Haber Galerisi

Solucanlara Kulak Verin

26 Ocak 2018 - 2:33 'de eklendi ve 679 kez görüntülendi.
Solucanlara Kulak Verin

Solucanlara Kulak Verin

Cumhuriyet Kadınları Derneği Fethiye şubesi olarak, Yerel Tohum Takas projesinde beşinci yılı geride bırakırken, sadece yerel tohum kullanmanın yetmediğini, doğal gübre, doğal ilaç kullanmanın önemini de dikkate alarak, solucan gübresi hakkında araştırmalar yaptık.

2017 Ağustos ayında Muğla’da yaşayan, kalp damar cerrahı Opr.Dr.Nurşin Kaynarca Külcü ve eşi, Opr.Dr. Erden Külcü’ye yaptığımız ziyarette bahçelerinde besledikleri solucanlarla ilk kez tanıştık.

Beş yıldır yerel tohum üretimi yapan üreticilerimizle birlikte gittik, solucan gübresi hakkında bilgiler aldık, üreticilerimizin de başlamaları için ilk adımı atmış olduk.

Ülkemizde solucan gübresi üretimi yapan çok sayıda büyük üreticinin yanında, binlerce küçük üretici olduğunu da öğrendik.

İsteyen herkes bahçesinde, balkonunda, saksıda dahi bu solucanları besleyip doğal gübresini çiçekleri, sebzeleri, ağaçları için kullanabiliyorlar.

Çok maliyetli olmayan bu uygulamada aynı zamanda mutfaklarımızda her gün çöpe giden atıklar da değerlenmiş oluyor, çay kahve posası, kağıt, karton, sebze, meyve atıkları da solucanlara mama olarak veriliyor, ve doğal gübreye dönüşüyor.

Buraya kadar, hepsi kulağa hoş gelen, merak uyandıran, girişimcilik aşılayan bilgiler gibi görülebilir.

Çok kolay, bir kasa solucan alıyorsunuz ve kısa zamanda, hem çoğalmalarını izliyor hemde onların gübrelerini ürettiğiniz, sebzelere meyvelere verip toprağın doğal gübreyle buluşmasını, sevdiklerinizin de doğal ürünler tüketmesine vesile oluyorsunuz.

Şimdi, yerel tohum üretimi yapan ve aynı zamanda solucan gübresi üreterek daha çok ürün almak, daha sağlıklı ürünler üretmek isteyen üreticiler için kötü bir haber var.

Bu konuda önemli yazıları olan, araştırmalar yapan Dr.Kayhan Yalçı’ şöyle diyor; ‘’Bugünlerde Tarım Bakanlığı’mız yeni bir solucan gübre yönetmeliği hazırlamakla meşgul.

Duyduğuma göre Bakanlık’taki konunun teknik uzmanları konuyu incelemişler.

Bu yönetmeliğe göre, bundan sonra solucan gübresi üretenler solucanlarına yedirdikleri mama tabir edilen hayvan dışkısı ve bitkisel organik madde karışımını solucanlara vermeden önce ve solucanın sindirim sisteminden geçmiş kaliteli solucan gübresini de satmadan önce 70 C dereceye ısıtıp sterilize etmek zorunda kalacaklarmış.

Böyle bir ısıl işlemin, yararlı mikroorganizmalarla dolu solucan gübresine uygulanması doğru değildir.’’

Solucanlar, toprakta bulunan organik atıklarla besleniyorlar, bunun yanında bitkisel ve hayvansal atıklarla hazırlanan mamalar da veriliyor.

Bakanlığın karşı çıktığı bu durumu Dr. Kayhan Yalçı şöyle açıklıyor;

‘’ Bakanlık diyor ki; Dur bakalım sevgili solucan, doğrusunu sen mi bilirsin yoksa biz mi biliriz? Sterilize edeceksin!

Solucanın itinayla ürettiği doğal organik gübreyi yine 70 C derecede ısı ile öldürmeyi ve o güzelim yararlı mikroorganizmaları ısının pençesine atmayı; o son derece faydalı enzimleri, hormonları faydalı biyolojik aktif maddeleri parçalayıp yok etmeyi öneriyor uzmanlarımız.’’

Yalçı, Bakanlık uzmanlarının, solucanları tıpkı at, inek gibi çiftlik hayvanı olarak gördüğünü, ve solucan gübresini de hayvan gübresi olarak kabul ettiğini söylüyor.

Bakanlığın ”hayvan gübresi ahırdan çıktığı gibi toğrağa verilmez” maddesine dayanarak bunu savunduklarını ekliyor ve şöyle tanımlıyor;

‘’Gübre üreten bir solucanın gövdesinde organik maddeyi parçalayarak komposta dönüştüren milyonlarca mikroorganizma mevcut ama solucanın sindirimi ile ineklerdeki koyunlardaki sindirim sistemi herkesin bildiği gibi çok farklı.

Solucanların sindirim sistemlerindeki mikroorganizmalar hem sindirim sisteminde mevcut hem de yedikleri yiyeceklerden de alıyorlar.

Solucanların sindirim sisteminde yedikleri organik maddeleri parçalayacak enzimler yoktur; bu parçalama işlemi için mikroorganizmalara güvenirler.

Yani besinlerinde mikroorganizma olmaz ise, organik maddeyi komposta dönüştürmeleri zorlaşır.

Zaten mikroorganizma açısından zengin besin yemelerinin bir sebebi de budur çünkü mikroorganizmaya ihtiyaçları vardır.

Bu yüzden, solucanların besinlerini ısıyla sterilize ederek besinlerinin içindeki mikroorganizmaları öldürdükten sonra solucanlara verirseniz, onların sindirim için en çok ihtiyaç duydukları mikroorganizmaları normal diyetlerinden çıkarmış olursunuz ki bu durum uzun vadede sağlıklı olmaz ve sürdürülemez.’’

Şimdi; Bakanlık, Solucan gübresi yönetmeliği’ni hazırlarken dünyada kullanılan yöntemleri incelemek, binlerce üreticinin düşüncelerini, beklentilerini dikkate almak durumundadır.

Oysa bu yönetmelikle, Solucan gübresi’ni de ahır gübresi yönetmeliği’ne göre işleme koymaya çalışmaktadır.

Solucan gübresi ile hayvan gübresinin içeriğinin aynı olamayacağını anlamak için, uzman ya da çiftçi olmak gerekmiyor.

Her iki canlı çeşidinin de beslenme şekline baktığınız da kolayca çözebiliyorsunuz.

Solucan gübresine ısıl işlem yapılmaması ile ilgili olarak, 11 Aralık 2015 tarihinde Kayseri’de yapılan bir çok bilim adamının katıldığı Vermikompost Çalıştayı’nda çıkan sonuç bildirgesinde solucan gübresi için ısıl işlem yapılmaması gerektiği ve bu işlemin, verimi yüzde elli azalttığı belirtilmiştir.

Üstelik Avrupa ülkelerinin hiç birinde bu işlem uygulanmamaktadır.

Bu çalıştayın sonuç bildirgesini dikkate almayanlar, solucan gübresi üretiminden neden rahatsızlık duyuyorlar?

Şimdi önümüzdeki günlerde Resmi Gazete’de yayınlanması beklenen bu yönetmelik binlerce küçük solucan gübresi üreten üreticiyi zor durumda bırakacaktır.

Bu sadece, üreticiye değil toprağımıza da zarar verecektir.

Bugüne kadar topraklarımızı, sularımızı kirletenler, zehirleyenler şimdi solucanların gücünden mi ürküyorlar?

Kimler bunu istemektedir? Dışa bağımlılığımız devam etsin diye mi uğraşıyorlar?

Küresel şirketler kimyasal gübre satışlarının bitmesinden mi korkuyorlar?

Bizler Yerel-Atalık tohumlarımıza sahip çıkarken, toprağımızın zehirlenmesine, sularımızın kirlenmesine geleceğimizin yok olmasına izin vermeyeceğiz.

Solucanlarımızı bahçemizde, balkonumuzda, saksılarda dahi beslemeye gübrelerini topraklarımızla buluşturmaya devam edeceğiz.

Dr. Kayhan Yalçı’nin dediği gibi;

‘’Yapılacak en güzel şey solucanlara kulak vermektir, çünkü solucanlar en doğrusunu bilir.”

Ebru Oğuzhan Yeter

”Kaç Uğur Mumcuyuz” isimli yazımı okumak için…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER