Haber Galerisi

Afrikayı Unutmak

Acıları hafifletmek için bazen unutmak gerekir.

Unuttuklarımız milyonlarca hayatsa eğer, o acıları hep, hatırlamak gerekir…

12 Mart 2018 - 20:17 'de eklendi ve 1402 kez görüntülendi.
Afrikayı Unutmak

Afrikayı Unutmak

Acıları hafifletmek için bazen unutmak gerekir.

Unuttuklarımız milyonlarca hayatsa eğer, o acıları hep, hatırlamak gerekir…

 

******

 

Bazen, 1 öğün atlayınca gecenin ilerleyen saatlerinde acıkırız.

Bu acıkma öyle sinir bozucudur ki, bir şeyler atıştırmadan asla uyutmaz…

Peki, bu açlık 1 öğünlük değil de, 5 öğün, 5 gün,15 gün olsa…

Psikolojimiz, önceliklerimiz, hayattan beklentilerimiz nasıl olurdu diye düşünmeden edemiyor insan.

Bir kişinin sağlıklı şekilde hayatını idame ettirebilmesi için günde yaklaşık 2100 kaloriye ihtiyacı var.

Sürekli aç kalan bir insan fiziksel ve ruhsal olarak zayıflar sonra da bağışıklık sistemi çöker.

Yani sağlıklı karar verme, sorunu çözme, çalışma ve üretme kabiliyetini kaybeder.

******

*En çok etkilenenler, acıyı katık edenlerdir.

7 milyar nüfusu olan dünyanın, 795 milyon aç insanı var.

Bunun yaklaşık 14 milyonu Afrika’da açlıktan ölme riskiyle karşı karşıya ve yılda 5 milyon çocuk açlıktan ölüyor.

Günde 14 çocuk…

BM Tarım ve Gıda Örgütü raporuna göre ‘’ Dünya ihtiyacından fazla gıda üretiyor ’’ Ve en acısı da, dünyanın gıda rezervi, dünyadaki bütün açlığı ortadan kaldırabilecek kapasitede.

O zaman yılda 5 milyon çocuk açlıktan neden ölüyor?

Düşünün!

Bir tarafta gereğinden fazla beslenildiği için dünyada hızla artan obezite diğer tarafta, hayatta kalmaya yetecek kadar besin bulamadığı için açlıktan ölen insanlar…

Peki, yaşamak için BESLENMEK, bir insanlık hakkı değil mi?

Dünyanın neresinde olursa olsun, bugün yaşanan her acıda, hepimizin payı var.

******

AFRİKA…

Hani şu küresel ısınmaya bizim sebep olduğumuz ama bedelini onlara ödettiğimiz Afrika…

Evimizden eksik etmediğimiz, vazgeçilmez içeceğimiz, kahvenin yetiştirildiği yer olan Afrika…

Bakırları dünyanın dört bir tarafına gönderilen Afrika…

Rengi gibi kaderi de kara olan Afrika…

En küçük kabilesine kadar gidip görmeyi hayal ettiğim Afrika.

 

Afrika, yeraltı ve yerüstü kaynakları bakımından en zengin bölgelerden biri, bu yüzden gelişmiş ülkeler tarafından yıllarca sömürüldü.

Geçmişte sömürgeci güçler Afrika halkını köle ticaretinde kullandı.

Halk en ağır şartlarda çalıştırıldı, ezildi, açlık ve bulaşıcı hastalıklarla yüz yüze bırakıldı.

Dünyada 40 milyon AIDS hastasının % 60’ı Afrika ülkelerinde.

 

******

Küresel güçler açlığı kitle imha silahı olarak gördü. Hal böyle olunca da, açlık savaşı; savaşlar açlığı doğurdu.

Barınma ve beslenme imkânlarını kaybedip, beslenememekten kaynaklanan sağlıksız doğumlarla, sağlıksız çocuklar dünyaya getirdiler ve bu kısır döngü içine giren halk ise ne tarım arazilerini ekebildi ne de madenlerine sahip çıkabildiler.

******

Afrika’nın gelişememesine genel olarak kuraklık sebep gösterilse de, asıl sorun; sömürge yıllarında kaybedilen topraklar, iç savaş, kötü yönetim ve en önemlisi çok uluslu şirketlerin, bugün hala bu ülkeleri tarımsal arazileri ve madenleri üzerinden sömürüye devam ediyor olmalarıdır.

Ülkeye dışarıdan yapılan yardımlar, hep hükümet kontrolü dışında oldu.

Hükümetleri değiştirmek, kargaşa yaratmak ve propagandadan ibaret olan bu kısa süreli yardımlar, hiç bir fayda sağlamadığı gibi tarımsal üretime ayrıca bir darbe vurdu.

Öyle ki, yapılan yardımların, genetiği değiştirilmiş ürünler olduğu ve Afrikalılar üzerinde test edildiği iddiası dahi var.

******

ZAMBİYA

Zambiya, dünyada bakır rezervlerine sahip 3.ülke olmasına rağmen en yoksul 20 ülke arasında.

Nüfusun % 60’ı günde 1 $ dan az kazanıyor ve % 80’i işsiz.

Çünkü gelişmiş ülkelere yapılan yardımların 10 kat fazlası, bu ülkelerden çalınıyor.

İsviçre; Zambiya bakır madeninin en büyük ithalatçısı.

Bu çok uluslu şirketler, vergiden kurtulmak için bakır fiyatlarını kendi aralarında belirliyor ve Zambiya’ya vergi ödemiyor.

Vergi cennetlerinde merkezi olan çok uluslu şirketlerin ortakları ise ürünü ucuza alıp pahalıya satıyor.

Rüschlikon; İsviçre’de çok düşük vergi oranı olan ve zenginlerin yaşadığı bir köy.

Fakat kullanabileceğinden fazla vergi geliri var. Bu gelirin kaynağı ise vergisini ödemedikleri Zambiya’da ki bakır madenleri…

Afrika’nın nasıl yağmalandığını, belgeleriyle ortaya koyan ‘’Afrika’yı Soymak’’ belgeselini izlemediyseniz eğer, kesinlikle izlemenizi tavsiye ederim.

*Dünyadaki bütün açlığın tek sebebi, gelir dağılımındaki adaletsizliktir.

******

Günümüzde örneğine çokça şahit olduğumuz gibi, tarımsal üretim, gübre ve tarım ilaçlarını ellerine geçiren şirketler, açlığı; tarımsal üretim yetersizliğine bağlayarak, yeni bir sömürü düzeni ile GDO lu ürünleri dünyaya yaymak istemektedirler.

O yüzden bugün, kendi tohumumuzu üretemiyoruz, tarlalarımızı ekemiyoruz.

Peki, bu bir sömürü değil mi?

BM raporuna göre Türkiye’nin 2025 yılında su sıkıntısı yaşayacağı gerçeğini göz ardı edemeyiz.

UNUTMAYALIM!

Bugün hiçbir bağımızın olmadığını düşündüğümüz için unuttuğumuz Afrika ile yarın aynı kader birliğinde buluşabiliriz.

******

Dilim döndüğünce uzun uzadıya anlatmaya çalıştığım acı gerçeği, aslında Pulitzer ödüllü bu tek kare fotoğraf anlatıyor.

Sudan’da, yardım kampına giderken yığılıp kalan bir kız çocuğu, çocuğun ölmesini bekleyen bir akbaba ve bu anı ölümsüzleştirmekten başka hiçbir şey düşünmeyen bir fotoğrafçı…

Peki, ölümsüzleştirdiği bu fotoğrafın, kendi intiharına sebep olacağını bilseydi, sonuç aynı olur muydu?

*Afrika; insanın insana yaptığı zulmün, ‘yaşayan’ en büyük kanıtıdır.

 

İlkay Atila

Sevgiyle kalın.

”Herşey Yolunda Öyle…Mi” isimli yazım için TIKLAYIN

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER