Haber Galerisi

Denizler Tükenmez

“Deniz gezmiş yaşasaydı, bugün ne yapardı” diye sorduğumuzda; Hıçkırıklarını boğazına düğümleyen gözünden süzülen yaşlara engel olamayan adam Erdal Orhan…
Güzel Türkçesi, üslubu, ve bazen de “nasıl anlatılır bu zulüm küfürsüz” diyen adam” Yaşadıkları her türlü zulüm ve baskıya rağmen umudunu hiç yitirmeyen Erdal Orhan biliyor ki; Deniz’ler tükenmez.

28 Şubat 2018 - 19:17 'de eklendi ve 1113 kez görüntülendi.
Denizler Tükenmez

Denizler Tükenmez

68 Kuşağının, ölümsüz isimlerinden biri olan Deniz Gezmiş doğum gününde bir kez daha anıldı.

Deniz Gezmiş yaşasaydı bugün 70 yaşında olacaktı.

Onun, naçiz vücudu toprak oldu ama, düşünceleri, fikirleri hala yaşıyor ve onu yaşatacak Deniz’ler her gün çoğalıyor.

68 kuşağından, bugün aramızda olan, Deniz Gezmiş’in cezaevi arkadaşı, 1974 yılında hastanede mahkum koğuşunda zincire vurulan, Erdal Orhan fikirleriyle, birikimleriyle ve hiç değişmeyen çizgisiyle yaşıyor.

Mücadelesine çevresini aydınlatarak devam ediyor.

10 Nisan 1974 tarihli Yeni Ortam Gazetesi’nin ki, (o tarihte Uğur Mumcu başyazarlığını yapmaktadır) manşetten verdiği habere istinaden dönemin başbakanı Bülent Ecevit tarafından çıkartılan yönetmelikle, hastanelerde yatan tutuklu ve hükümlülere zincir vurulması yasaklamıştır.

Elleri ayakları zincire vurulan ama düşüncelerini teslim etmeyen, tarihi yaşarken yazan adam Erdal Orhan, kendine has üslubuyla, elinden düşmeyen kitaplarıyla eğitim günlerimizde dinlemeye doyamadığımız bir aydınımız.

Türkiye’nin devrimci hareketinin önderlerinden olan Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının yaşadıklarını, çektikleri acıları ve hak etmedikleri ölümü anlatmaya elbette kelimeler yetmez.

Deniz Gezmiş’in yaşadıklarını, gencecik ömründe mücadele ederken nasıl dimdik durduğunu, ölümüne mücadele ettiğini uzun uzun yazmaya gerek yok.

Kısaca, son beş yılda yaşadıklarına bakmak yeterli.

-Deniz Gezmiş, ilk kez; Taksim Anıtı’na çelenk koymaları sırasında Türk-iş yöneticilerini protesto eden grupla beraber yaptığı eylem sonucunda tutuklanarak göz latına alındı.

-19 Ocak 1967’de Türkiye Milli Talebe Fedarsayonu’nunda çıkan olaylarda arkadaşları ile gözaltına alındı.

– 22 Kasım 1967’de ise öğrenci örgütlerinin düzenlediği Kıbrıs Mitingi sırasında Aşık İhsani ile birlikte ABD bayrağının yakılması nedeniyle tekrar gözaltına alındı.

-7 Mart 1968’de İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi konferans salonunda düzenlenen AIESEC genel kurul toplantısında konuşma yapan devlet bakanı Seyfi Öztürk’ü protesto ettiği için bir kez daha tutuklandı.

-2 Mayıs 1968’e kadar tutuklu kalan Deniz Gezmiş, yargılandı ancak beraat etti.

-20 Aralık 1969’da tutuklanan Deniz Gezmiş, 18 Eylül 1970’e kadar hapis yattı.

-16 Temmuz 1971’de başlayan THKO-1 Davası’nda TCK’nin 146. maddesini ihlal ettiği gerekçesiyle, 9 Ekim 1971’de 146/1 maddesi uyarınca idam cezasına çarptırıldı.

-16 Temmuz 1971’de Sıkıyönetim Mahkemesi, Altındağ Veteriner Okulu binasında Tuğgeneral Ali Elverdi başkanlığındaki, Baki Tuğ savcılığında toplandı. 9 Ekim 1971’de son bulan mahkeme’de TCK’nın 146. maddesinin ihlali gerekçesiyşe 9 Ekim 1971’de idama mahkum edildi. 6 Mayıs 1972 tarihinde Yusuf Aslan, Hüseyin İnan ile birlikte saat 1.00-3.00 arasında Ankara Merkez Kapalı Cezaevi’nde idam edildi.

Deniz Gezmiş’in mücadele arkadaşı Erdal Orhan o günleri anlatırken, hala gözlerinden yaşlar süzülüyor.

Ufak tefek bedenine kocaman bir yürek sığdıran dev bir adam Erdal Orhan, Sırtında dünyanın ağır yükü, yüzünde yaşanmış yılların acı çizgileri avurtlarında yaşanan hüzün ama gözlerinde, sözlerinde daima umut olan.

Bir koca kitaplığı beyninde, yüreğinde yaşatan, konuşurken tarihi yeniden yaşatan, yaşanmışlıklarını ustaca anlatan bir adam..

“Ben koministim” diye başlarken söze, asla müdahale etmez düşüncelerinize, O bir köy enstitülü anne babanın evladı.

Mapushane damlarını anlatırken ülke sevgisini, bağımsızlık inancını hiç yitirmediğini hissetiren.

“Deniz gezmiş yaşasaydı, bugün ne yapardı” diye sorduğumuzda; Hıçkırıklarını boğazına düğümleyen gözünden süzülen yaşlara engel olamayan adam Erdal Orhan…

Güzel Türkçesi, üslubu, ve bazen de “nasıl anlatılır bu zulüm küfürsüz” diyen adam” Yaşadıkları her türlü zulüm ve baskıya rağmen umudunu hiç yitirmeyen Erdal Orhan biliyor ki; Deniz’ler tükenmez.

Dün, Deniz’leri, Erdal’ları zincire vuran zihniyet bugün düşünceleri ve dik duruşları zincire vurmaya çalışıyor.

Geçmişimize sahip çıkarak, tarihten dersler alarak, hem bu günümüzü hem de yarınımızı korumamız mümkün olacaktır.

Emperyalizme karşı dimdik duran, Kemalist duruşundan asla ödün vermeyen, Atatürk İlke ve Devrimlerinin ışığına inanan Deniz Gezmiş’ler ve Erdal Orhan’lar bu günün ve geleceğin teminatlarıdır.

Tüm devrim önderlerimizin anılarına ve var oluşlarına saygıyla,

Ebru Oğuzhan Yeter

”İnsansız Toplum” isimli yazımı okumak için linke TIKLAYIN

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER