayan Atatürk’e ve onun kurduğu Cumhuriyete sonuna kadar sahip çıkmalı; Atatürk ve Cumhuriyet düşmanlarına karşı var gücüyle direnmelidir.

Her gün onlarca çocuk, kadın tecavüze uğruyorken, halk açlıktan ölüyorken, halka yapılan baskı gitgide artıyorken, özgürlük alanları her geçen gün daralıyorken, siyasilerin yaptığı hatalar yüzünden gençlerimiz her gün şehit oluyorken bir sanatçı bütün bunları görmezden gelip tozpembe tablolar çiziyorsa ve tüm yanlışlarını göre göre iktidardaki kişileri destekliyorsa, o kişinin sanatçılığından da, insanlığından da kuşku duyulur.

Atatürk sayesinde, O’nun kurduğu Cumhuriyetin getirdiği çağdaş ve özgür düzen sayesinde bir yerlere gelip zengin olan ama Atatürk ve Cumhuriyet düşmanlarına destek olmaktan çekinmeyen çok sayın sanatçılarımız, eğer 95 yıldır bu ülkede Cumhuriyet değil de, destekledikleri gerici zihniyet egemen olsaydı, kendilerinin sanatçı olmak bir yana, sokakta bile özgürce dolaşamayacaklarını bilmezler mi?

İktidardaki kişileri, tüm hatalarını görmezden gelip destekleyerek o kişilerin hatalarının, tecavüze uğrayan çocukların, şehit olan gençlerin tüm vebalinin ödemenin kendilerine düşebileceğini hiç düşünmezler mi?

Zenginliklerine zenginlik katmak uğruna toplumun saygısını kaybederek fakirleştiklerinin farkında değiller mi?

Halkın yerine, Sarayın sanatçısı olmayı tercih eden çok sayın sözde sanatçı(k)larımız şunu bilmelidirler ki, ömürlerini zengin olarak tamamlasalar da, Cumhuriyet ve halk düşmanı güç sahiplerine verdikleri her destek, sonsuza dek, üzerlerinde kara bir leke olarak kalacaktır.

Sokağa çıkacak, halk ile karşı karşıya gelecek yüzleri bile olmayacaktır.

Sözde sanatları da halkta karşılık bulmayacaktır.

Ve asla halkın sanatçısı olmuş, halkın gönlündeki saraylara kurulmuş, Âşık Veysel, Barış Manço, Kemal Sunal, Tarık Akan gibi Türk halkı tarafından saygı ve sevgiyle anılmayacaklar.

Onların saraylarda tahtı yoktu ama gönüllerde tahtı çoktu. Sözde sanatçı(k)lara duyurulur.

BERİL ŞEKER

03.04.2018

”Serebral Palsi” ile ilgili makalemi BURADAN okuyabilirsiniz.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER