Haber Galerisi

Kaç Tane Deden Var Muhterem

2007 yılında Erzurum da gecekondu dönüşüm projesi ile hak sahiplerine tapularını dağıtırken

‘’Benim Dedem Yemen Harbinde şehit oldu.’’ dedi.

Olabilir. Allah rahmet etsin. Nur içinde yatsın. Muhtemelen Annesinin babasıdır.

 

Bayburt’ta ‘’Benim dedem Doğu cephesinde şehit oldu’’ dedi.

Olabilir. Allah rahmet etsin. Nur içinde yatsın. Muhtemelen babasının babasıdır.

 

Gaziantep’te ‘’Benim dedem Güney cephesinde şehit oldu’’ dedi.

Şimdi biraz kafam karıştı Ama neden olmasın ki Babaanne veya Anneanne ikinci kez evlenmiş olabilir.

Allah rahmet etsin. Nur içinde yatsın.

 

Çanakkale’de ‘’Benim Dedem Çanakkale şehitlerinden biridir.’’ dedi.

Hemen komplo teorisi üretme SAĞIROĞLU, mümkündür. Babaanne ikinci kez evlenmiş olabilir.

Sonuçta adı ‘’CİCİ’’ olsa da dede dededir.

 

Kars Sarıkamış’ta şehitler için yapılan kardan heykellerin açılışını yaptı ve sonra ‘’Dedem Kemal Mutlu burada şehit düştü.’’ dedi.

Hayda

Muhterem, kaç deden var senin.

Maşallah Babaanne ve Anneanne koca eskitmede adeta birbirleriyle yarışa girmiş gibiler.

Ama Allahtan bu defa bir isim var.  Dedenin adı Kemal Mutlu

 

Araştırmak istediniz ama bu konu hakkında size bilgi verecek bir kitap veya doküman bulamadınız.

Hiç üzülmeyin. Çağımız iletişim çağı. Aranırsa mutlaka bir şeyler bulunur.

Milli savunma bakanlığının internet sitesine giriyorsunuz ve 1. dünya savaşı kategorisinde şehit olanların isimlerinin yazıldığı  http://www.msb.gov.tr/arsiv/phpscr/Sehitler.php bağlantısını açıyorsunuz.

Bütün cephelerde şehit olanların isimlerini ve hangi şehirden olduklarını görüyorsunuz.

Sarıkamış Şehitleri’nin yer aldığı bölümde 276 Rizeli şehidimizin ismi var.

Bu isimler arasında Rize’den KEMAL MUTLU diye bir isim yok.

Milli Savunma Bakanlığı’nın “şehitlerimiz” adlı 5 ciltlik kayıtlarında da yok.

Asıl ilginç olansa adı şehitler listesinde olmayan Kemal Mutlu için;

2008 yılında Dalkavuk işadamları Rize’nin Güneysu ilçesin de bir okul yaptırdılar.

Bu okula Şehit Kemal Mutlu Anadolu Öğretmen Lisesi ismini verdiler.

Dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan da bu okulun açılışını gerçekleştirdi.

Kars’ın Sarıkamış ilçesindeki Belediye Caddesi’nin ismi, ‘şehit kemal mutlu caddesi’ olarak değiştirildi.

 

Yine de reis-i Cumhurumuzun deyimiyle ‘’Alemlerin Rabbi  Allaha hamdolsun.’’ Nineler temiz çıktı.

Ama Torun var ya torun, onda kesinlikle sorun var.

 

Dalkavukluk deyip geçmeyin.

Sözlük anlamı, “Menfaati için bir zengine veya devlet kapısındaki mevki sahibine yardakçılıkta bulunan adam” olan dalkavukluk, Osmanlıda müstakil bir meslek olarak icra ediliyordu.

Şaka falan yaptığımı düşünüyorsanız gerçekten de şaka falan değil.  Tamamen gerçek.

Bugünkü dalkavuklar ucuza hizmet vermesinler diye hatırlatma amacı ile bilgilendirmek istedim.

Osmanlı arşivlerinde 1. Mahmut devrine ait olan, ancak kime hitaben yazıldığı belli olmayan, eski adı ile istida bugünkü adı ile bir dilekçe var.

Dilekçede şöyle yazıyor.

“Devletli, inayetli, merhametli efendim! Kimsesiz dalkavuk kullarınızın arzuhalidir.

Her sene Ramazan-ı Şerif geldiğinde İstanbul’da davetli, davetsiz iftarlara gideriz.

Ulemanın, ricalin ve devlet büyüklerinin sofralarında çeşitli nefis yemekler, türlü türlü reçeller, süzme aşureler, tavukgöğüsleri, helvalar, kaymaklı baklavalar yer içeriz.

Lakin içimizde bazı terbiyesizler bulunup, edebe uymayan tavırlarıyla velinimetimiz efendilerimizi gücendirmekte bunun zararı da hepimize dokunmaktadır.

Bu meslek sağlam bir nizama bağlanmazsa, cümlemizin mağdur olacağı aşikârdır.

Mesleğimizi yeni bir nizama bağlanmamızı, içimizden uygunsuzların tart edilmesini, Şakir Ağa’nın cümlemize kahya tayin olunmasını ve eline memuriyetini bildiren bir kıt’a ile ruhsatname ihsan buyurulmasını niyaz ederiz.

Emir ve ferman, devletli, inayetli sultanımız hazretlerinindir.

İmza: Dalkavuk Kullarınız.”

Bu dilekçenin ekinde ise mesleklerini ne şekilde icra ettiklerine dair şu satırlar yer alıyor:

” Biz Dalkavuklar, kibar rical huzuruna girdiğimiz de el etek öperiz.

Oturacak yerimiz, trabzan yanındaki küçük minderdir.

Vazifelerimiz, hane sahibinin mizaç ve tabiatına uygun şekilde konuşmak.

Hane sahibi ne söylerse, fevkalade ciddiyetle onu tasdik etmek ve asla aykırı söz söylememektir.

Verilen ihsanı gizlice alır, verilen paranın miktarı ile hizmetimizi aksatmayı düşünmeyiz.

Hizmet tarifemiz ise şöyledir.

Buruna fiske atma 20 para.

Yanağa tokat atma 30 para,

Kaşa mürekkep veya kömür sürme 37 para,

Oturduğumuz minderden yuvarlama 30 para,

Surata part ile tükürme 50 para,

Bir salkım üzümü sapıyla yedirme 40 para,

Islak ense tokatı 45 para,

Merdivenden aşağı atma 180 para,

Sakalının yarısını kırkma 90 kuruş,

Kaba ete okkalı tekme atma 400 para.

 

  1. Osmanlı Padişahı 1. Mahmut an bu yana hiçbir şey değişmedi. Beştepe’deki hünkara dalkavukta sınır yok.

Kimi kaba etine tekme attırıyor, kimi burnuna vurdurtuyor.

Bazıları tokatlanarak zengin olmayı hayal ediyor. Yarış post kapma yarışı.

Temel Sağıroğlu

”35 Yıl Önce Ne Yoktu Ne Vardı” isimli yazım için tıklayın…

09 Ocak 2018 - 21:44 'de eklendi ve 1168 kez izlendi.

Kaç Tane Deden Var Muhterem

Hayda, Muhterem, kaç deden var senin. Maşallah Babaanne ve Anneanne koca eskitmede adeta birbirleriyle yarışa girmiş gibiler.

Tanrılar Susamışlardı Tanrılar Susamışlardı
Teknoloji Nedir Faydaları Zararları Nelerdir Teknoloji Nedir Faydaları Zararları Nelerdir
Benim Kızlarım Benim Kızlarım
Çanakkale idrak Ediyormuyuz Çanakkale idrak Ediyormuyuz
Fındık Fıstık Parası Dedikleri Buymuş Fındık Fıstık Parası Dedikleri Buymuş
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

SON DAKİKA HABERLERİ