Haber Galerisi

Topraksız Köylüden Köylüsüz Topraklara

02 Şubat 2018 - 1:21 'de eklendi ve 809 kez görüntülendi.
Topraksız Köylüden Köylüsüz Topraklara

Topraksız Köylüden Köylüsüz Topraklara

TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası;

‘’TARIM KARNEMİZİ ALDIK. YİNE SINIFTA KALDIK’’ başlıklı bir basın açıklaması yaptılar.

Yediğimiz, içtiğimiz her şeyi sayılarla net bir şekilde paylaşmışlar.

Karnemizin sayısal bölümünü işin uzmanlarına bırakırken, edebiyat bölümüne şöyle bir bakalım.

Ahmet ATALIK diyor ki; ‘’Tarımsal üretim maliyetinin düşürülmesi için büyük bölümü ithalata dayalı girdilerin ciddi anlamda desteklenmesi gerekmektedir.

Yerel tohumlar biyolojik çeşitliliğimizin temeli olup muhafazası ve üretiminin yaygınlaştırılması desteklenmelidir.’’

Yerel-atalık tohumlara bir uzman gözüyle, bu şekilde bakılması bizi umutlandırıyor.

Yerel tohumlar biyolojik çeşitliliğimizin temeli olup, son yıllarda yapılan yerel tohumları destekleme girişimlerinin ne kadar doğru olduğunu görüyoruz.

Tarımsal üretimde maliyetin düşürülmesi için, daha çok ithalata bağlı olan girdilerin acilen desteklenmesini öneriyorlar.

Çiftçilerimize, 2017 yılında yapılan destekleme ödemeleri, çiftçilerimizin üretmesi için değil, ithalat için kullanıldığını öğreniyoruz.

Yapılan her ithalat tarımsal üretimi bitirmektedir.

Mahalleye dönüşen köyler de göz önüne alınırsa, köyler de ‘’ üreten köylü’’ sayısı her geçen gün azalmakta, topraklarımız sahipsiz kalmaktadır.

Binlerce dekar tarım alanlarımız kaderine terk edilmiştir.

Bugün topraklarımızın her metrekaresinin ekilmeye, üretmeye her zamankinden daha çok ihtiyacı vardır.

Tarım alanlarının, meraların, ovaların tarım dışı kullanımlarına izin verilmemelidir.

Tarımda dışa bağımlılıktan, kurtulmanın üretim, ithalat batağından kurtulmanın yolu ise, tarımsal üretimde kooperatifleşmedir.

Kurulacak kooperatiflerin iş birliği içinde olması şarttır.

Hem üreticilerin hem de tüketicilerin bu konuda girişimci ve mevcut oluşumlara destekçi olması gerekmektedir.

Bizim Yerel tohum çalışmalarında da tespit ettiğimiz en önemli konu üreticinin ürettiği ürünü pazarlama kaygısıdır.

Üreten köylü, aracılara, tüccarlara mecbur bırakılmamalıdır.

Bunun için kooperatif bilincinin oluşması, bu konuda acil çözüm bulunması gerekmektedir.

Tarım alanında eğitim almış özellikle gençlerin, bu alanda görev almaları sağlanmalı, en büyük devlet desteği bu amaç için verilmelidir.

Evet, yerel tohumlarımız sadece biyolojik çeşitliliğimizin temelini oluşturmakla kalmıyor, sağlıklı genleriyle, bereketiyle Anadolu’nun uçsuz bucaksız topraklarına ekilmeyi, çoğalmayı bekliyor.

Mustafa Kemal ATATÜRK şöyle diyordu;

‘’Bir defa, memlekette topraksız çiftçi bırakılmamalıdır.

Bundan daha önemli olanı ise bir çiftçi ailesini geçindirebilen toprağın hiçbir sebep ve suretle bölünemez bir nitelikte olması, büyük çiftçi ve çiftlik sahiplerinin işletebilecekleri arazi genişliği, arazinin bulunduğu memleket bölgelerinin nüfus yoğunluğuna ve toprağın verim derecesine göre sınırlandırılması lazımdır.’’

Oysa yanlış tarım politikaları yüzünden, Topraksız köylümüz kalmasın derken, bugün Köylüsüz kalan topraklarımız var..

Ebru Oğuzhan Yeter

Bir önceki yazım için TIKLAYIN

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER