Haber Galerisi

Kayıp Gençlik

15 Şubat 2018 - 20:20 'de eklendi ve 823 kez görüntülendi.
Kayıp Gençlik

Kayıp Gençlik

Öğle molasında bir lisenin karşı kaldırımında bulunan cafede oturdum yemek yemek için.

Neler gördü bu gözlerim neler! Hâlâ olayın şokunu yaşıyorum.

“Bütün ümidim gençliktedir” diyen Ata’mın kemikleri sızlıyordur kabrinde.

Benim bu gençlikten hiç ama hiç ümidim yok. Çünkü yitip giden, yozlaşan bir nesil gümbür gümbür geliyor.

Delikanlılığın vazgeçilmezi zannettikleri tesbihleri ellerinde, ağızlarında sigara!

Birbirlerinin annelerine küfür ederek konuşuyorlar.

Ve utanmadan birbirlerine kardeşim diye hitap ediyorlar.

İnsan hiç kardeşim dediği kişinin annesine küfür eder mi? Kızları görseniz! Aklınız uçar.

Üzgünüm ama bu kızlar evlenecek ve çocuk yetiştirecek öyle mi?

Okul bahçesinin kapısında bekleyen ne idüğü belirsiz gençlerle nasıl bir diyalog içinde olduklarını görseniz utanırsınız..

Ben utandım. Onların anne ve babalarının yerine utandım bu gençlerden.

Belki de ailelerinin binbir zorlukla verdikleri harçlıkları sevgililerine hediye alarak harcıyorlar.

Ki biz harçlıklarımızı biriktirir kitap alırdık.

Kütüphanemize ve zihnimize bir kitap daha katmanın mutluluğunu yaşardık.

Konuşmaları dinliyorum, hepsinin en az 3 zayıfı var. Hepsinin elinde bende olmayan son model cep telefonu.

Hayata dair, geleceğe dair hiçbir konuşma duymadım şu bir saat içinde. Kaygılarım duyduklarım karşısında çoğaldı.

Survıvor’da kim ne yapmış?

Hangi ünsüz sanatçı bozuntusu, hangi ünsüzle nerede buluşmuş, kim kiminle nereye gitmiş hepsini konuşuyorlar da bir kez olsun dersleri ödevleri hakkında konuşmuyorlar.

Birden lise yıllarım canlandı hafızamda, ne kadar naif, kibar dostluklar yapmışız.

Ders sonunda etüt merkezlerine gittiğimiz can hıraş soru çözdüğümüz zamanlar.

Ergenlik sendromu, kendini kanıtlama vs. Biz de ergen olduk ama sendroma girdiğimizi hatırlamıyorum.

Sanırım o yıllarda sendrom falan yoktu. Peki suç kimde? Anne ve baba da mı? Öğretmen de mi?

Tv programlarında mı? Bir yanlışı tek bir faktöre bağlamak yanlış olur.

Yukarıda saydığım nedenlerin hepsini ele alıp değerlendirmek gerekir.

Sorumsuz, bencil, kendi rahatını düşünen, çocuğu evde gürültü yapmasın diye evden istediği yere gitmesine izin veren anne babalar, babaların bitmek bilmeyen uzun iş seyahatleri, annelerin altın vs günleri, aile içi şiddet ve kavgalar, ekonomik faktörler, öğrencisine sadece ders veren öğretmenler, Türk aile yapısına uymayan tv diziler, programları.

Hızla tüketilen teknoloji. Gelenek ve göreneklerimizin bağnaz diye yok edilmesi! Hepsi birer birer yok oldu.

Bayramlarda aile ziyaretleri yapılır, bayram sabahı kahvaltıları hazırlanırdı.

Şimdi bir çok kişi birbirine WhatsApp’tan toplu mesaj atıp bayramlarını tatil yaparak geçiriyor.

Düğünler ve cenazeler kalabalık topluluklarla yapılır, şimdilerde iş, izin vs bahane edilerek kimse kimseye en güzel, ya da en acı gününde destek olmuyor.

Diyebilirsiniz ki tüm gençlerin hepsi öyle değil, elbette hepsi aynı olmaz, fakat bugün gördüklerim beni fazlasıyla endişeye düşürdü.

Kendi çocuğumuz olması şart değil, geleceğimize sahip çıkmak zorundayız.

Bu çocuklar günü gelecek makam, mevki sahibi olacak (torpille) Türkiye Cumhuriyeti Devleti öyle kolayına kurulmadı.

Yanlış giden her şeye dur demek zorundayız.

Bu çocuklara tarihi geçmişten anlatmaya başlamalıyız ki geleceğe sağlam adımlar atsınlar.

Hepimizin bu vatana borcu var, asla ödemekle bitmez!

Derya Salih

”Kadınlar Ne İster” isimli yazımı okumak için TIKLAYIN

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER