Haber Galerisi

Duyguların Sohbeti

Bir gün duygular toplanıp sohbete başlamışlar. Her biri, bir diğerinden daha güçlü ve daha büyük olduğunu iddia ediyormuş.

Kıskançlık, Haset, Kızgınlık, Öfke, Nefret, Kin ve İntikam.

09 Mart 2018 - 0:15 'de eklendi ve 690 kez görüntülendi.
Duyguların Sohbeti

Duyguların Sohbeti

Bir gün duygular toplanıp sohbete başlamışlar. Her biri, bir diğerinden daha güçlü ve daha büyük olduğunu iddia ediyormuş.

Kıskançlık, Haset, Kızgınlık, Öfke, Nefret, Kin ve İntikam.

Hepsi de kendisinin daha güçlü ve daha büyük olduğunu söylüyor ve bir insan kalbine girdiklerinde neler yapabileceklerini ballandıra ballandıra anlatıyorlarmış.

Önce Kıskançlık ve Haset atılmış ortaya.

“Bizim olduğumuz yerde ve girdiğimiz kalpte arkadaşlık ve dostluk olmaz. Hem bizler küçüğüz ve görünmeyiz.

Her kalbe gireriz. Her şeyi küçük ve olduğundan farklı gösteririz.

İnsanları birbirlerinden ayırır, birbirlerine düşman ederiz. Sizler bunu yapabilir misiniz?” Demişler.

Kızgınlık ve Öfke çıkmış ortaya.

“Bizler de hemen her kalbe girebiliriz. Bizler de insanların arasını açar, birbirlerine düşman ederiz.

Üstelik hem birbirlerine hem de kendilerine zarar veririz.” Demişler.

Nefret çıkmış ortaya.

“Ben her kalbe giremem belki.

Ama girdiğim kalplerde sizlerin yaptıklarınızı yaptığım gibi girdiğim kalpleri de kör ederim.

Üstelik akıllarına da zarar verir, doğru düşünemez hale getiririm.” Demiş.

Kin atılmış birden.

“Ben de sizlerin yaptıklarınızın hepsini birden yaparım. Üstüne üstlük girdiğim kalp ve vücudu yer bitiririm.” Demiş övünerek.

İntikam çıkmış ortaya, koskoca cüssesiyle.

“Ben her kalbe giremem.

Ama sizlerin girip de büyüdüğünüz kalplere yerleştim mi eğer, görün bakın neler yapıyorum. Sizler de kimsiniz be?” Demiş böbürlenerek.

“Ben kalplere girdim mi eğer arkadaşlıkları, dostlukları bitiririm.

Değil insanları, kardeşleri, aileleri, akrabaları, toplumları, hatta milletleri bile birbirlerine düşman eder, ayrılık tohumları ekerim.

Sadece sizlerin yaptıklarını yapmakla kalmam.

Ortalığı kan gölüne çevirir, onarılmaz yaralar açarım insan dünyasında. Dünyalarını karartır, mutluluklarını çalarım.” Demiş.

Bu sözler karşısında diğer duygular intikam önünde diz çökmüşler ve büyüklüğünü kabul ederek ona katılmışlar.

İntikamın vücudunda tek bir duygu haline gelmişler. Kötü duygular adını vermişler kendilerine.

O esnada, geçmekte olan iki küçük kardeş çocuğun, kalbine girerek büyüklük ve güçlerini, tüm duygu dünyasına ve insanlığa göstermek istemişler.

Ancak girememişler.

İntikam, içindeki diğer duygulara seslenerek, “Bu kalpler benim giremeyeceğim kadar saf ve temiz.

Ben bu kalplere giremem. O yüzden sizlerden ayrılıyorum.

Sizler bu çocukların kalplerine girip hünerlerinizi gösterin.

Çocukların kalplerinde öyle büyüyün ki, bana yer açın.” Demiş. Ancak yine çocukların kalbine girememişler.

Bunun üzerine Kin ve Nefret sırayla ayrılmışlar İntikamdan.

Kızgınlık ve Öfke bir çocuğun, Kıskançlık ve Haset bir çocuğun kalbine yerleşmiş.

Çocukların her adımında her yaptıklarında her sözlerinde diğer duygulara yer açmak için çocuklarla birlikte büyümüşler.

Ta ki intikama yer açılana kadar. Sonunda intikam yerleşmiş kalplere.

İki kardeşi birbirine düşürmekle kalmadığı gibi diğer insanlar üzerinde de tüm hünerlerini göstermişler.

Ortalık kan gölüne döndüğünde, haykırmışlar duyguların dünyasına, “Bizden büyük var mı?” Diye. Ses yok.

Cevap alamamışlar haykırışlarına.

Ama o da ne? Birden iki duygu belirmiş yanlarında. Hışımla sormuş intikam “Sizler de kimsiniz.” Diye.

“Biz Sevgi ve Aşkız.” Demişler usulca. “Bizler iyilik ve güzellik duygularıyız.” İntikam alay edasıyla sormuş.

“Sizler insan kalbine girebilir misiniz? Sizlerin marifeti nedir, neler yapabilirsiniz?” Diye sormuş.

Sevgi başlamış anlatmaya. “Bizler kıvılcım gibiyiz.

Eğer bir insan kalbine düşersek sonsuz arkadaşlıklar dostluklar oluştururuz. Kalpten kalbe atlarız.

Girdiğimiz her kalpte huzur ve mutluluk sağlarız.

Ayrılıkları bitiririz. Anlaşmazlıkları, kavgaları barışa, dargınlıkları, kırgınlıkları, düşmanlıkları dostluğa çeviririz.

Kırılmış kalpleri birleştiririz. Girdiğimiz kalpleri mutlulukla doldururuz.

Ben her dilden girerim insan kalbine. O yüzden benim dilimin olmadığını söylerler. Sevgi dili derler bana.

Ben girdimi insan kalbine öyle büyürüm ki Kıskançlık, Haset, Kızgınlık, Öfke, Nefret, Kin ve İntikama yer kalmaz.

Ben girdiğimde insanın kalbini cennete çeviririm. Ha bir de bulaşıcıyımdır ben. Gönülden gönüle atlarım.” Demiş.

Şaşkın şaşkın bakarken Sevgi’ye, susa kalmış diğer duygular. İnanamamışlar duyduklarına.

Gözlerini Aşk’a çevirdiklerinde tebessümle konuşmaya başlamış Aşk.

“Ben kalplere gözlerden girerim. O yüzden benim gözümün kör olduğunu söylerler. Ben sadece kalbe yerleşmem.

Bazen girdiğim göze, bazen saçlara, bazen ses tonuna, dudaklara, gülüşe, siluete, bedende her yere yerleşirim.

Bazen nedensiz yerleşir, ansızın davet etmeden girerim kalplere. Genelde ayrı dolaşırız Sevgi’den.

Girmişsem bir kalbe Sevgi de gelir yanıma. Ben Sevgi’siz yaşayamam bir kalpte.

Eğer Sevgi ayrılırsa yanımdan ben de duramam o bendende. Ha bazen birlikte ölene kadar da kalırız bazı kalplerde.

Eh birkaç kez uğradığım kalpler de yok değil. Sevginin gücüne ben de sahibim.

Lakin ben kalplere girdiğimde, kalpler hızlı atmaya başlar. Bazen akıllarını alırım başlarından.

Benim ömrüm sevgi gibi uzun değildir. Yerleşmişsem insan kalbine, sevgiye dönüşürüm hemen.

Budur Sevgiden farkım. Bir de taklitlerim var. Onlar para, varlık, makam ve şöhretle dolaşırlar.

Onları gördüğünüzde, zaten anlarsınız hemen sahte olduğunu.” Demiş.

Ne yapacaklarını bilemeden, düşünürken kötü duygular, insan kalbi için mücadele etmeye karar vermişler.

Saf ve temiz kalplere giremeyen kötü duygular, Sevgi ve Aşk ile mücadele ederken yeni duygular ve değerler katılmış aralarına.

Bir tarafta iyiler bir tarafta kötüler. Halen sürüyormuş bu kavga.

 

Sağlık ve Sevgi ile kalın.

 

Talha Kumcu

”Hani And İçmiştik” isimli yazım için TIKLAYIN

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER