Haber Galerisi

Panama Kanalı

27 Aralık 2017 - 20:13 'de eklendi ve 503 kez görüntülendi.
Panama Kanalı

Panama Kanalı

Gemiler ve gemicikler nerden gelir, nereye gider ? Giderken ne götürür, gelirken ne getirir?

İllaki gemimiz ya da gemiciklerimiz olacak değil ya, merak işte !

Gemilerin ve gemiciklerin  kestirme yolunu bir de biz görelim dedik…

Kestirme yol diyorum çünkü, Panama Kanalı kullanılarak deniz yolculuğu tam  9 saat kısaltılıyor.

Büyük Okyanus ile Atlas Okyanusunu birbirine bağlayan bu kanal ile hem denizciler daha az yorulup zamandan kazanıyor hem de şu gemi ve gemicik sahipleri mallarına daha çabuk kavuşup daha az masrafa giriyor.

Panama Kanalı

Kimin gemisi ya da gemiciği en çok buradan geçiyor bilemem.

Beni ilgilendiren bir mühendislik harikasını kendi gözlerimle görebilme dürtüsü.

Hali hazırda Panamaya gelmişken, gidilip görülmezmi o mühendislik harikası.

Bu mühendislik harikasının gerçek mimarı aslında tam beşyüz yıl önce yaşamış olan ressam ve mimar Leonardo da Vincidir.

Leonardo da Vinci’nin çizimleri incelendiğinde Panama kanalındaki kilit sistemi çizimlerini tüm ayrıntıları ile görmek mümkün.

Panama, Orta Amerika’da, Karayip Denizi ve Kuzey Büyük Okyanus kıyısında, Kolombiya ve Kosta Rika arasında yeralan bir ülke.

Panama Kanalı

Başkenti, ise Panama şehridir .

Panama’nın aslında iki yüzü var; bir yüzü gökdelenler arasında elit diye tabir edilen zengin zümrenin yaşam alanı, her adım başı neredeyse bir alış-veriş merkezi, restoranlar ve barlar.

Tüketim toplumunun tüm izlerini burada gözlemleyebilirsiniz.

Panama şehrinin diğer yüzünde ise uyuşturucu batağında, fakir ve medeniyetten pek payını almamış çoğunluğu siyahilerin yaşadığı mahalleler.

Panama’nın ekonomisinde ciddi katkı payı olan Panama Kanalına ve tarihi geçmişine gitmek için Multi Plaza alış-veriş merkezinin önünden kalkan turistik turlar düzenleyen çift katlı otobüsler ile eski ve yeni Panama’yı gezerek daha sonra Panama Kanalına da gidebiliyorsunuz.

Şehri ve diğer tarihi yerlerini daha önceki günlerde gezdiğimiz için ve zamandan kazanmak istediğimizden dolayı taksi ile gitmeye karar veriyoruz.

Panama’da taksi fiyatları oldukça uygun yakın mesafeler için en az 3 Amerikan doları ödüyorsunuz.

Panama Kanalı Miraflores Limanına gitmek için 15 ABD doları ödüyoruz.

Miraflores Limanından geçen transatlantikleri, gemi ve gemicikleri öyle her canımızın istediği saatte göremeyeceğimizi oraya gidince anlıyoruz.

Uzun saatler insanlar beklerken kanal projesinin tarihini ve yapımını resimlerle, videolarla ve döneme ait eşyalarla anlatan 4 katlı bir müzenin varlığına şahit oluyoruz.

Müze girişi kişi başı 15 ABD doları, ayrıca 1 restoran ve 2 adet kafeteryada mevcut.

Gemi geçişlerinin öğleden sonra saat dörtte yapılacağı anons edildiği için müzede oldukça uzun vakit harcayarak tüm detayları ile inceleme şansımızda oldu.

Öğrendiklerimizi sizlerle paylaşmak ise işin en önemli kısmı tabi.

Yapımına  1 Ocak 1881 yılında başlanan Panama kanalı inşaatın, Suveyş kanalını yapan Fransız diplomat Ferdinand de Lesseps tarafından başlatılmış.

Özellikle Amerika kıtasındaki ülkelerden binlerce işçi kanal projesi yapımı için çalışmaya geliyor.

Gelen işçilerin çoğu birbirinin dilini bile bilmiyor.

Barınak, tuvalet ve yemek sorunları ile kısa sürede karşı karşıya kalınıyor.

Tüm bunlara ek olaran tropikal bölgelerin böcek ve sivrisinekleri, sağlıksız yaşam koşulları sebebi ile sıtma ve sarıhumma hastalığı baş gösteriyor ve yayılıyor.

Müzede, sivrisinek ve hayatınızda görmediğiniz türevde böcek çeşitlerini, bitki çeşitlerini de görebiliyorsunuz.

Müzede o dönemin hastane ortamını anlatan bir bölüm var, pırıl pırıl duvarlar, tertemiz çarşaflar, bakımlı hemşire ve doktorlar.

Tabiki bu bölüm 1881 yılındaki koşulları anlatmıyor !

1889 yılında şirket iflas edene kadar tahmini 22,000 insanın berbat koşullarda öldüğü biliniyor.

Fransız şirketine o yıllarda kanal projesinin maliyeti ise  287,000,000 ABD doları.

İlk kanal projesi inşaat çalışmaları aslında bir skandal tarihe de Panama Skandalı olarak adını kaydettirmiş bu olaylar.

Kanal inşatı sırasında toprak 100 metre derinliğe kadar kazılmış, haliyle toprak kaymaları ve bunun sonucunda da gene ölümler gerçekleşmiş.

Kanal kazısında 20 tona yakın dinamitin kullanıldığından bahsediyorlar.

1894 yılında Fransız’lar ve Amerika’lılar kanal projesinde ortak olurlar ve kısa bir süre sonra mali ve siyasi sorunlardan dolayı Fransız’lar hem kanal projesini hem de kıtadaki en uzun demiryolu şirketlerini ABD ‘ne satmak zorunda kalırlar.

1904 yılında ABD kanal projesine yeniden başlar ve 15 Ağustos 1914 de kanal inşaatını bitirerek hizmete sunar.

Biraz derin tarihine bakarsak Panama aslında Kolombiya toprağı 1903 yılı böl ve yut taktiği devreye giriyor.

Kolombiya senatosu 1903 yılında ABD ‘nin kanal projesini reddediyor, böylece Panama’nın bağımsız bir ülke olması için kollarını sıvıyor.

Bağımsız devlet Panama ile  ABD arasında Hay–Bunau-Varilla Antlaşması imzalanır.

Böylece açma, işletme ve kanalın iki yakasındaki toplam 16 km²’lik bir arazi şeridini denetleme hakkını elde etti.

1904’te yürürlüğe giren Panama Anayasası ile ABD karışıklığı durumunda, ABD’nin Panama’ya müdahale etme hakkı doğuyor.

Bilmem hikayeler tanıdık geliyor mu ?

Panama Kanalı, doğrudan iki okyanusu birbirine bağlamıyor arada Gatun Gölü var ve gölün yüksekliği her iki okyanustan daha yüksek.

Gatun Gölü, suni bir göldür, Gatun Barajı burada  büyük  bir gölün meydana gelmesini sağlamış.

Böylece Gatun Gölünden faydalanılma yoluna gidilmiş.

İnsan yapımı bir geçit ve yaratıcı havuz sistemi ve bir dizi güçlü makine ile çalışan çok büyük bir mega taşıyıcı.

80 km olan geçit gemileri neredeyse 8 kat yükseltiyor ve bir ülke boyunca taşıyor.

3 havuz odasının uzunluğu ise 300 metre. Havuzlar 6 tır römorkunun üst üste sığabileceği kadar yüksek.

Ve her bir odaya 300 okul otobüsü sığabilir, deniliyor.

Kurulduklarında bu havuzlar dünyanın en büyüğü iken artık çok daha geniş transatlandikler yapılıyor onlarda bu havuzlara zor sığar durumda.

Devasa havuzlar marifetlerini içeri giren tonlarca ağırlıktaki gemileri taşımada gösteriyor.

Havuzun tabanında bulunan yüz adet sübap açılarak yüzeye su püskürtüyor.

100 milyon litre su, pompalar olmadan üst havuzdan, alt havuza akıyor.

Bu inanılmaz kuvveti yaratan ise yerçekimi. Düşünsenize yüzyaşındaki bir sistemin akıl almaz başarısını.

Kanalın suları deniz seviyesinin 26 metre üzerinde, her biri üç havuz odasından oluşan iki kulvar iki yandaki gemileri yükseltiyor ya da alçaltıyor.

Havuzların arasında Gatun Gölü ve büyük Gaillard Geçiti bulunuyor,  gemiler bu iki aradan geçmek zorunda.

Böylece tam 4 hafta sürecek olan yolculuk 9 saate indirgenmiş oluyor.

Tabiki kanal yanlızca bir kestirme değil başlı başına bir iş kolu.

1914 yılında kanaldan geçen gemi sayısı sadece bin, şimdi ise en az ondörbin böylece kanal artık yoğun gemi trafiğine yeterli cevabı veremez hale geliyor.

Gemi taşımacılığındaki rekabet çok büyük olduğu için modern çağa uygun daha büyük ve geniş bir kanal projesine daha başlanmış.

Biz bu genişletme projesindeki rüşvet ve yolsuzluk olaylarını tabiki wikileaks belgelerinden biliyoruz.

Yoksa bize ne rüşvet ve yolsuzluklardan, bizde öyle şeyler olmaz arkadaş.

Yeni genişletme projesinin maliyeti ise 5 milyar dolar olarak açıklandı.

Özelliği ise iki kat daha su tutan ve 120 metre uzunluğunda üçüncü grup bir havuz.

Bu genişletme ile kanalın kapasitesi iki katına çıkartılacak.

Süveyş kanalı ve Panama kanalı arasındaki rekabet daha da kızışacak gibi.

Gerçekten görülmeye değer müzeyi, gezip bitirdiğimiz anda gemilerin havuzlara alınacağı anonsu yapıldı ve herkes geniş terasta en iyi video ve fotoğraf çekimi için yer kapmaya başladı.

Ağır ağır havuzlara alınan gemilerin tüm faaliyetlerini izlemekde ayrı bir tecrübe oldu.

Devasa kapakların açılması, havuzların dolması su seviyesinin eşitlenmesi ve bir diğer havuza ağır ağır geçişlerini izledik.

Suyun üzerine inşa edilmiş, üç katlı bir asansörün hareketleriydi izlediklerimiz.

Uzun bir gün oldu ama, dolu dolu bir gün geçirdik.

Bayağı kalabalık Türk Vatandaşı turistler ve gezginler ile tanıştık gün içinde.

Dışarı çıktığımızda yağmur başlamıştı, herkes taksilere hücum etti. Biz de çareyi belediye otobüsüne binmekte bulduk.

Belediye otobüslerinde para geçmiyor sadece kartlı geçiş var, Panama’lı dostlara kartınızı kullanabilirmiyim bile demeden onlar ben yardımcı olurum diyor, iki kişi için 1 ABD doları ödeme yapıyoruz.

Panamada belediye otobüsleri gerçeten çok ucuz tek biniş 0,25 Cent.

Otobüs Albrook otobüs terminaline kadar geliyor oradan Panama Viejo yazılı ikinci bir otobüsle, varış noktamıza ulaşarak günü bitiriyoruz.

Panama Kanalı genişletme projesinde doğaya, denizlere, bitki ve canlı türlerine ne kadar çok zarar verildiği konusunda pek bilgi yok, tek konuşulan ne kadar gelir elde edileceği…

Mega projeler, ulaşılması güç yapıların hayali ve inşası elbette güzel ama, yapanlar doğaya, bitkilere ve hayvanlara hatta çalışan emekciye nasıl daha az zararla bu işlerden çıkılır diye hesap yapsalar olmaz mı ?

Kanal İstanbul gibi bir projeye asla onay verilmemesini canı gönülden dilerim…

Meltem Karakoyun

27.12.2017

Rönesansın ilahi Dehası Michelangelo isimli yazımı okumak için tıklayın…

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER