Haber Galerisi

Ya Toprak Bize Küserse

Tarım ve hayvancılıkta üretim açısından, en zorlu günleri yaşıyoruz. Defalarca yazıldı, anlatıldı tohumdan gübreye, bebek mamasından hayvan yemine kadar dışa bağımlı hale geldik.

02 Aralık 2017 - 23:40 'de eklendi ve 447 kez görüntülendi.
Ya Toprak Bize Küserse

Ya Toprak Bize Küserse

Tarım ve hayvancılıkta üretim açısından, en zorlu günleri yaşıyoruz.

Defalarca yazıldı, anlatıldı tohumdan gübreye, bebek mamasından hayvan yemine kadar dışa bağımlı hale geldik.

Üretici, ürettiğinin para etmemesinden şikayetçi.

Anadolu’nun yaşam biçimi, kültürü olan köylülük bilinçli bir şekilde yok ediliyor.

Çiftçi, Köylerde insan gücü eksikliğinden, tohuma, gübreye, ilaca yaptığı ödemelerden şikayetçi.

Sattığı ürün tohuma, gübreye, ilaca verdiği paraları karşılamıyor, üstelik hepsi kimyasal.

Bu kimyasalların bitkilerde ki etkili gücünü iyi bilen köylü, kullandığı bu ilaçlara kısaca ‘’zehir’’ diyor.

Daha çok ürün almak için, üretici ne yazık ki hibrit tohuma teslim olmuş görünüyor.

Hibrit tohum ülkemize girdiğinden beri bitkilerde ki hastalık çeşitleri de artmış durumdadır.

Neredeyse tamamı dışa bağlı olan firmalar, sattıkları hibrit tohumun yanında, kimyasal gübreyi ve oluşacak zararlılara karşı kimyasal ilaçları da peşin peşin satmaktadır.

Dolayısıyla üreticinin cebinden üç ayrı kalemde çıkan para, tek bir kişinin cebine girmektedir.

Sadece bununla kalmıyor, bu şekilde kullanılan topraklarımız bir süre sonra, bu kimyasallara daha fazla dayanamıyor ve içinde barındırdığı bir çok doğal vitamin ve mineraller de ölüyor.

Her geçen gün sayıları azalan üreticilerin bilinçlendirilmesi ve tarımda doğru üretim yapılması bir Devlet politikası olmalıdır.

Oysa öyle günler yaşıyoruz ki ülkeyi tarımdan ve üretimden uzaklaştıran bir hükümet politikasıyla karşı karşıyayız.

Üreticiler, öncelikle topraklarına sahip çıkmalıdır.

Toprak varsa; tohum, fide, fidan, buğday, ekmek, yaşam kısacası hayat var demektir.

Üretici, toprağına ektiği her ürün için öncelikle, doğal gübre kullanmalı, ev yapımı doğal ilaçları kendi imkanlarıyla (bazen sıfır maliyetle) yapabileceğinin bilincinde olmalıdır.

İlçe Tarım Müdürlüklerinde, düzenli olarak köylerde, pazarlarda ürünlerin analizleri yapılmakta, köylüye, üreticiye bilgilendirme eğitimleri verilmektedir.

Gıda mühendisleri tarafından, pazarlarda satılan ürünlerden numune alınarak analizleri yapılmaktadır.

Bu birimlerde görev yapan ziraat mühendisleri denetim yaptıkları yerlerde, bitkilerde oluşan böceklere karşı yine böcekle mücadele yöntemlerini uygulamaktadır.

Doğal ilaçlarla mücadele etmek esas olmakla birlikte, en son çare olarak kimyasal ilaç kullanılması, bunda da belli ölçülere dikkat edilmesi konusunda üreticiye bilgi verilmektedir.

Dönem dönem köylerde, toprak analizleri yapılmaktadır.

Bu analizlerde ne yazık ki hibrit tohumlarla toprağımıza bulaşan zararlıların toprağımızı zamanla nasıl verimsiz hale getirdiği, giderek toprağın kalitesini nasıl düşürdüğü ortaya çıkmaktadır.

Tarımda, hayvancılıkta küçük üreticilerden başlamak üzere, ülke olarak tamamen üretim bağımsızlığımızı yitireceğimiz duruma geldik..

Anadolu’nun bereketli topraklarında, üreten, bire bin alan çiftçiler yanlış politikalar yüzünden, çeşitli sebeplerle topraklarından, üretimden uzaklaşıp büyük şehirlere göçe zorlandılar.

Ürettiği ürün para etmeyen köylü, askerden gelen çocuğunu toprağa bulaştırmadan sigortalı işi olsun diye şehirlere yönlendirdi.

Bugün geldiğimiz nokta da köylerde insan gücü özellikle de genç insan gücü kalmamıştır.

Sadece köylü değil tüm küçük işletmeler zor durumda.

Mahalle bakkalları tek tek kapanıp, zincir marketlere yerini bırakıyor.

Pazara ürün getiren köylüye, mahallede ki bakkala, kasaba, manava tam da bu günlerde sahip çıkmak zorundayız.

Görünürde yok olan; tarım, toprak, üretim, sanayi ama hepsinin temelinde yok edilmek istenen milli birlik ve tam bağımsızlıktır.

Toprağa olan sevgi ve bağlılık vatana duyulan bağlılıktır.

Emperyalizmin yok etmek istediği de bu bağdır.

Bir kere daha düşünelim; toprağımızı ekmiyoruz, onu tohumdan, ekinden, sudan, mahrum bırakıyoruz, elimiz toprağa değmiyor… ya toprak bize küserse ???

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER