Haber Galerisi

iyilik Bulaşıcıdır

Çocuklarınızı hayvanları seven, koruyan, besleyen bir birey olarak büyütürseniz eğer ileriki yaşlarda daha hoşgörülü, sabırlı, mutlu, sorumluluk sahibi, merhametli bireyler olduğunu göreceksiniz.

08 Ocak 2018 - 16:40 'de eklendi ve 678 kez görüntülendi.
iyilik Bulaşıcıdır

iyilik Bulaşıcıdır

Söz konusu hayvanlar olunca kendini bilmeyen bir güruh “insanları bu kadar düşünüyor musunuz?” diye çemkirmeye başlıyor.

Hayvanlara merhamet eden insanların, insanlara hoşgörüyle yaklaştığını ve başkalarına da yardım ettiğini söyleyin ve susturun.

Çünkü hayvana merhamet etmeyen insana hiç etmez.

Seri katillerin, tecavüzcülerin hedefinde ilk hayvanlar vardır.

Hayvanı öldürmek, işkence etmek daha kolaydır ve çocukluk yaşlarda bu eyleme başlarlar.

Sonraki zincirin halkasında insan vardır.

Araştırmalara göre katillerin ve tecavüzcülerin geçmişinde, çocukluk, gençlik yıllarında hayvanlara işkence görülmüş ve saptanmıştır.

Bu yüzden önce hayvanlar diyorum.

Çocuklarınızı hayvanları seven, koruyan, besleyen bir birey olarak büyütürseniz eğer ileriki yaşlarda daha hoşgörülü, sabırlı, mutlu, sorumluluk sahibi, merhametli bireyler olduğunu göreceksiniz.

Evimizde iki kara kızımız var, biri 6,5 yaşında, diğeri daha 5 aylık (kedi) öyle cins falan da değil, bildiğimiz sokak kedisi.

Biyolojik kızım Eftalya 5,5 yaşında ve henüz 2 yaşındayken kedilere mama kaplarına mama koymayı, su kaplarına su doldurmayı göstermiştim ve 1 senedir kara kızlarımızın mama ve su işlerine Eftalya bakıyor.

Eftalya, büyük kedimiz sayesinde emeklemeye, yürümeye ve konuşmaya başladı.

Bunları yaptığında 9 aylık bir bebekti. iyilik Bulaşıcıdır

Hayvanlarla bir arada büyüyen çocukların daha pozitif olduğunu söylememe gerek yok sanırım.

Hamile kalınca evcil hayvanlarından vazgeçen sokağa ya da barınaklara acımasızca terkeden insanları anlamıyorum ve asla anlamayacağım.

Yok kedinin, köpeğin kılı ciğerlere kaçar, hayvanın soluduğu havayı solumak sağlıksız vs uydurma şehir efsanelerini bir kenara bırakın, hayvan kıllarının insan kılından bir farkı yoktur.

Gebelik dönemimde saatlerce kedimle birlikte uyudum, aynı havayı soludum hatta sarıldım şapur şupur öptüm bile.

Evinizde birlikte yaşadığınız hayvanın kıllarının pis olması ve bakteri üretmesi çok zordur.

Eğer içinizin rahat olmasını istiyorsanız evcil hayvanlarınızı dışarıda gezdirdikten sonra eve geldiğinizde patilerini silebilirsiniz, yerlere yatıp yuvarlandıysa yıkayabilirsiniz..

Gerçi ben böyle yapmadım ve yapmıyorum.

Kara kızlarım sayesinde kızım Eftalya’nın bazı alerjik problemleri yavaş yavaş yok oldu, tecrübeyle sabittir.

Eftalya kedilerimiz sayesinde sorumluluk bilincine sahip merhametli bir birey olarak büyüyor.

Akşamları yemek masasından kalkmadan önce artan yemekleri topluyoruz ve birlikte dışarı çıkıp sokağımızdaki hayvanları besliyoruz.

Sokak hayvanlarından korkmayan ve onları öpen, onlara sarılan bir evladım var. Şanslıyım ve mutluyum.

İyilik bulaşıcıdır, lütfen bulaştırın. Çünkü biz komşularımıza zor da olsa bulaştırdık.

Sokağımızda aç uyuyan, susuz kalan hayvanlarımız yok.

Hatta bizi ziyarete gelen martılarımız ve kaplumbağalarımız, kirpilerimiz bile var.

Anlayın ne kadar acımasız varlıklar olduğumuzu ki martılar denizde balık bulamıyor ve denize uzak yerlerde karınlarını doyurmaya çalışıyor.

Anlayın ki küçücük koru, orman ve parklar rant uğruna yok ediliyor kaplumbağalar ve kirpiler şehir merkezlerine karınlarını doyurmaya geliyor.!

Onlara baktığımızda nasıl ki kedi, köpek, kuş görüyorsak onlarda bize baktığında insan görsün.

Hayvanseverlik yalnızca kendi hayvanını sevmekle, korumakla, doyurmakla olmuyor.

Hayvansever dediğin tür, cins ayrımı yapmaz ve hepsine aynı sevgiyle yaklaşır.

Köpekler havlıyor diye Belediye’ye şikayet edenler, ( o köpeklerin barınaklara ya da insan elinin uzanamayacağı ormanlara terkedildiğini unutmayın lütfen) kedi yavrularını toplayıp poşetle çöplere atanlar.

Kuşlar balkonlarına konup sıçmasın diye hareketli nesneler asanlar…!

Bir kez olsun insanlığınızı sorguladınız mı? Hayvanların gidecek başka bir yeri yok, bu dünyayı hepimiz paylaşıyoruz.

Sevmeyebilirsiniz, ama yaşam hakkına saygı duymak zorundasınız. Sokak hayvanları saldırgan değildir.

Siz onlara nasıl yaklaşırsanız, karşılığını aynı şekilde alırsınız.

Bir kez empati kursanız onların nasıl zor şartlar altında hayatta kalmaya çalıştıklarını anlarsınız.

Yazın sıcakta aç susuz, kışın soğukta aç susuz.. Düşünün bir de anne olan hayvanları.

Yavrularını insanlardan korumaya çalışırken bir de onları doyurmak için nasıl mücadele verdiklerini?

Hadi empati kurun, yoksa korkuyor musunuz?

Sokaklar, yaşamını mahvettiğimiz, yaşam alanlarını yok ettiğimiz hayvanlarla dolu.

Çok mu zor artan yemekleri konteynerlerin yanına koymak?

Çok mu zor 5lt’lik su kabını kesip içine su doldurmak? Çok mu zor bir hayvana gülümsemek.

İnanın onların yüzüne bakıp gülümsediğinizde o kadar çok mutlu oluyorlar ki.

İnsan olmak, merhametli olmak gerçekten zor iş. Herkesin harcı değildir vicdanının sesini duyması.

Arkanızı dönüp gittiğiniz her sokak hayvanı ölüme bir adım daha yaklaşıyor demektir, başkası görür demeyin.

Çünkü onun gördüğü ilk ve son kişi siz olabilirsiniz. Unutmayın! Merhametimiz var oldukça insan kalacağız.

Derya Salih

”Vicdanınızdan Mektup Var” isimli yazım için tıklayın…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER