Haber Galerisi

Italyan Ressam Paolo Uccello

16 Eylül 2017 - 17:08 'de eklendi ve 169 kez görüntülendi.
Italyan Ressam Paolo Uccello

Rönesans resim sanatına damga vuran ünlü ressamları ve ünlü eserlerini tanımaya baş yapıtlarını incelemeye devam ediyoruz.

Bu hafta resim sanatına çizgisel perspektifi sokan ve bu konuda bir baş yapıt çıkaran ünlü İtalyan ressam Paolo Uccello’yu tanımaya çalışalım.

1492 yılında Floransa’nın 30 mil yakınında Arnon nehri yakınında iki ordu karşı karşıya gelir.

Paolo Uccello resminde Sayısı onikibini bulan atlı askerler bir bütün gün boyunca kıyasıya çarpışır.

O dönemde İtalya’da benzer şekilde pek çok şiddette savaşlar yaşanıyordu.

Bu savaşın çok önemli bir farkı vardı çağının en ünlü ressamlarından biri olan Paolo Uccello tarafından resmedilmişti.

Savaşın tüm şiddetini üç büyük tuvale aktaran Uccello bizlere savaşın içeriğini de anlatır gibiydi.

Italyan Ressam Paolo Uccello

Paolo Uccello Londra Ulusal Galeri

Italyan Ressam Paolo Uccello

San Romano Paris Louvre

Italyan Ressam Paolo Uccello

San-Romano-Uffizi-Floransa

Yoğun bir çatışma yaşandığını ve kemiklerin iç içe geçtiğini görebiliyoruz.

Miğferlerin altında oldukça genç yüzler dikkat çekiyor.

Uccello bize genç ve tecrübesiz askerlerin daha kolay öldürüldüğünü ve kurbanların genellikle onlar olduğunu anlatıyor gibi.

Uccello’nun bu büyük eseri sadece savaşın büyüklüğünü anlatmaz ayrıca sanatsal becerinin de üstün  bir örneğidir.

Perspektif kültürel içeriğin bir özelliğidir, bazı ressamlarda bu bağımlılık yaratır ki Uccello da bir perspektif bağımlısıdır.

Uccelo’nun yaşadığı çağda perspektifi resme aktarabilmek için neredeyse bir sihir gerekiyordu.

Çünkü perspektif kuralları henüz hayata geçiyordu.

Dramatik bir öyküyü anlatan resim, gerçek anlamda da bir drama mazur kalmıştı.

Siparişi veren zengin bir Floransa’lıydı.

Sipariş edilişinden çalınmasına, 15.yüzyılda alkışlanışından, 19. Yüzyılda alay konusu olmasına kadar hak ettiği değeri bulamamış bir baş yapıt, San Romano Savaşı !

Günümüzde ‘’ San Romano Savaşı ‘’ adlı başyapıtın tamamını görebilmek için insanlar üç ayrı şehre seyehat etmek zorunda.

Çünkü Uccello bu başyapıtını 1438 yılında üç ayrı panel halinde yapmıştı.

Başlangıçta tek bir mekan için yapılmış paneller çok uzun zamandır bir birinden ayrı  olarak sanat severlere sunuluyor.

Panellerin ilki Londra da, Ulusal Galeride sergileniyor ve orduların ilk karşılaşmasını tasfir ediyor.

Bu resim savaşın özünü anlatıyor. Merkezinde savaş alanına dalan bir kahraman var.

Şaha kalkmış atının üzerinde elinde mızrağı ile, muzaffer bir kahraman görüntüsü ile resmedilmiş.

Orta panel ise Floransa’daki Uffizi Galerisinde.

Bu panelde savaşın en şiddetli anları resmedilmiş.

Savaşın sonucunu belirleyen çatşmayı ele almış, ayrıca üzerinde sanatçının imzası bulunan tek panel.

Uccello imzasını sol alt köşede bulunan bir kalkanın üzerine yerleştirmiş.

Son panel ise Paris’te Louvre müzesinde sergileniyor.

Bu bölümde; destek kuvvetin gelişi ve savaşın bitişi konu edilmiş.

Pek çok kişiye göre bu panel San Romano zaferini konu alıyor.

Paneller savaş gününün üç ayrı bölümünü resmediyor.

Sabah saatleri Londra’daki panelde, öğle saatleri Floransa’daki panelde.

Ve savaşın son saatleri Paris’teki panelde yer alıyor.

Resimlerin her üçü de 315 cm yüksekliğinde ve 180 cm eninde.

2,5 cm kalınlığında kavak ağacından yapılmış paneller üzerindeki resimler bir bütün olarak sabit bir biçimde tutulacak biçimde tasarlanmış.

Üç panel başlangıçta bir odada ve büyük bir ihtişam içinde bulunuyordu.

Mum ışığında parlayan cilalı altın ve gümüş kısımları, boyutları ve yapılışlarında ki büyük uslup ve ustalıkla nefes kesiyor olmalıydı.

Bu dev eserlerin karşısında adeta bir Hollywood filmi savaş sahnesini izler gibi bir hisse kapılabilirsiniz.

Büyüleyici olan sadece eserin yapılışı değil ardındaki teoride büyüleyici.

1430 ‘lar Floransa resim sanatının en heyecan verici yıllarından biriydi.

Hem fikir hem de uygulama alanında ressamlar döneme göre çağ atlamıştı.

Bu yıllar şehir devletlerinin daima savaş halinde olduğu yıllardı.

Savaşlar için ülkesi uğruna savaşacak asker nerede ise yoktu.

Var olan askerler paralı askerlik görevi yapan gençlerdi.

Milis kuvvetler vardı ama yetersiz ve tembeldiler.

Zengin Floransa şehir devleti kendi adına savaşacak asker bulamayınca diğer şehirlerden paralı askerler kiralıyordu.

‘’San Romano Savaşı’’ adlı eserde o dönemin en ünlü üç paralı askeri savaşırken betimleniyor.

Londra’daki panelin ortasında Floransa ordusunun komutanı yer alıyor.

Paris’teki panelde komutanın silah arkadaşı bulunuyor.

Floransa’daki panelde ise zırhın gizlediği bir gizli düşman generali atından düşüyor.

Ünlü generallerin yönettiği bu savaşın hafızalardan silinmemesinin bir tek nedeni bir tek kişi!

Bu muhteşem resmin yaratıcısı Paolo Uccello !.

Gerçek adı Paolo di Dono olan Paolo Uccello 1397 yazında Floransa yakınlarındaki Pratovecchio kasabasında doğdu.

Babası berber ve cerrah annesi ise soylu bir Floransalı idi.

Uccello çok küçük yaşta dönemin ünlü ustalarından Lorenzo Ghiberti’nin atölyesinde çırak olarak işe başlar.

Lorenzo Ghiberti Floransa vaftiz kilisesine yaptığı kapıları ile ününü hala devam ettiriyor.

Uccello’nun küçük bir çırakken yaptığı ilk eser Ghiberti’nin yaptığı kapılardan ilki idi.

Kapının üzerindeki bronz rölyefleri temizleyip parlatarak, büyük bir gayretle çalışmış olduğunu sanat tarihçilerinin araştırmasına dayanarak biliyoruz.

Genç Uccello için sanatı öğrenmek için oldukça şanslı bir dönemdi.

Ressamaların dünyayı resmetme biçiminde büyük değişiklikler meydana geliyordu.

Ortaçağ dünyasının düz hatlı, iki boyutlu ikonlarla süslü dini temalı baş yapıtları yerini bireylerle ve onların iç dünyaları ve hayatı algılama biçimleri ile şekillenen yeni bir resim anlayışına bırakıyordu.

Bu yeni resim anlayışının yolunu açan Floransa’nın Dom katedralinin mimarı Filippo Brunelleschi idi, yeni dönem ise  çizgisel perspektifi keşfi ile oldu.

Uccello San Romano Savaşı adlı eserinde hem bu tekniği deniyecek, hem de geliştirerek Filippo’ya meydan okuyacaktı.

Filippo’nun buluşu her yerde vardı ancak farkına varılırsa açıkça görülebilirdi.

Ve perspektifi yansıtmanın mümkün olduğunu anlamıştı.

Eğer resmi bir pencere olarak ele aldırsak ve pencereden dışarı baktığımızda uzaktaki cisimlerin giderek küçüldüğünü görürüz.

Filippo bu kuralı matematiksel bir yolla ifade etti ve kabul gördü.

1420 yılının ortalarında Uccello ustasının atölyesinden ayrıldı fakat ustası ile olan iyi ilişkilerini hep sürdürdü.

Hatta Ghiberti’nin yaptığı ikinci grup  ‘’ Cennetin Kapıları ‘’ olarak bilinen üzerinde savaş sahnesi bulunan kapıların yapımında katkısı vardı ki muhtemelen bu savaş sahneleri Uccello’nun zihninde yer etmişti.

1430 larda ise Uccello artık kendi baş yapıtını yapmaya hazırdı.

İlk resimleri  ‘’San Romano Savaşı’’ na hazırlık gibiydi.

İngiliz asıllı şövalye condottieri Sir John Hawkwood’un atı üzerinde büyük bir fresk resmini yapmak oldu.

Bu resim o zamanın portrelerine kıyasla çok değişikti.

Uccello yaptığı iki boyutlu bu çalışmasında iki boyutun derinlikten yoksun olmadığını ıspatlamıştı.

Uccelo’nun bu yapıtının hemen yanında onu örnek alarak yapan başka bir ressamın yapıtı vardı.

Bu eserdeki şahış ise daha sonra Londra’daki panelde karşımıza çıkacak olan paralı asker olan genaral Tolontino’dur.

Uccello bu panelde miğferini bile giymeden savaşan Tolontino, önceki  iki çatışmayı ve iki ulağın gidişini resmentmiştir.

Floransa’daki panelin bir kısmında Uccello yorgun askerlere su taşıyan sivilleri resmetmiş.

Ayrıca savaşın gidişatının değiştiğini anlatırken de saf değiştirmiş  general Bernardino’yu atından düşerken resmetmiş.

Alt tarafta üç kişi yerdeki adamı sıkıca tutuyor ve başını öne doğru bastırıyor, adamın kolları savaş tekniklerince sıkıca tutulmuş ve boynuna inecek kılıcın dehşeti içindeki halini görüyoruz.

Savaşın sonucunu belirleyen an ise Paris’teki panelde Tarihçilerden edindiği bilgilere ek olarak Uccello gerçeklik ile sanatsal bütünlüğün doğallığını yansıtmıştır tuvallerine.

Askerlerin zırhları ve miğferleri ise olması gerekenden daha fazla süslü ve işlemeliydi.

Ayrıca o dönemde savaşlarda tüm atlar savaşcılar gibi zırhlanıyordu.

Fakat Uccello bu esrinde atların güzelliğini ön plana çıkartmak için tablodaki tüm önemli figürlerin bindiği atları zırhsız resmetmişti.

Fakat savaşın gerçeklerini olduğu gibi yansıtmayı istemişti.

Belgeler ve tanıklıklardan elde ettiği bilgiler doğrultusunda savaşın en vahşi anlarınıda  resmetmeyi başarmıştı.

Bu savaşta ölenlerin sayısı 600 kişiyi buluyordu.

Floransa için büyük bir zaferdi bu savaş, bu zafer güç ve para sahibi birisi tarafından ölümsüzleştirilmek istenmişti.

Şimdi ise Uccellonun savaşı başlıyordu çünkü o güne kadar ne o büyüklükte ne de o ayrıntıda bir savaş resmi yapılmamıştı.

Daha önce yapılmış olan savaş sahneleri derinlik ve gerçeklikten uzak yapay sahneler olarak resmedilmişti bu yüzden elinde bu tarz bir örnek de yoktu.

İç mekan çizimlerinde genellikle derinlik vermek için kareli zeminler çizilirdi.

Fakat savaş sahnesi için Uccello ormanlara, çayırlara, dış mekanlara perspektif uygulayacaktı.

Uccello ana taslağı ana karelere bölmüş ve çok ince bir taslak çalışması yapmış çünkü yumurta boyası ile yapılan resimlerde düzeltme yapmak oldukça zordu.

Uccello’nun eskiz çalışmaları günümüze ulaşmadı sadece bir atlı şovalye çalışması bize ne kadar çok çalıştığını ve incelediğini anlatır gibi.

Kıvrım ve değişik şekilleri yumuşak fırça darbeleri ile birbirine bağlamış gibi.

Bu şekillerin bazılarını elle çizmek  mümkün değil Uccello da bu şekilleri çizerken pergel kullanmış, bunu tuvaldeki pergel izlerinden biliyoruz.

Savaşın her ayrıntısı resmedilmiş mükemmel bir eser.

Her ayrıntının birbiri ile bağlantısı var, resmin tamamı ise bir paralel gerçeklik ifade ediyor.

Geçen yıllar içinde resim deforme olmuş ve bazı değişikliklere maruz kalmış.

Şimdi ise orginal haline getirebilmek için uzmanlar üstünde çalışıyor.

Karışık gibi gözüken tabloya baktığımızda yere düşen mızrakların birer düz çizgi gibi düştüğünü görürüz.

Muhtemelen düz bir tuvale önce ufuk çizgisini çizdi sonra tek bir noktada buluşup kaybolan çizgiler çizdi.

Ufuk çizgisinin altına iki adet diyagonal çizgi çizip, yanlardan yatay olarak birbirine paralel çizgiler çizerek yatay hat oluşturdu.

Ve böylece figürlerini matematiksel ölçüler kullanarak yerleştirmeyi başardı.

Hayalet zeminin en büyük yardımı değişken bir ölçek yaratmasıdır.

Boyutlarını bildiğimiz şeyleri geriye doğru ittiğimizde giderek küçülürler.

Figürlerin yüksekliğini belirlemek için ön kareleri kullanmış olmalı böylece ön karedeki savaşcılar daha büyük, arka eşit karedeki figürler ise aynı boyutun minyatürü oluyordu.

Normalde resim biterken hayalet çizgiler silinir fakat Uccello haz aldığı perspektif çizgilerini göz önünde tutmak için savaş meydanında ki kırık mızrakları kullanmıştır.

Ünlü sanat tariçisi Vasari de Uccello’nun bu perspektif tutkusuna kitabında yer vermiştir.

‘’ Ah bu perspektif ne tatlı birşey ‘’ diyerek anlatıyormuş karısına.

Tek bir şapka çiziminde bile saysız geometrik çizimler yapmıştı Uccello.

Bu zahmetli çalışma aylarca sürmüş olmalı.

Resimlerin röntgen çekimlerinde aslında düz pannellere değilde kavisli bir şekilde yapıldığı anlaşıldı.

O yüzden şu an ki hallerindeki görüntüler biraz ruh karartıcı, çünkü gök yüzü gözükmüyor.

Italyan Ressam Paolo Uccello resminde kesilmiş kısımlarda neler çizilmişti hiç bilemeyeceğiz.

Resmi sipariş veren kişinin salonu kemerli bir yapıya sahip olmalıydı.

Bu eseri sipariş veren kişinin kimliği 2000 yılında tesadüfen keşfedildi.

Donotello’ya ait belgeleri inceleyen bir tarihçi Francesco Caglioti bu esere ait bilgiler bulur ve o dönemin ünlü bankerlerinden ‘’ Leonardo Bartolini Salimbeni’nin ‘’  San Romano Savaşı adlı tabloyu sipariş ettiğni ortaya çıkarır.

Leonardo Bartolini Salimbeni bu savaşı organize eden mali destek veren bir komisyonun üyesiydi.

Bu kişi sıra dışı bir sanat severdi ayrıca,yapmış olduğu ikinci evliliğinde, geleneksel tablo siparişi verme alışkanlığında bu sefer konu şavaştı, tabloların asılacağı yer ise yatak odası idi.

Bu eserle bir nevi Floransa’nın gücü de sembolize edilmiş oluyordu.

Belki de kişisel bir anı niteliğinde yaptırılmıştı.

1475 yılında Uccello hayata veda etti ve kısa bir süre sonra Leonardo Bartolini Salimbeni de öldü.

Ölürken tablolaları iki oğluna vasiyet etmişti.

Ve böylece resimler asıl evlerinden ayrılarak oğullarının kır evine taşındı.

Daha sonra bu vasiyetten haberdar olan muhteşem Lorenzo, kendi kolleksiyonuna bu eserleri katmak ister.

Bu istek üzerine iki kardeşten biri eserleri Lorenzo de Medici’ye vermek istemez.

Böylece paneller tekrar ev değiştirir. 1484 yılında ise bu üç panel ait olduğu evden çalınır…

Çalınan paneller Lorenzo’nun yatak odasına asılacaktır, (yani hırsız belli ) panellerin boyutları Lorenzo’nun yatak odasına uygun değildi ve panellerin üst kısımlarını kestirttiği tahmin ediliyor.

1495 yılında Damiano Salimbeni tabloları geri almak için dava açar, davayı kazanır fakat tablolarına kavuşamaz.

Bu muhteşem paneller asırlarca Medici ailesinin hazinesinde kaldı.

Zamanla panellerin ünü azaldı ve konusu unutuldu.

Uccellonun baş yapıtı yüzyillarca gölgede kaldı.

1784 yılında Medici’lerin soyu tükendiğinde üç panel birden Floransa şehrine bırakıldı.

Muhtemelen yer probleminden dolayı sadece orta panel Uffizi galerisinde sergilenmeye başladı.

Diğer paneller daha sonra sanat simsarlarınca biri Paris’e diğeri Londra’ya götürülerek satılır.

Burada Uccello’nun eseri eleştirmenlerce çok sert eleştirilir hatta aşağılanır.

Gerçek değeri tam 500 yıl sonra anlaşılan Uccello’nun ‘’ San Romano Savaşı’’ adlı tablosu bugün Picasso’nun ‘’ Guernica ‘’ adlı tablosu ile yan yana konulduğu zaman arada ki benzerlik herkesi şaşırtmıştır.

Uccello’nun dehşet içinde ölen atları ile Picasso’nun kubist parçalardaki  dehşeti sembolize eden atları birbirine çok benzer.

Dünyanın farklı şehirlerinde sergilenen bu panellerin yeniden bir araya gelmesi imkansız gibi.

Bu resimlerde aşk yok ! Dini coşkular yok ! Duygusal unsurların rahatlatıcılığı yok !

Sadece vahşi ve kanlı bir kargaşa, yarı çılgın bir ölüm töreni var!

Tüm bunlardan öte bir kıyım manzarasını bile muhteşem bir sanat eserine dönüştürebilen bir ressamın duyduğu büyük mutluluk gizleniyor.

Kaynak : Tuvaldeki başyapıtlar belgeseli.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER